Meâric Suresi 12. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

12. Ayet

وَصَاحِبَتِه۪ وَاَخ۪يهِۙ

11,12,13,14. Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Eşini de, kardeşini de.

Besim Atalay (1965)

11,12,13,14. Onlar, birbirine gösterirler, günahlı bulunanlar, kurtulmak dileğiyle oğullarını, eşlerini, kardeşini, barındığı oymağını, yeryüzünde bulunanı hep vermek istiyecek, böylecene, kurtulmayı umacak

Cemal Külünkoğlu

11-12-13-14. Onlar birbirlerine gösterilecekler (fakat birbirlerinden yararlanamayacaklar). Suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini himaye etmiş olan bütün akrabalarını ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmak isteyecek.

Cemil Said (1924)

8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.

Diyanet Vakfı

11, 12, 13, 14. Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.

Edip Yüksel

Eşini, kardeşini,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve refikasını ve biraderini

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Eşini ve kardeşini,

Emrah Demiryent

11-12-13-14. (O hesap gününde, akrabalar, dostlar) birbirlerine gösterilirler. (Fakat o gün, herkes kendi derdindedir.) Suçlu (kâfir), o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün akrabalarını ve (hatta imkânı olsa) yeryüzündeki herkesi fidye verip, kendisini kurtarmak isteyecek.

Abdullah-Ahmet Akgül

Kendi eşini ve kardeşini (feda etmeye kalkışacaktır),

Erhan Aktaş

Eşini ve kardeşini,

Eski Anadolu Türkçesi

11-14. görür eylenileler anları ya'nį ħıśm hıśmı göre. sever yazuķlu ya'nį kāfir eger śatun ala-dı ya'nį gendüzini 'aźābından ol günüñ oġlanları-y-ıla daħı 'avratı-y-ıla daħı ķarındaşı-y-ıla daħı ķabįlesi-y-ile ol kim yir virür aña daħı anuñ-ile kim yirdedür dükeli andan ķurtara-dı anı.

Hasan Basri Çantay

karısını, biraderini,

Hayrat Neşriyat

12,13. Ve karısını, kardeşini! Ve kendisini barındıran aşîretini!

İhsan Aktaş

11,12,13,14. Oysa (o gün) onlar (dünyadaki dost ve akrabalar) birbirlerine de gösterilirler. Her mücrim (suçlu) o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan neslini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister.

İlyas Yorulmaz

Eşini, kardeşini.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

karısını, kardeşini,

İsmail Hakkı İzmirli

Karısını, kardeşini,

İsmail Yakıt

Hayat arkadaşını, kardeşini,

Kadri Çelik

Kendi eşini ve kardeşini.

Abdullah Parlıyan

eşini ve kardeşini de

Kuran Yolu

11-14. Halbuki birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kişi, o günün azabı karşısında ister ki oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün ailesini ve yeryüzünde kim varsa herkesi fidye olarak versin de kendisini kurtarsın!

Mahmut Kısa

Ya da, bir ömür boyu aynı yastığa baş koyduğu hayat arkadaşını ve öz kardeşini,

Mahmut Özdemir

Karısını ve kardeşini!

Mehmet Çakır

11,12. O gün yakınlarını uzaktan süzen bir suçlu, bu felaketten kurtulmak için kendi çocuklarını feda edecek, // eşini ve kardeşini de,

Mehmet Çoban

Veya eşlerini veya kardeşlerini,

Mehmet Okuyan

11,12,13,14. Birbirlerine gösterileceklerdir. [*] O suçlu kişi, o günün azabından (kurtulmak için) oğlunu (çocuğunu), hanımını (eşini), kardeşini, kendisini koruyup barındıran yakınlarını ve yeryüzünde kim varsa hepsini kendisini (azaptan) kurtarması için fidye vermek isteyecektir. [*]

Mehmet Türk

11,12,13. Onlar (kıyamet günü) ancak (kendi) kendilerine gösterilecekler.¹ (İşte o gün) her bir günâhkâr, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini ve kendisini barındıran sülâlesini, fidye olarak vermek ister.

Muhammed Esed

ve eşini ve kardeşini,

Mustafa Çavdar

Eşini ve kardeşini. 80/33...37

Ahmet Tekin

Eşini ve kardeşini fidye olarak vermek isteyecek.

Mustafa İslamoğlu

eşini, kardeşini,

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve refikasını ve kardeşini feda etsin.

Orhan Kuntman

11-14. Eşini, kardeşini, kendisini barındırmış olan aile efrâdını ve hatta yeryüzünde bulunan herkesi fedâ eder, yeter ki kendini kurtarabilsin!

Osman Fırat

Ve segilisini ve kardeşini,

Şaban Piriş

Eşini ve kardeşini...

Satıraltı Meal (1534)

ve ‘avratı‐y‐la, daḫı ḳardaşı‐y‐la,

Suat Yıldırım

10, 11, 12, 13, 14. Birbirlerine gösterildikleri halde hiçbir candan dost, dostunun hâlini sormaz. Her mücrim o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan sülalesini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister. [31, 33; 40, 18; 23, 101; 80, 34-37]

Süleyman Ateş

Eşini ve kardeşini,

Süleyman Tevfik (1927)

zevcesini, kardaşını

Süleymaniye Vakfı

Karısını, kardeşini,

Ahmet Varol

Eşini ve kardeşini de.

Ümit Şimşek

Daha da eşini ve kardeşini,

Yaşar Nuri Öztürk

Eşini, kardeşini,

Ali Bulaç

Kendi eşini ve kardeşini,

Ali Fikri Yavuz

Karısını, kardeşini,

Bahaeddin Sağlam

Hanımını, kardeşini,

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14. Onlar birbirlerine gösterilecekler. Günahkâr, o günün azabından kurtulmak için çocuklarını fidye vermeyi temenni edecek. Eşini ve kardeşini, mensubu olduğu aşiretini, yeryüzündeki herkesi verip sonunda kendini kurtarmak ister.