24. Ayet
حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِرًا وَاَقَلُّ عَدَدًا
Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِرًا وَاَقَلُّ عَدَدًا
Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.
Sonunda, vaadedilen şeyi gördüler mi artık bilirler kimmiş yardımcısı daha zayıf ve sayı bakımından taraftarı daha az?
Aldanmış bulunan şeyi gördüklerinden, kimin yardımcısı zayıfmış, kimin de sayısı azmış göreceklerdir»
Onlar kendilerine yönelik tehditlerin somut olarak gerçekleştiğini (kıyameti/azabı) gördüklerinde hangi tarafın destek bakımından zayıf ve sayıca az olduğunu anlayacaklardır.
Kendilerine haber virilen ’azâbı gördikleri vakit yardımda daha za’îf ve va’adce daha kalîl olanın kim oldığını anlarlar.
Sonunda, tehdit edilip durduklarını (azabı, kıyameti) gördükleri zaman, kim yardımcı olma bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az imiş, bileceklerdir.
Kendilerine söz verilen şeyi gördüklerinde kimin yardımcısının güçsüz ve sayıca az olduğunu görecekler.
Nihayet o va'dolundukları şey'i gördükleri vakıt artık bileceklerdirki yardımcısı en zaıyf ve sayıca en aza olan kimmiş?
Kendilerine vaad edilen şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının en zayıf ve en az olduğunu bileceklerdir.
(Kâfirler) kendilerine vadedileni (azabı) gördükleri zaman, kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve (kimin destekçi) sayısının daha az olduğunu anlayacaklar.
Hatta ki onlar, kendilerine va’ad edileni (eceli ve ahireti) gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış (ve zavallıymış), artık öğrenmiş olacaklardır.
Uyarıldıkları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimsesiz olduğunu bilecekler.
tā ķaçan göreler anı kim va'de olınurlar tįz bileler kim ża'if ıraķdur arķa viricidin yaña daħı azıraķdur śaġışdın yaña.
Nihayet onlar tehdîd edilmekde oldukları (azâbı) gördükleri zaman kimin yardımcısı daha zaîf, sayısı daha azmış bileceklerdir.
Nihâyet tehdîd olunup durdukları (Cehennem azâbı)nı gördükleri zaman, artık kimin yardımcı bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir!
Nihayet vadolundukları şeyi (kıyameti) gördüklerinde hangi tarafın destek bakımından zayıf ve sayıca az olduğunu bileceklerdir.
Onlar kendilerine vaat edileni gördüklerinde, kimin yardımcı olarak daha zayıf ve sayıca az olduğunu öğrenecekler.
Sonunda bu gibiler kendilerine adanan azabı görünce kimin yardımcısı daha güçsüz, kimin sayıca az olduğunu öğreneceklerdir."
Onlar seni pek zayıf, yardımcısız görürler. Nihayet vaadolundukları Bedir azabını gördükleri zaman yardımcısı gayet zayıf ve adedi pek az olanın kim olduğunu anlayacaklar.
Tâ ki kendilerine vaat olunanları gördükleri zaman, elbette kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış bilecekler.
Sonunda onlar, kendilerine vaat edileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır.
Nihayet o inkârcılar tehdit edildikleri azabı ve kıyamet saatini gördükleri zaman kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bilip öğreneceklerdir.
Sonunda tehdit edildikleri azabı gördükleri zaman kimin yardımcılarının daha güçsüz ve sayıca daha az olduğunu anlayacaklar.”
Bugün küstahça kibirlenen zâlimler, kendilerine söz verilen azâbın gerçekleştiğini gördüklerinde, kimin sahipsiz, yardımcısız olduğunu ve kimin sayıca az “bir avuç zavallı” olduğunu anlayacaklar!
Ne vaad ediliyor, sonunda gördükleri zaman, kim yardım eden olarak en zayıf, kim sayı bakımından en az, artık bileceklerdir.
Sonunda inkarcılar, sözü edilen tehlikeyi sezdiler. Artık kimin desteği daha zayıf, kimin sayısı daha azmış yakında / BEDİR’de anlayacaklar.
"Sonunda tehdit edildikleri azapla karşılaştıkları zaman, kimin daha zayıf, yardım edeni sayıca daha az bileceklerdir."
Sonunda, kendilerine vadedilen şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve sayısının daha az olduğunu ileride bileceklerdir. [*]
(O kâfirler), kimin yardımcısının daha zayıf ve daha az olduğunu, kendilerine vâdedilen (cehennemi) görünce anlayacaklar.
[Öyleyse bırak,] önceden uyarıldıkları [akibet]i görecekleri an ¹⁸ gelinceye kadar [beklesinler]: o zaman anlayacaklar kim, hangi [tür] insan daha çaresiz ve daha kimsesizdir! ¹⁹
Sonunda onlar kendilerine vaat edilen azabı gördüklerinde, yardıma kim daha muhtaçmış ve sayıca kim daha azmış o zaman anlayacaklar. 4/97, 47/27
Nihayet tehdit edildikleri şeyi, kıyameti, azâbı gördükleri zaman kimin yardım edeninin zayıf ve az olduğunu öğrenecekler.
TEHDİT edildikleri azabı görünceye kadar yolları var;[⁵³⁶⁶] işte o zaman, kimin yardıma daha muhtaç ve sayıca az olduğunu anlayacaklar.[⁵³⁶⁷]
Tehdid olunur oldukları şeyi gördükleri vakit artık bileceklerdir ki, yardımcı itibariyle en zaif ve adeden en az olan kim imiş?
(Ey Muhammed, müşrikler seni zayıf ve yardımcısız sanırlar) Kendilerine va’d olunan azabı gördükleri zaman, kimin yardımcısının zayıf ve az olduğun anlayacaklardır”
Ta ki uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.
Kendilerine vaat edileni gördükleri zaman, kimin yardımcı olarak daha zayıf ve sayısının az olduğunu anlayacaklar.
Ḥattā ol vaḳt ki göreler va‘de olunduḳları nesneyi, bileceklerdür kimüñ[nāṣırı] ża‘īfraḳdur, yā kimüñ ‘adedi azdur.
Kendilerine vâd olunan azabı veya kıyamet saatini gördüklerinde, kimin yardımcılarının daha zayıf, kimin askerlerinin daha az olduğunu, işte o zaman anlayacaklardır.
Kendilerine va'dedilen şeyi (ya azabı veya kıyamet sa'atini) gördükleri zaman, kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir.
Onlar kendilerine va'd olunan 'azâbı gördüklerinde o zamân yardımcı cihetinden daha za'îf ve 'adedi daha az olanın kim oldığını anlarlar.
Bu gibiler tehdit edildikleri azabı görünce, kimin yardımcısının daha zayıf ve daha az sayıda olduğunu öğreneceklerdir.”
Sonunda kendilerine vaadedileni gördüklerinde kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bilecekler.
Nihayet kendilerine vaad edilmiş olan şeyi gözüyle görür ve kimin yardımcısı daha güçsüzmüş, kimin sayısı daha azmış, o zaman anlarlar.
Sonunda, onlar kendilerine vaat edileni gördüklerinde, yardımcı bakımından daha zayıf kim, sayı bakımından daha az kim, bileceklerdir.
Sonunda kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır.'
Nihayet o vaad olundukları azabı (kıyamette) gördükleri vakit; yardımcısı en zayıf, sayıca da en az olan kimmiş bilecekler; (O mu, yoksa kendileri mi).
Nihayet kendilerine va’dedilen azabı gördükleri zaman, kimin yardımcılarının daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir.(*)
Sonunda uyarıldıkları azabı gördüklerinde, kimin yardımcıları daha zayıf ve taraftarlarının daha az olduğunu bileceklerdir.”