Cin Suresi 16. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

16. Ayet

وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّر۪يقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَٓاءً غَدَقًاۙ

16,17. Yine de ki: “Bana şöyle de vahyedildi: ‘Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve eğer yolda dosdoğru yürüselerdi onları bolbol suvarırdık elbette.

Besim Atalay (1965)

16,17. Eğer yolda doğru yürüselerdi, —bununla onları sınamak için— bol su ile su verirdik onlara, Tanrısını anmaktan yüz çeviren kimseyi, Tanrısı yorucu azaba atar!

Cemal Külünkoğlu

(Allah şöyle buyuruyor:) Eğer onlar, İslâm ve iman yolunda (diğerleri gibi) hep dosdoğru gitselerdi. Elbette biz onların hepsine bolca su (bereket ve rızık) verirdik.

Cemil Said (1924)

Niçün tarîk-i istikâmetde yürümüyorlar? Biz ânlara mebzûl su virdik.

Diyanet Vakfı

16, 17. Şayet doğru yolda gitselerdi, bu hususta kendilerini denememiz için onlara bol su verirdik. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır.

Edip Yüksel

Doğru yola girselerdi onlara bol su verirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve hakıkat o tarikat üzere istikametle gitselerdi elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerine bol bir su verirdik.

Emrah Demiryent

(Allah buyurdu ki:) “Eğer onlar (îmân edip) hak yolda dosdoğru gitselerdi, onlara (bulutlar vasıtasıyla) bol bol yağmur yağdırırdık (da nimetlere gark ederdik).

Abdullah-Ahmet Akgül

(Rabbimiz buyurdu;) Eğer onlar (insanlar ve cinnler, İslam’ın çizdiği) yol üzerinde (tarikatte) ’dosdoğru bir istikamet tuttursalardı’, mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (bereketli bir rızık ve nimet verir, böylece huzur ve mutluluğu tattırırdık).

Erhan Aktaş

Eğer onlar, yolda¹ dosdoğru gitselerdi, onları kesinlikle bol su² ile sulardık ki;

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ eger ŧoġru olmışlarmıssa yol üzere ya'nį islām śuvarduġ-ıdı anları śu çoķ.

Hasan Basri Çantay

(Bana) şu hakıykat da (vahyedildi:) Eğer onlar o yol üzerinde dosdoğru gitselerdi elbette onlara bol su içirirdik.

Hayrat Neşriyat

(Ey Habîbim!) Eğer (o kâfirler) o yolda (İslâm yolunda) dosdoğru gitselerdi, elbette onlara bol su verirdik (rızıklarını bollaştırırdık).

İhsan Aktaş

Resulüm!) Eğer onlar (ahirete inanmayan müşrikler) hak yolu üzerinde dosdoğru yürüselerdi, mutlaka onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik. *

İlyas Yorulmaz

Onlar dosdoğru bir yol takip etselerdi, o zaman onlara bol sulardan içirirdik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Eğer onlar doğru yolu tutsalardı ne de olsa Biz onlara bol su içirirdik,

İsmail Hakkı İzmirli

Yine bana vahiy olundu ki «— Eğer onlar doğru yolda sabit kalsalar biz onlara bol su içirirdik [¹],

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) “Eğer onlar (doğru) yolda gitmiş olsalardı, Biz onlara bol bol su verirdik,”

Kadri Çelik

Eğer onlar (insanlar ve cinler hak) yol üzerinde dosdoğru bir istikamet tuttursalardı, mutlaka biz onları bol miktarda su ile suvarırdık.

Abdullah Parlıyan

Şayet o insanlar ve cinler doğru yolda gitmiş olsalardı, onlara bol bol rızık ve nimetler verirdik.

Kuran Yolu

16-17. Eğer (kullarımız) hak yolda dosdoğru yürürlerse kendilerini, içinde denemek üzere nimetlere boğarız; kim de rabbini anmaktan yüz çevirirse Allah onu gitgide artan bir azaba uğratır.

Mahmut Kısa

“Bakın, Rabb’imiz buyuruyor ki: “Eğer insanlar ve cinler Kur’an’ı pratik hayata yansıtarak doğru yolda doğru bir şekilde yürümüş olsalardı, üzerlerine bereketli yağmurlar yağdırır ve daha bu dünyada onları ödüllendirerek, hepsini huzur ve esenlik içinde yaşatırdık.”

Mahmut Özdemir

Tarîkat’ın (Yol’un) üzerinde doğru yönde gitselerdi, onları bol suyla (kana kana) sulardık.

Mehmet Çakır

Allah diyor ki: Eğer hep dosdoğru gitselerdi, biz insanlara bol bol sular verir,

Mehmet Çoban

Ey resulüm! işte bunlar sizin bilmediğiniz yabancı toplulukların konuşmalardır. Onlar hac mevsiminde Mekke’ye geldiklerinde senin ayetlerimizi okumanı dinlediler. Kalplerinde inanç oluştu. Onlar ayetlerimizi senden işitip aralarında konuşarak Müslim oldular. İnkâr edenler seni yalnız bıraktıklarını sanıyorlar. Tanıdıklarını sana düşman etmeye çalışıyorlar. Böyle yaparak senin önünü kestiklerini, toplumun içinde küçük düşürdüklerini sanıyorlar. İşte bak! Senin bilmediğin onların da bilmediği yabancı bir topluluk Müslim oldu. Şimdi ne yapacaklar? Sana da soramıyorlar. Kim bunlar? Sorsalar ne olacak? Sen de kim olduklarını bilmiyorsun ki! Aralarında tartışıp duruyorlar. Kim bunlar? Bilseler üzerlerine saldırarak zulmedecekler. Hikmetimiz gereği onları senden ve onlardan gizledik! Böylece rahat rahat inançlarını pekiştiriyorlar. İnkâr edenler Rabbinin nimetlerini bilmezler. İnkâr edenlerin bilmediği, senin de bilmediğin kendini gizleyen birçok Müslim var. İnkâr edenler istiyor ki; bütün Müslimler ortaya çıksın! Onlara dersini verelim. Yok öyle, artık ipler onların elinde değil! Şimdi onlar kara kara düşünüyorlar. Rabbin onlara müthiş bir ceza verdi. Artık onlar kendilerinden habersiz Müslim olanları bilemiyor, bilip üzerlerine gidemiyor. Dostlarını Müslimlere karşı kışkırtamıyorlar. İnkâr edenler bunları yapmayıp gönderdiğimiz ayetlere inansalar, doğru yolumuzdan gitseler, onları bolca nimetlendirir, bol sularla destekleriz.

Mehmet Okuyan

16,17. Doğru yolda olsalardı, kendilerini nimetler içerisinde imtihan edelim diye onlara bol su verirdik. Zaten kim Rabbinin [zikr]inden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, Allah onu şiddeti artan bir azaba sürükler. [*]

Mehmet Türk

16,17. Eğer (insanlar ve cinler)¹ dosdoğru yola girmiş olsalardı, (bu konuda) Biz, kendilerini denemek için onlara bitmez-tükenmez nîmetler² verirdik. Kim de Rabbinin zikrinden yüz çevirirse (Rabbin) onu gittikçe şiddeti artan bir azaba sürükler.

Muhammed Esed

ÖYLEYSE, [bilin ki] onlar, [çağrımızı duyanlar,] şaşmadan [doğru] yoldan gidecek olurlarsa kendilerine sınırsız nimetler ¹² yağdıracağız,

Mustafa Çavdar

Eğer onlar doğru yolda yürüselerdi, onlara bol bol yağmur yağdırır ve bolca nimete gark ederdik. 2/120, 30/48-49, 42/28

Ahmet Tekin

Şayet doğru, muhkem, güvenli yolda, İslâmî hayat tarzında, itaatte daim olsalardı, elbette onlara, gökten bol su indirir, yeryüzündeki kaynaklardan çağlayan sular akıtır, onları servete sâmâna boğardık.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, eğer onlar yolda doğru dürüst giderlerse, elbet Biz de onları bitimsiz bir suyla sularız;[⁵³⁵⁸]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer onlar, o yol üzerin de dosdoğru gitse idiler, elbette kendilerine bol bol su içirirdik.

Orhan Kuntman

16,17. (Biliniz ki şayet onlar o yol üzerinde dosdoğru gitselerdi (o insanlar ve cinlerin hepsi İslam yolunda dosdoğru gitselerdi) İmtihan edelim diye onların hepsine bol bol su içirirdik. (Bakalım bolluk içindeyken Rablerini unutmayıp şükredecekler mi diye) Kim Rabbinin zikrinden (Rabbine ibadetten) yüz çevirirse Rabbi onu şiddetli bir azaba sokar.

Osman Fırat

Şâyet yolda doğru gitselerdi onlara bol su verirdik (rızıklarını bollaştırırdık).

Şaban Piriş

Eğer doğru yolda yürüselerdi, onlara bol bol yağmur verirdik.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eger doġru dursalardı Ḥaḳ yolı üstine, anlara çoḳ ṣular içürüpni‘metler bitürdük.

Suat Yıldırım

Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Eğer insanlar ve cinler, Allah'ın yolunda dosdoğru yürüselerdi, onlara bol yağmur verir, rızıklarını bollaştırırdık. [5, 66; 7, 96; 6, 44; 23, 55-56]

Süleyman Ateş

Şayet yolda doğru gitselerdi onlara bol su verirdik (rızıklarını bollaştırırdık).

Süleyman Tevfik (1927)

16,17.Ve bana vahy olundı ki: Eğer ins ve cin bir tarîkat üzerinde istikâmet itselerdi, onları bununla imtihân itmek içün onlara mâl-ı kesîr virir ve dünyâda vâsi' rızık ile yaşadırdık ve rabbinin zikrinden i'râz idüb yüz çevireni Allâh meşâkkatli 'azâba uğradır.

Süleymaniye Vakfı

(Allah şöyle der:) Doğru yolu tutsalar elbette onlara bol su veririz.

Ahmet Varol

Gerçek şu ki onlar yolda dosdoğru gitselerdi onlara bolca su verirdik.

Ümit Şimşek

Eğer insanlar ve cinler doğru yolda gitselerdi, Biz onları bol bol yağmurla rızıklandırırdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer yolda, kıvamında yürüselerdi, onları bol bir su ile suvarırdık,

Ali Bulaç

Eğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.

Ali Fikri Yavuz

Eğer insanlar ve cinler, İslâm ve iman yolunda hep dosdoğru gitselerdi. Elbette biz onların hepsine bol bol su (rızık) verirdik.

Bahaeddin Sağlam

(Ve bana bildirildi ki:) “Eğer o zalimler doğru yolda gitmiş olsalardı, onlara bol bir su verirdik. (Rızıklarını bollaştırırdık.)

Bayraktar Bayraklı

16,17. “Eğer doğru yolda yürüselerdi, onları onun içinde imtihan edelim diye bol su ile suvarırdık. Kim Rabbinin öğüdünden yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.”