41. Ayet
عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ خَيْرًا مِنْهُمْۙ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَ
40,41. Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ خَيْرًا مِنْهُمْۙ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَ
40,41. Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
Onlardan daha hayırlısını, yerlerine geçirmeye ve kimse önümüze geçemez.
40,41. Doğuların, batıların Tanrısına ant olsun, onlardan daha hayırlısını, yerlerine koymaya bizim gücümüz yeter, kimse bizi geçemez
Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye de (kadiriz). Bizim elimizden kurtulan, gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.
40,41. Şarklar ve garblar rabbinne kasem iderim ki biz ânları daha hayırlı bir kavim ile tebdîle kâdiriz ve takdîrimizin icrâsında bize karşu sebkat idemezler.
40, 41. Şu halde (işin gerçeği) öyle (umdukları gibi) değil! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.
Onları, kendilerinden daha iyilerle değiştirmeye... Bizi kimse yenemez
Onları kendilerinden hayırlısına tedbil edebiliriz ve bizim önümüze geçilmez
Onları kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirebiliriz ve bizim önümüze geçilmez.
40-41 Doğuların ve batıların Rabbine kasem olsun ki, şüphesiz onların yerine, kendilerinden iyisini getirmeye (yaratmaya) gücümüz yeter. (Küfürde ısrar eden o müşrik kavmi yok edip, onların yerlerine Allah’a itaatkâr bir kavim getirmeye elbette kâdiriz) ve bizi (m hükmümüzü) geçecek (engelleyecek) de değiller.
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını (mücahit ve müstakim kullarımı) getirip-değiştirmeye (Muktedir durumdayız). Üstelik Bizim önümüze geçilmesi (ve takdirimizin engellenmesi de imkânsızdır).
Onların yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye kesinlikle güç yetirenleriz. Bunu yapmamıza hiçbir güç engel olamaz.
40-41. pes and içerin gün ŧoġuları çalabı’sına daħı gün batuları çalabı’sıña bayıķ biz ķaadırlaruz aña kim degşürevüz yigrek anlardan daħı degülüz biz maġlūb olınmışlar.
40,41. Yine hayır, (iş onların umdukları gibi değildir). Doğuların, batıların Rabbine andederim ki, şübhesiz biz onların yerine kendilerinden daha hayırlısını getirmiye de elbette kaadiriz ve biz, önümüze geçilebilecekler (den) de değiliz.
40,41. Doğuların ve batıların(1) Rabbine (Zâtım üzerine) yemîn ederim ki, şübhesiz biz(onların) yerine onlardan daha hayırlılarını getirmeye elbette gücü yetenleriz ve biz(kudretinin) önüne geçilenler değiliz!
40, 41. Yine hayır (öyle umdukları gibi değil,) doğuların (bütün gündoğumu) ve batıların (bütün günbatımı) noktaların Rabbine (zatım üzerine) yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.(*)
Hatta onlardan daha hayırlılarını yaratıp, yeniden yarattıklarımızı onların yerine, değiştirmeye de gücümüz yeter. Bunu yapmamıza da hiçbir kimse engel olamaz.
onların yerine onlardan daha iyisini getirebiliriz. Biz önüne geçilebileceklerden değiliz.
40, 41. Gün doğan ve batan yerlerin hepsinin Rabbine yemin ederim ki bizim onları daha iyi bir mahlûkla tebdil etmeye [¹] gücümüz yeter, önümüze de kimse geçemez.
Onların yerine daha hayırlılarını getirmeye. Zaten Biz’im önümüze geçilemez.
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirip değiştirmeye (biz gerçekten güç yetirenleriz). Üstelik bizim önümüze geçilemez.
onları kendilerinden daha hayırlı bir toplum ile değiştirmeye. Çünkü bizim istediğimizi yapmaktan alıkoyan hiçbir şey yoktur. Bizim önümüze geçip bizi engelleyen de olamaz.
40-41. Doğuların ve batıların rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter, kimse bizim önümüze geçemez.
Bu zâlimleri yeryüzünden silip yok ederek, onların yerine kendilerinden daha iyi bir toplum yaratmaya! Ve hiç kimse Bizi engelleyecek güce sahip değildir!
Onlardan daha hayırlısını tebdîl etmeye / değiştirmeye! Biz önüne geçilecekler de değiliz.
Bu toplum yerine daha hayırlısını getirebiliriz, kimse de önümüze geçip bizi durduramaz.
İstersek büyüklük taslayanları hemen yok ederiz. Onların yerine daha iyilerini getiririz. Onları yok etmek istediğimiz zaman bizi kim engelleyebilir?
40,41. Hayır! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim [*] ki onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve biz asla geçilebilenler değiliz.
40,41. Hayır! (Artık başka söze lüzum yok!) Doğuların ve bâtıların¹ Rabbine yemin ederim ki Bizim gücümüz, onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeğe yeter ve (bu konuda da) Bizim önümüze, kimse geçemez.
onları kendilerinden daha hayırlı [bir toplum] ile değiştirmeye: çünkü Bizi [istediğimizi yapmaktan] alıkoyan hiçbir şey yoktur. ¹⁸
40-41. Güneşin farklı doğuş ve batış noktalarının her birinin Rabbine andolsun ki biz o kâfirleri yok edip onların yerine daha iyilerini getirmeye pek ala kadiriz, çünkü bizim gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur. 2/155, 55/17, 22/5-6, 13/17
Allah'ın dinine düşmanlık edenleri bertaraf ederek, senin için, onlardan daha hayırlılarını, uğrumuzda mallarını harcayan, canlarını feda eden itaatkar yiğit insanları sana yol arkadaşı yapmaya elbette bizim gücümüz kudretimiz yeter. Biz, yaptığı icraatların önü kesilenler, acze düşürülenler değiliz.
onları kendilerinden daha hayırlısıyla değiştirmeye… Zira Biz asla aşılıp (önüne) geçilenlerden biri değiliz.
Onlardan hayırlısına tebdîl etmeye. Ve biz önüne geçilmişler değiliz.
Ki (onları helâk edip) onların yerine, kendilerinden daha iyilerini getirmeye gücümüz yeter ve buna hiçbir güç engel olamaz.
Onları, kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirilebilir. Biz önüne geçilenler değiliz.
40,41. -Hayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz bizim onların yerine daha iyilerini getirmeye gücümüz yeter. Bizim önümüze de geçilemez.
anlar yirine özlerinden yigrek getürmege. Daḫı biz maġlūblar degülüz.
40, 41. Hayır, Allah'ın nizamı onların sandığı gibi değildir! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye kadiriz. Bizim elimizden kurtulan, gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur. [40, 57; 75, 3-4; 56, 60-61]
Onları, kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirmeğe. Bizim önümüze geçilmez (bize engel olunamaz).
40,41. Maşrıkların ve mağriblerin rabbine kasem iderim ki: Biz onları, kendilerinden hayırlı bir kavim ile tebdîl itmeğe kâdiriz. Aralarında bize galebe idecek kimse yokdur.
O kafirlerin yerine daha iyisini getirmenin ölçüsünü! Biz önüne geçilebileceklerden değiliz.
Onların yerlerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeye. Ve bizim önümüze geçilemez.
40,41. Doğuların ve batıların Rabbine(6) yemin ederim ki, onların yerine daha hayırlılarını getirmeye Bizim elbette gücümüz yeter; hiç kimse de Bize engel olamaz.
Onları kendilerinden daha üstün olanlarla değiştirmeye... Ve biz önüne geçilebilecekler değiliz.
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarına getirip-değiştirmeye. Üstelik Bizim önümüze geçilemez.
Onların (o kâfirlerin) yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye... Hem bizim önümüze geçilmez.
40, 41. İşte doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onlardan daha hayırlısını getirmeye (yaratmaya) gücümüz yeter. Ve bizi geçecek de değiller. (Bizden kurtulamazlar.)
40,41. Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, elbette onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.