Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve gerçekten de doğru yolu gösteren Kur'an'ı duyunca inandık ona; kim Rabbine inanırsa artık ne mükafatın azalmasından korkar, ne de zulümden ve kötülükten.
Besim Atalay (1965)
Kur'anı işitince, O'na inandık, imdi, bir kimse, Tanrısına inanırsa, ne eksiklikten, ne de zulümden korkmalıdır o
Cemal Külünkoğlu
“Hiç şüphesiz biz, o yol gösterici (Kur'an'ı) işitince, ona inandık. Artık kim Rabbine inanırsa, o ne (mükâfatının) eksileceğinden korkar, ne de haksızlığa uğrayacağından.”
Cemil Said (1924)
"Hidâyete sevk iden Kur’ân’ı istimâ’ ider itmez îmân iyledik. Kim Allâh’a îmân ider ise ne te’addîden ne de hakâretden korkmaz."
Diyanet Vakfı
Doğrusu biz, o hidayeti (Kur'an'ı) işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar.
Edip Yüksel
"Biz, yol gösteren (Kuran)ı işitir işitmez ona inandık. Rabbine inanan hiçbir haksızlığa ve sıkıntıya uğramaz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iyman ettik, her kim o rabbına iyman ederse artık ne hakkı yenmek ne de istiylâ olunmak korkusu kalmaz
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
"Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik. Kim Rabbine inanırsa, ne hakkının eksik verilmesinden korkar, ne de kendisine kötülük edilmesinden."
Emrah Demiryent
Şüphesiz biz o hidâyet rehberini (Kur’ân’ı) dinlediğimizde (derhal) ona îmân ettik. Kim Rabbine îmân ederse, ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de kendisine bir haksızlık edilmesinden korkar.
Abdullah-Ahmet Akgül
"Elbette biz, o (Hakka ve hayra) hidayet edici (ve yol gösterici Kur’an’ı) işitince, Ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) azalacağından ve ne de haksızlığa uğrayacağından (endişe edip) korkmayacaktır."
Erhan Aktaş
“Yol gösteren rehberi¹ dinlediğimizde ona inandık. Artık kim Rabb'ine iman ederse, bundan sonra hakkının verilmemesinden veya haksızlığa uğramaktan endişe etmez.”
Eski Anadolu Türkçesi
“daħı bayıķ biz ol vaķt kim işitdük ŧoġru yolı inanduķ aña. pes her kim inana çalabı’sına ķorķmaya eksmekden ne daħı žulmden.”
Hasan Basri Çantay
«Doğrusu, biz o hidâyeti (Kur'ânı) dinleyince ona îmân etdik. Kim de Rabbine îmân ederse o, ne bir (ecrinin) eksileceğinden, ne de bir haksızlığa uğrayacağından korkmaz».
Hayrat Neşriyat
“Ve gerçekten biz, o hidâyeti (Kur'ân'ı) dinleyince ona îmân ettik. O hâlde kim Rabbisine îmân ederse, artık ne (alacağı sevabda) bir noksanlıktan, ne de bir haksızlığa uğramaktan korkar!”
İhsan Aktaş
“Ve hiç şüphesiz biz, o yol gösterici (Kur’an’ı) işitince, ona inandık. Artık kim Rabbine inanırsa, o (ahirette) ne (mükâfatının) eksileceğinden endişe duyar ve ne de haksızlığa uğrayacağından.’’
İlyas Yorulmaz
Biz her ne zaman Kur’an’ı işittiysek, şüphesiz ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, yaptıklarının eksiltileceğinden ve haksızlığa uğramaktan korkmaz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Gerçekten biz o yol gösterici Kur’an’ı dinleyince ona inandık. İşte herkim de çalabına inanırsa, artık o karşılığının eksileceğinden ne de kendisine kıyılacağından korkmasın.
İsmail Hakkı İzmirli
«— Biz, rehber olan Kur/an/ı işittiğimiz zaman O/na iman ettik. Her kim Rabbine iman ederse ne ecrinin eksik olmasından, ne de gadre uğramasından korkmaz».
İsmail Yakıt
“Gerçekten biz, hidâyet rehberini/Kur’an’ı [hudâ] dinleyince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık o, ne ecrinin eksilmesinden korkar ne de haksızlığa uğramaktan.”
Kadri Çelik
“Elbette biz, o hidayeti (Kur'an'ı) işitince, ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar ve ne de haksızlığa uğrayacağından.”
Abdullah Parlıyan
Ve gerçektende biz doğru yolu gösteren Kur'ân'ı dinleyince, O'na inandık. Artık kim Rabbine inanırsa, hiçbir zaman ziyana ve haksızlığa uğrama korkusu duymaz.”
Kuran Yolu
Ve biz doğru yol rehberini dinler dinlemez ona iman ettik; rabbine iman eden kimse artık ne ziyandan ne de azıp sapmaktan korkar.
Mahmut Kısa
“İşte siz de şâhit olun; biz bu yol gösterici Kur’an’ın dâvetini işittik, onun güzelliğine hayran kaldık ve tüm kalbimizle ona iman ettik. Çünkü biliyoruz ki, Rabb’ine iman eden kişi, hiçbir şekilde haksızlığa veya kötü âkıbete uğramaktan korkmaz.”
Mahmut Özdemir
“Biz, Hidayet’i işittiğimizde ona inandık. Kim rabbine inanırsa, ne hakkının yenmesinden korkar, ne istilâya uğramaktan!”.
Mehmet Çakır
Bu yüzden biz, daha duyar duymaz Kuran’a inandık. Artık biz, Allah'a yürekten inanan bir kimsenin zerrece haksızlığa uğramayacağını biliyoruz.
Mehmet Çoban
"Ancak bize yol gösteren ayetleri işitince bütün saçma düşünce ve inançlardan vazgeçip Allah’ın sözlerine inandık! Artık iyi biliyoruz ki, kim Rabbine inanırsa hakkı tam verilir. Kendisine zulüm yapılmaz. Zira Allah daima adildir. Asla zulmedici değildir."
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki artık biz o rehberi (Kur’an’ı) duyunca ona iman ettik. Rabbine güvenen kişi, kendisine herhangi bir zarar verilmesinden de haksızlığa uğratılmaktan da korkmaz.
Mehmet Türk
“Doğrusu biz Peygamberi dinler dinlemez, ona îman ettik. Artık kim, Rabbine îman ederse, o hakkının yenmesinden de haksızlığa uğramasından da korkmaz.”
Muhammed Esed
Bu nedenle, [Allah’ın] rehberliği[ne çağrıyı] duyar duymaz ona inanmaya başladık: Rabbine inanan kimse hiçbir zaman ziyana veya haksızlığa uğrama korkusu duymaz.
Mustafa Çavdar
– Evet biz hidayet kaynağı Kuran’ı dinledik ve iman ettik. Her kim Rabbine inanır ve mümin olursa artık o, mükâfatının eksik olmasından veya haksızlığa uğramaktan asla endişe etmez. 3/193, 68/52
Ahmet Tekin
“Biz hidayet rehberi olan Kur'ân'ı, peygamberi işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, amellerinin değerinin düşürülmesinden, mükâfatının eksik verilmesinden, haklarına tecavüzden, zulüm ve haksızlık edilmesinden korkmaz.”
Mustafa İslamoğlu
İşte tam da bu yüzden biz, ilâhî rehberliği işitir işitmez ona inandık; artık kim Rabbine inanırsa, o ne bir ziyana uğrar, ne de gazaba.[⁵³⁵⁷]
Ömer Nasuhi Bilmen
«Doğrusu biz vaktâ ki, o rehber-i hidâyeti dinledik, O'na imân ettik. İmdi kim de Rabbine imân ederse artık ne noksaniyetten ve ne de bir zillete uğramadan korkmaz.»
Orhan Kuntman
Şüphe yok ki biz, hidâyeti (Kur’an’ı) işittiğimizde ona iman ettik, Kim Rabbine iman ederse o, mükâfatının eksiltilmesinden ve kendisine haksızlık edilmesinden korkmaz.
Osman Fırat
Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur’an’ı) işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar. "
Şaban Piriş
Biz, yol göstericiyi işittiğimiz zaman ona inandık. Kim Rabbine iman ederse, (ecrinin) eksilmesinden ve haksızlık edilmesinden korkmaz.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı biz işiddügümüz vaḳt Ḳur’ānı aña inanduḳ. Pes kim ki Tañrı‐sına [inanur], eksüklikden ve ḫorluḳdan ḳorḳmaz?
Suat Yıldırım
Biz hidâyet Rehberini dinleyince onu tasdik ettik. Kim Rabbine iman ederse, ne hakkının eksik verilmesinden, ne de gadre uğramaktan asla endişesi kalmaz. ”
Süleyman Ateş
Biz, yol gösteren (Kur'an)ı işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa (ne hakkının) eksik verilmesinden, ne de kendisine kötülük edilmesinden korkar.
Süleyman Tevfik (1927)
"Ve biz rehber-i hidâyet olan Kur'ân'ı işitdiğimizde derhâl ona îmân iyledik. Rabbine îmân iden ecir ve mükâfâtından noksan idilmesinden veyâhud 'amelinin zâyi' ve hebâ olmasından korkmaz."
Süleymaniye Vakfı
O Rehberi (Kur’an’ı) dinleyince biz ona inandık. Artık iyice anladık ki kim Rabbine inanıp güvenirse ne zarar etme ne de haksızlığa uğrama korkusu içine girer.
Ahmet Varol
Ve biz doğruluğa ileten (Kur'an)'ı duyunca ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse (sevabının) eksik verilmesinden de, haksızlığa uğratılmaktan da korkmaz.
Ümit Şimşek
“Doğru yolu gösteren Kur'ân'ı işitir işitmez biz ona iman ettik. Rabbine iman eden kimse ne ecrinin eksilmesinden korkar, ne zulme uğramaktan.
Yaşar Nuri Öztürk
"Biz, doğruya ve güzele kılavuzlayanı dinleyince, ona inandık. Rabbine inanan kişi ne hakkının eksik verilmesinden korkar ne de tecavüze uğrayıp kuşatılmaktan."
Ali Bulaç
'Elbette biz, o yol gösterici (Kur'an'ı) işitince, ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar, ne de haksızlığa uğrayacağından.'
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten biz, O Kur'an'ı dinlediğimiz zaman ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne mükâfatının azalacağından, ne de bir haksızlığa uğrıyacağından korkmaz.
Bahaeddin Sağlam
“Ve gerçekten biz hidayet mesajını işittiğimiz zaman O’na inandık. Artık kim Rabbine inanırsa, o ne haksızlığa uğrar ne de azgınlığa.”
Bayraktar Bayraklı
“Biz o Kur'ân'ı dinleyince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne bir ödül eksikliğine uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar.”