Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Gözleri yerde, üstlerine aşağılık çökmüş; işte onlara vaadedilen gün, bugündür.
Besim Atalay (1965)
Gözleri yerdedir, horluk erer onlara, işte onlara, söz verilen gün budur!
Cemal Külünkoğlu
O gün, onların gözlerini korku bürüyecek, yüzlerini zillet kaplayacaktır. İşte, onlara vaad edilen gün bu gündür.
Cemil Said (1924)
43,44. O gün sür’atle mezarlarından çıkacaklar ve dünyâdaki putlarına gider gibi gidecekler ve gözleri kapanacak ve hakîr olacaklardır. İşte haber virilen gün öyledir.
Diyanet Vakfı
43, 44. O gün onlar, sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi, gözleri horluktan aşağı düşmüş ve kendileri zillete bürünmüş bir halde kabirlerinden fırlaya fırlaya çıkarlar. İşte bu, onların tehdit edilegeldikleri gündür!
Edip Yüksel
Gözleri dönmüş, kendilerini utanç sarmış olarak. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gözleri düşgün, kendilerini bir zillet saracakda saracak, o işte onların va'dolunup durdukları gün
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Gözleri düşük, kendilerini bir alçaklık saracak da saracak. İşte onlara vaad edilen gün, o gündür.
Emrah Demiryent
Gözlerinin, korkudan ve dehşetten yere baktığı, yüzlerini de bir zilletin kapladığı o gün, onlara (kâfirlere) vadedilen (diriliş) günün (ün) ta kendisidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
Gözleri ’korkudan ve dehşetten bunalmış’, yüzlerini de bir zillet kaplamıştır; işte bu, kendilerine va’ad edilmekte olan (kıyamet ve azap) günüdür (ki inanmadıkları hesap gelip çatmıştır.)
Erhan Aktaş
Gözlerinde korku, kendilerini zillet bürümüş halde. İşte bu, onların uyarıldıkları gündür.
Eski Anadolu Türkçesi
[303a] aşaķlıķ eyleyici-y-iken gözleri anlaruñ irer anlara ħorlıķ. şol gün oldur kim oldılar va'de virinürler.
Hasan Basri Çantay
gözleri horlukla aşağıda, kendilerini bir zillet (ve hakaaret) kaplamış olarak. İşte bu, onların tehdîd edilegeldikleri gündür.
Hayrat Neşriyat
Gözleri öne düşmüş bir hâlde kendilerini bir zillet kaplar. İşte bu, tehdîd olunup durdukları gündür!
İhsan Aktaş
Gözleri (korku ve dehşetten) aşağı düşmüş ve kendilerini bir zillet kaplamıştır. İşte bu, kendilerine va’ad edilmekte olan (kıyamet) günüdür. *
İlyas Yorulmaz
Gözleri korku ve çaresizlik içerisinde, zillet üzerlerine çökmüş bir durumda koştururlar. İşte bu onlara vaat edilen hesap günüdür.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
gözleri önlerinde, sünepeleşmiş olarak. İşte onlara adanan gün bugündür.
İsmail Hakkı İzmirli
Gözleri kararacak ve kendilerini zillet bürüyecek. Onlara vaadolunan azap günü işte o gündür.
İsmail Yakıt
Gözlerini korku bürüyerek yüzlerini bir zillet kaplamıştır. İşte bu onlara vaat edilen gündür.
Kadri Çelik
Gözleri yerde, kendilerini baştan aşağı bir zillet kaplamış durumdadır. İşte kendilerine vaat edilen gün, o gündür.
Abdullah Parlıyan
Gözleri korkudan alçalıp düşük bir haldedir. Üzerlerine aşağılık çökmüş bir vaziyette; işte onlara defalarca haber verilen gün bu gündür.
Kuran Yolu
O sırada gözlerine korku çökmüş, perişan olmuşlardır. İşte başlarına geleceği konusunda uyarıldıkları gün o gündür.
Mahmut Kısa
Utanç ve pişmanlıktan gözleri yere çivilenmiş, tam bir hüsran ve zillete uğramış hâlde. İşte budur, insanlık tarihi boyunca onlara tekrar ve tekrar vaadedilmiş olan Gün!
Mahmut Özdemir
Baş eğmiş olarak zillet bürüyen bakışları! Bu, Vaad ediliyor oldukları Gün’dür.
Mehmet Çakır
Gözler baygın, yüzler solgundur. Artık en sonunda kendilerine sözü edilen gün gelip çatmıştır.
Mehmet Çoban
O gün alçaklık onları bürümüş, gözleri korkuludur. İşte budur onlara söz verilmiş olan!
Mehmet Okuyan
43,44. O gün onlar sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi kendilerini aşağılanma kaplamış olarak gözleri (perişanlıktan) yıkılmış bir hâlde [*] mezarlarından hızla çıkacaklar. İşte bu kendilerine vadedilmiş gündür! [*]
Mehmet Türk
(İşte) onların bakışlarının, yere saplandığı ve kendilerini de bir alçaklığın bürüdüğü gün onlara vâdedilen (kıyamet) gününün ta kendisidir.
Muhammed Esed
gözleri düşmüş, zillete dûçâr bir vaziyette: işte onlara defalarca haber verilen Gün... ²⁰
Mustafa Çavdar
İşte o zaman onların gözlerini korku bürüyecek bütün benliklerini aşağılık duygusu saracaktır. İşte onların sürekli uyarıldıkları gün o gündür! 10/27, 42/45. 67/23.27
Ahmet Tekin
Hakkaniyete riayet duyguları gereği, gözleri korku ve saygıyla dolu, işarete bile güçleri yetmeyecek bir durumda, düşkün haldeyken, kendilerini bir zillet saracak. İşte onların devamlı tehdit edildiği gün, o gündür.
Mustafa İslamoğlu
gözleri yıkılmış, zillete bürünmüş bir haldedirler...[⁵³²³] İşte onların daha önce defalarca tehdit edildikleri gün bu gündür.
Ömer Nasuhi Bilmen
Gözleri düşkün olduğu halde kendilerini bir zillet kaplayacaktır, işte o, onların tehdid olunmuş oldukları gündür.
Orhan Kuntman
43,44. O gün onlar -gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak- dikili taşlara koşuyorlarmış gibi kabirlerinden fırlayarak çıkarlar, işte bu, onlara va’d olunan ceza günüdür!..
Osman Fırat
Bakışları düşük, yüzlerini zillet bürümüş bir durumda. İşte bu onlara va’dedilen gündür.
Şaban Piriş
Gözleri yere yıkılmış, (yüzlerini) zillet bürümüş. İşte bu, onlara söz verilen gündür!
Satıraltı Meal (1534)
Gözleri bāhit olur. Anlara ẕelīllik yitişür. Ol anlara va‘de olunan gündürdünyāda. |
Suat Yıldırım
Gözleri yerde, kendilerini baştan aşağı bir zillet kaplamış durumdadır. İşte kendilerine vâd edilen gün, bugündür.
Süleyman Ateş
Gözleri düşük, yüzlerini alçaklık bürümüş bir durumda. İşte onlara va'dedilen gün, bugündür.
Süleyman Tevfik (1927)
Gözleri korku ve endîşeden bulanmış ve karârmış oldığı halde onları zillet ve hakâret ihâta iyler. Bu, onlara dünyâda iken va'd olunan gündür.
Süleymaniye Vakfı
saygıyla önlerine bakarlar, alçaklık her yanlarını sarar. İşte tehdit edildikleri gün o gündür.
Ahmet Varol
Gözleri düşkün bir halde. Kendilerini de zillet bürür. İşte bu, onlara vaadedilen gündür.
Ümit Şimşek
Gözleri baygın düşmüş, kendilerini zillet kaplamıştır. İşte onlara vaad edilen gün budur.
Yaşar Nuri Öztürk
Gözleri yere eğik; bir zillet kuşatmıştır onları. İşte bu gündür onlara vaat edilmiş olan.
Ali Bulaç
Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük' yüzlerini de bir zillet kaplamış; işte bu, kendilerine vadedilmekte olan (kıyamet ve azab) günüdür.
Ali Fikri Yavuz
Gözleri (zillet içinde) düşkün bir halde, kendilerini bir horluk kaplayacak. İşte bugün, o (azabla) vaad edildikleri kıyamet günüdür.
Bahaeddin Sağlam
43, 44. Sanki hedeflere koşuyorlar gibi; kabirlerden, gözleri alçalarak yüzlerine zillet bürünerek hızlıca çıktıkları güne kadar… İşte kendilerine va’dedilen gün, o gündür.
Bayraktar Bayraklı
43,44. O gün, gözleri önlerine eğik, kendilerini zillet kaplamış bir durumda, sanki bir hedefe doğru koşuyorlarmış gibi kabirlerinden hızla çıkarlar. İşte uyarıldıkları gün bu gündür.[677]