Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Eşini de, kardeşini de.
Besim Atalay (1965)
11,12,13,14. Onlar, birbirine gösterirler, günahlı bulunanlar, kurtulmak dileğiyle oğullarını, eşlerini, kardeşini, barındığı oymağını, yeryüzünde bulunanı hep vermek istiyecek, böylecene, kurtulmayı umacak
Cemal Külünkoğlu
11-12-13-14. Onlar birbirlerine gösterilecekler (fakat birbirlerinden yararlanamayacaklar). Suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini himaye etmiş olan bütün akrabalarını ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmak isteyecek.
Cemil Said (1924)
8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.
Diyanet Vakfı
11, 12, 13, 14. Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.
Edip Yüksel
Eşini, kardeşini,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve refikasını ve biraderini
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Eşini ve kardeşini,
Emrah Demiryent
11-12-13-14. (O hesap gününde, akrabalar, dostlar) birbirlerine gösterilirler. (Fakat o gün, herkes kendi derdindedir.) Suçlu (kâfir), o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün akrabalarını ve (hatta imkânı olsa) yeryüzündeki herkesi fidye verip, kendisini kurtarmak isteyecek.
Abdullah-Ahmet Akgül
Kendi eşini ve kardeşini (feda etmeye kalkışacaktır),
Erhan Aktaş
Eşini ve kardeşini,
Eski Anadolu Türkçesi
11-14. görür eylenileler anları ya'nį ħıśm hıśmı göre. sever yazuķlu ya'nį kāfir eger śatun ala-dı ya'nį gendüzini 'aźābından ol günüñ oġlanları-y-ıla daħı 'avratı-y-ıla daħı ķarındaşı-y-ıla daħı ķabįlesi-y-ile ol kim yir virür aña daħı anuñ-ile kim yirdedür dükeli andan ķurtara-dı anı.
Hasan Basri Çantay
karısını, biraderini,
Hayrat Neşriyat
12,13. Ve karısını, kardeşini! Ve kendisini barındıran aşîretini!
İhsan Aktaş
11,12,13,14. Oysa (o gün) onlar (dünyadaki dost ve akrabalar) birbirlerine de gösterilirler. Her mücrim (suçlu) o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan neslini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister.
İlyas Yorulmaz
Eşini, kardeşini.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
karısını, kardeşini,
İsmail Hakkı İzmirli
Karısını, kardeşini,
İsmail Yakıt
Hayat arkadaşını, kardeşini,
Kadri Çelik
Kendi eşini ve kardeşini.
Abdullah Parlıyan
eşini ve kardeşini de
Kuran Yolu
11-14. Halbuki birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kişi, o günün azabı karşısında ister ki oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün ailesini ve yeryüzünde kim varsa herkesi fidye olarak versin de kendisini kurtarsın!
Mahmut Kısa
Ya da, bir ömür boyu aynı yastığa baş koyduğu hayat arkadaşını ve öz kardeşini,
Mahmut Özdemir
Karısını ve kardeşini!
Mehmet Çakır
11,12. O gün yakınlarını uzaktan süzen bir suçlu, bu felaketten kurtulmak için kendi çocuklarını feda edecek, // eşini ve kardeşini de,
Mehmet Çoban
Veya eşlerini veya kardeşlerini,
Mehmet Okuyan
11,12,13,14. Birbirlerine gösterileceklerdir. [*] O suçlu kişi, o günün azabından (kurtulmak için) oğlunu (çocuğunu), hanımını (eşini), kardeşini, kendisini koruyup barındıran yakınlarını ve yeryüzünde kim varsa hepsini kendisini (azaptan) kurtarması için fidye vermek isteyecektir. [*]
Mehmet Türk
11,12,13. Onlar (kıyamet günü) ancak (kendi) kendilerine gösterilecekler.¹ (İşte o gün) her bir günâhkâr, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini ve kendisini barındıran sülâlesini, fidye olarak vermek ister.
Muhammed Esed
ve eşini ve kardeşini,
Mustafa Çavdar
Eşini ve kardeşini. 80/33...37
Ahmet Tekin
Eşini ve kardeşini fidye olarak vermek isteyecek.
Mustafa İslamoğlu
eşini, kardeşini,
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve refikasını ve kardeşini feda etsin.
Orhan Kuntman
11-14. Eşini, kardeşini, kendisini barındırmış olan aile efrâdını ve hatta yeryüzünde bulunan herkesi fedâ eder, yeter ki kendini kurtarabilsin!
Osman Fırat
Ve segilisini ve kardeşini,
Şaban Piriş
Eşini ve kardeşini...
Satıraltı Meal (1534)
ve ‘avratı‐y‐la, daḫı ḳardaşı‐y‐la,
Suat Yıldırım
10, 11, 12, 13, 14. Birbirlerine gösterildikleri halde hiçbir candan dost, dostunun hâlini sormaz. Her mücrim o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan sülalesini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister. [31, 33; 40, 18; 23, 101; 80, 34-37]
Süleyman Ateş
Eşini ve kardeşini,
Süleyman Tevfik (1927)
zevcesini, kardaşını
Süleymaniye Vakfı
Karısını, kardeşini,
Ahmet Varol
Eşini ve kardeşini de.
Ümit Şimşek
Daha da eşini ve kardeşini,
Yaşar Nuri Öztürk
Eşini, kardeşini,
Ali Bulaç
Kendi eşini ve kardeşini,
Ali Fikri Yavuz
Karısını, kardeşini,
Bahaeddin Sağlam
Hanımını, kardeşini,
Bayraktar Bayraklı
11,12,13,14. Onlar birbirlerine gösterilecekler. Günahkâr, o günün azabından kurtulmak için çocuklarını fidye vermeyi temenni edecek. Eşini ve kardeşini, mensubu olduğu aşiretini, yeryüzündeki herkesi verip sonunda kendini kurtarmak ister.