Meâric Suresi 14. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

14. Ayet

وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۙ ثُمَّ يُنْج۪يهِۙ

11,12,13,14. Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve kim varsa yeryüzünde hepsini de feda etmek ve sonra da kendini kurtarmak ister.

Besim Atalay (1965)

11,12,13,14. Onlar, birbirine gösterirler, günahlı bulunanlar, kurtulmak dileğiyle oğullarını, eşlerini, kardeşini, barındığı oymağını, yeryüzünde bulunanı hep vermek istiyecek, böylecene, kurtulmayı umacak

Cemal Külünkoğlu

11-12-13-14. Onlar birbirlerine gösterilecekler (fakat birbirlerinden yararlanamayacaklar). Suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini himaye etmiş olan bütün akrabalarını ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmak isteyecek.

Cemil Said (1924)

8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.

Diyanet Vakfı

11, 12, 13, 14. Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.

Edip Yüksel

Ve yeryüzünde bulunan herkesi, ki kurtulsun.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Arzda bulunanların hepsini de sonra kendini kurtarsa

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ve yeryüzünde bulunanların hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin.

Emrah Demiryent

11-12-13-14. (O hesap gününde, akrabalar, dostlar) birbirlerine gösterilirler. (Fakat o gün, herkes kendi derdindedir.) Suçlu (kâfir), o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün akrabalarını ve (hatta imkânı olsa) yeryüzündeki herkesi fidye verip, kendisini kurtarmak isteyecek.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Elinde olsa) Yeryüzündekilerin hepsini; kurtulmak için (vermeye çalışacaktır).

Erhan Aktaş

Yeryüzünde kimi varsa tamamını verip kendisini kurtulmak ister.

Eski Anadolu Türkçesi

11-14. görür eylenileler anları ya'nį ħıśm hıśmı göre. sever yazuķlu ya'nį kāfir eger śatun ala-dı ya'nį gendüzini 'aźābından ol günüñ oġlanları-y-ıla daħı 'avratı-y-ıla daħı ķarındaşı-y-ıla daħı ķabįlesi-y-ile ol kim yir virür aña daħı anuñ-ile kim yirdedür dükeli andan ķurtara-dı anı.

Hasan Basri Çantay

ve yer (yüzün) de kim varsa hepsini. Ki nihayet (bu fedâkârlığı) kendisini (Allahın azabından) kurtarsın.

Hayrat Neşriyat

Ve (öyle ki) yeryüzünde kim varsa hepsini (fedâ etsin de) sonra (bu diyet) onu (o azabdan) kurtarsın!

İhsan Aktaş

11,12,13,14. Oysa (o gün) onlar (dünyadaki dost ve akrabalar) birbirlerine de gösterilirler. Her mücrim (suçlu) o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan neslini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister.

İlyas Yorulmaz

Yeryüzünde olan kim varsa feda etmek ister ki, sonrasında yeter ki o kurtulsun.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

bütün yeryüzünde olanları gözden çıkarıp sonunda da bunun kendisini kurtarmasını isteyecek.

İsmail Hakkı İzmirli

Yeryüzünde bulunan bütün mahlûkatı feda etmeyi, sonra da kurtulmasını özleyecek, (fakat kurtulması ne uzak!)

İsmail Yakıt

Yeryüzünde bulunan herkesi fidye verip kendini kurtarsın.⁴

Kadri Çelik

Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de), sonra bir kurtulsa!

Abdullah Parlıyan

ve yeryüzünde bulunanların hepsini versin de tek kendisini kurtarsın.

Kuran Yolu

11-14. Halbuki birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kişi, o günün azabı karşısında ister ki oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün ailesini ve yeryüzünde kim varsa herkesi fidye olarak versin de kendisini kurtarsın!

Mahmut Kısa

Ve hattâyeryüzünde bulunan herkesi fedâ edip cehenneme yollamak isteyecek; ta ki, kendisini azaptan kurtarabilsin.

Mahmut Özdemir

Topluca Yeryüzü’ndeki kimseleri! Sonra onu kurtarsın!

Mehmet Çakır

hattâ tüm dünyayı verip kurtulmak isteyecek:

Mehmet Çoban

Yeryüzünde varlık edindikleri her şeyi fidye olarak vermek isterler ki; cezadan kurtulsunlar.

Mehmet Okuyan

11,12,13,14. Birbirlerine gösterileceklerdir. [*] O suçlu kişi, o günün azabından (kurtulmak için) oğlunu (çocuğunu), hanımını (eşini), kardeşini, kendisini koruyup barındıran yakınlarını ve yeryüzünde kim varsa hepsini kendisini (azaptan) kurtarması için fidye vermek isteyecektir. [*]

Mehmet Türk

Hattâ yeryüzündekilerin tümünü (versin) de tek kendisini kurtarsın (ister.)

Muhammed Esed

ve yeryüzünde yaşayan [başka] herkesi, onların tümünü; böylece yalnız kendini kurtarabilsin diye.

Mustafa Çavdar

Hatta yeryüzünde bulunan herkesi fidye vermek isteyecek ki kendisi kurtulabilsin. 16/111

Ahmet Tekin

Yeryüzünde bulunan herkesi fidye olarak vermek isteyecek. Tek kendini kurtarabilsin.

Mustafa İslamoğlu

dahası yeryüzünde yaşayan herkesi (fidye vermek isteyecek), tâ ki kendisi kurtulabilsin.[⁵³⁰³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve yeryüzünde kim var ise, cümlesini fidye-i necât olarak versin de (sonra) bu fedakarlığı kendisini kurtarsın.

Orhan Kuntman

11-14. Eşini, kardeşini, kendisini barındırmış olan aile efrâdını ve hatta yeryüzünde bulunan herkesi fedâ eder, yeter ki kendini kurtarabilsin!

Osman Fırat

Ve yeryüzünde kimi varsa hepsini versin de tek kendisini kurtarsın.

Şaban Piriş

Ve yeryüzünde bulunan herkesi... Sonra kendisini kurtarabilsin..

Satıraltı Meal (1534)

daḫı yir yüzinde olanlaruñ barçasıyla. Andan ṣoñra özi[ni] ḳurtara.

Suat Yıldırım

10, 11, 12, 13, 14. Birbirlerine gösterildikleri halde hiçbir candan dost, dostunun hâlini sormaz. Her mücrim o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan sülalesini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister. [31, 33; 40, 18; 23, 101; 80, 34-37]

Süleyman Ateş

Ve yeryüzünde bulunanların hepsini (versin) de tek kendisini kurtarsın.

Süleyman Tevfik (1927)

13,14. sevdiği ve istinâd iylediği akrabâ ve 'aşîretini ve yeryüzünde olan her şeyi fedâ idüb kendini kurtarmağı ister.

Süleymaniye Vakfı

yeryüzünde olan herkesi fidye olarak verip canını kurtarmayı çok ister.

Ahmet Varol

Yeryüzünde olanların hepsini de. Sonra (ister ki) kendini kurtarsın.

Ümit Şimşek

Yeryüzünde kim varsa hepsini feda edip kurtulmak ister.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmayı ister.

Ali Bulaç

Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.

Ali Fikri Yavuz

Yeryüzünde bulunanların hepsini de, sonra kendini kurtarsa...

Bahaeddin Sağlam

Ve yeryüzündeki herkesi feda etmek ister. Tek kendini kurtarmak ister.

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14. Onlar birbirlerine gösterilecekler. Günahkâr, o günün azabından kurtulmak için çocuklarını fidye vermeyi temenni edecek. Eşini ve kardeşini, mensubu olduğu aşiretini, yeryüzündeki herkesi verip sonunda kendini kurtarmak ister.