21. Ayet
قُلْ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا
De ki: “Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قُلْ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا
De ki: “Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim.”
De ki: Benim, size bir zarar vermeye de gücüm yetmez, sizi doğru yola götürmeye de.
Diyesin ki: «Ne sizleri bir zarara, ne de doğru yola iletmeye gücüm yetişir benim»
De ki: “Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim.”
"Sizi gerek fenâlığa ve gerek hidâyete sevk itmek içün kudretim yokdur. "
De ki: Doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim.
De ki, "Ben size ne bir zarar ne de bir yarar verme gücüne sahip değilim."
De ki haberiniz olsun ben size kendiliğimden ne bir zarar, ne de bir irşad yapamam
De ki, "Haberiniz olsun, ben size kendiliğimden ne bir zarar verebilirim, ne de bir yol gösterebilirim."
De ki: “Şüphesiz ben, (Rabbim izin vermediği sürece) size ne bir zarar verebilirim ne de (dilediğimi) doğru yola iletebilirim.”
(Ey Nebim!) De ki: "Doğrusu Ben, sizin için ne bir zarar verebilirim, ne de bir yarar (irşad) sağlayabilirim (Allah’ın izni ve iradesi dışında bunlara malik değilim; görevim tebliğimi tamamlamaktır)."
De ki: “Ben, size bir zarar verme¹ ve sizi irşad² etme gücüne sahip değilim.”
eyit “bayıķ ben mālik degülven sizüñ içün ziyāna ne daħı ŧoġru yola.”
De ki: «Hakıykat ben sizin için ne bir zarar (yapmak), ne de bir hayır (getirmek kudretine) mâlik değilim».
De ki: “Şübhesiz ki ben (kendi başıma), sizin için ne bir zarara, ne de bir faydaya sâhib olabilirim.”
(Yine onlara) de ki: “Size ne bir zarar vermeye, ne de sizi doğruya ulaştırarak bir fayda sağlamaya (lehte ve aleyhte sizin için Allah’a torpil yapmaya) gücüm yeter.”*
Deki “Ben size ne bir zarar vermeye, nede sizi doğru yola iletme gücüne sahip değilim.”
De ki: "İşte benim size yapacağım ne bir kötülük, ne de bir iyilik yoktur."
De ki, ben sizin için ne zarara, ne de menfaat ve hayra mâlik değilim.
De ki: “Muhakkak ki benim, size ne zarar vermeye gücüm yeter ne de size iyiyi kötüden ayırma yeteneği vermeye [reşeden].”⁶
De ki: “Doğrusu ben, sizin için ne bir zarar ve ne de bir yarar sağlayabilirim.”
De ki: “Benim size bir zarar vermeye de gücüm yetmez, sizi doğru yola götürmeye de.”
De ki: “Doğrusu ben size ne zarar verme ne de istikametinizi düzeltme gücüne sahibim.”
Eğer senden mûcizeler isterlerse onlara de ki: “Bakın; ben de sadece sizin gibi bir insanım. Rabb’im izin vermediği sürece, size ne bir zarar verebilirim, ne de dilediğimi doğru yola iletebilirim.”
De ki: -“Ben, sizin için ne bir zarara mâlik olurum, ne bir rüşd’e / doğruluğa!”.
Meselâ ben, lehte ve aleyhte sizin için Allah'a torpil yapma yetkisine sahip değilim,
Onlara de ki: "Ben size zarar veya fayda verme gücüne sahip değilim! Size akıl verecek de değilim! Benim aklım bana yeter. Sizler kendinizi çok akıllı görüyorsunuz? Benim dediklerimi anlayacak, anlayıp idrak edecek aklınız var. Akıl edip düşünün! Ben tek başıma olduğum halde size nasıl zarar verebilirim?"
De ki: “Ben size zarar verme ve doğru yola getirme gücüne de sahip değilim.”
(Ve onlara): “Doğrusu ben size zarar da veremem, fayda da sağlayamam.” de.
De ki: “Size zarar vermek yahut doğruyu eğriden ayırd etme bilinciyle sizi donatmak benim elimde değildir”.
De ki: – Ben, sizi ne doğru yoldan saptırma ne de sizi doğru yola iletme gücüne sahibim. 7/188, 27/92
“Ben size zarar verme yetkisine sahip değilim, size huzurlu ve aydınlık bir hayat sağlamak, hidayete erdirmek de benim yetkim dahilinde değil..
DE Kİ: “Ne zarar (ve yarar) verebilirim, ne de hidayet (ve dalâlete) götürebilirim.”[⁵³⁶⁴]
De ki: «Doğrusu ben sizin için ne bir zarara ve ne de bir faideye malik değilim.»
De ki: “Ben size zarar vermeye de, iyilik yapmaya da muktedir değilim.”
De ki: "Ben sizin için ne zarar verme, ne de doğruya götürme gücüne sâhip değilim. "
De ki:-Benim size bir zarar vermeye de iyilik etmeye de gücüm yetmez.
Eyit: Ben size mālik olmazın żarar eylemege ve aṣṣı eylemege.
De ki: “Benim size ne zarar vermeye ve ne de en büyük fayda olan hidâyete ulaştırmaya gücüm yeter.
De ki: "Ben size ne zarar, ne de akıl verme gücüne sahip değilim."
Di ki: "Ben size bir zarar îrâsına veyâhud sizi irşâda kâdir değilim"
De ki “Size bir zarar verecek güçte olmadığım gibi sizi olgunlaştıracak güçte de değilim.”
De ki: "Ben size ne bir zarar, ne de bir yarar dokundurma gücüne sahibim."
De ki: Size ne bir zarar vermeye benim gücüm yeter, ne de iyilik yapmaya.
De ki: "Ben size zarar verme gücüne de ışık ve aydınlık verme gücüne de sahip değilim."
De ki: 'Doğrusu ben, sizin için ne bir zarar, ne de bir yarar (irşad) sağlayabilirim.'
(Ey Rasûlüm, Mekke halkına) de ki: “- Ben, size, kendiliğimden ne bir zarar, ne de bir fayda yapma kudretine sahib değilim.”
De ki: “Ben, size ne zarar vermeye ne de sizi doğru yola iletmeye sahip değilim.”
De ki: “Ben size ne bir zarar verebilirim, ne de doğruya ulaştırabilirim.”