5. Ayet
وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ تَقُولَ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۙ
“Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ تَقُولَ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۙ
“Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”
Ve bizse şüphe yok ki ne insanlar, ne de cinler, Allah hakkında yalan şeyler söylemez sanıyorduk.
Biz sanırdık ki, gerek in'den, gerek cin'den Allaha karşı kimse hiç yalan uydurmaya!»
“Biz ise, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”
"Biz gerek insânlardan ve gerek cinlerden kimse Allâh hakkında kizb söylemez zan ider idik."
Halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler, sanmıştık.
"İnsanların ve cinlerin ALLAH'a karşı yalan uyduramıyacaklarını sanmıştık."
Ve doğrusu biz, İns ü Cinn Allaha karşı asla yalan söylemez sanmışız
Doğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.
Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini zannetmiştik.
"Oysa hakikaten biz, insanların ve cinnlerin Allah’a karşı asla yalan söylemeyeceklerini zannetmiştik."
Doğrusu biz “insin ve “cinnin”¹ Allah'a karşı asla yalan söylemeyeceklerine inanıyorduk.
“daħı bayıķ śanduġ-ıdı kim hergiz söylemeye ādemį daħı perrį Tañrı üzere yalan.”
«Gerçek biz de insan (olsun), cin (olsun) Allaha karşı (hiçbiri) asla yalan söylemez, sanmıştık.»
“Hâlbuki biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında aslâ yalan söylemeyeceklerini sanmıştık!”
Oysa gerçekten biz, insanların ve (bizim gibi görünmeyen bir varlık olan) cinlerin Allah hakkında; yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.
“Biz tanıdığımız (ins) ve tanımadığımız yabancı (cinlerin) kimselerin Allah adına, kesinlikle yalan söylemeyeceklerini zannediyorduk.”
Doğrusu, şimdiye kadar biz, insanlar olsun, cinler olsun, Allah’a karşı h,iç yalan söylemezler sanıyorduk.
«— Biz insanlardan, perilerden hiçbir kimse Allah namına yalan söz söyleyemeyecek, zannediyordun da onlara uymuştun.»;
“Muhakkak ki biz, insanların da cinlerin de Allah’a karşı yalan söyleyemeyeceklerini zannediyorduk.”
“Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.”
Ve gerçekten biz insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.
Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla gerçek dışı şeyler söylemeyeceklerini ¬sanırdık.
“Ey halkımız! Doğrusu, insanların ve cinlerin Allah’a karşı bu kadar pervasızca ve bile bile yalan söyleyecekleri, aklımızın ucundan bile geçmezdi.”
“Biz, zannediyorduk ki; Cinnler ve İnsanlar, Allah’a asla yalan söylemeyecekler”.
hattâ iblisin yanlış bilgilendirmesi yüzünden biz, 'ins ve cin, Allah'a yalan söyleyemez' diye biliyormuşuz.
"Biz temiz bir insanız. Saf düşüncelere sahibiz. İnançlarımız net, arı duru, bu nedenle insanların bize yalan söylemeyeceklerini düşünüyorduk! Allah hakkında bizi kandırmayacaklarını sanıyorduk! Bu inancımız sadece bildiğimiz tanıdığımız insanlar için değildi. Biz bilmediğimiz tanımadığımız bütün insanların da aynı şekilde, insanları kandırmayacaklarına inanıyorduk! Bu nedenle insanlara güvendik! Onların sözlerine uyarak peşlerinden gitmiştik! Hâlbuki onlar bize yalan söylemişler!"
Biz hiçbir insan ve cinin Allah hakkında yalan söylemeyeceğini sanmıştık.
“Biz de; insanların ve cinlerin, Allah’a karşı kesinlikle yalan söylemeyeceklerini sanırdık.
ve ne insanın ne de [hiçbir] görünmez gücün Allah hakkında yalan uydurmayacağını ³ düşün[mekte yanılmış]tık.
– Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asılsız şeyler söylemeyeceklerini zannederdik. 2/78, 11/18-19
“Biz, insanların ve cinlerin Allah adına asla yalan uydurmayacağını, Allah'a iftira etmeyeceğini biliyorduk.”
Halbuki biz, ne insanların ne de cinlerin Allah’a iftira edeceğine asla ihtimal vermezdik.”[⁵³⁴⁷]
«Ve doğrusu biz sanmış idik ki, insan ve cin, Allah'a karşı bir yalan söyler değildir.»
“Biz ise, insanlar ve cinler Allah'a karşı, asla yalan söylemezler sanıyorduk”
Kesinlikle biz insanların ve cinlerin, Allah’a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.
Biz de, insanların ve cinlerin Allah hakkında yalan söylemeyeceklerini zannederdik.
Daḫı biz ṣanurduk ki eyitmez ins ve cin Tañrı Ta‘ālā ḥaḳḳına yalansöz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. De ki: Bana vahyolunduğuna göre bir cin cemaati Kur'ân'ı dinledikten sonra şöyle dediler: “Biz gerçekten, doğru yolu gösteren harikulade bir Kur'ân dinledik. Bundan böyle Rabbimize asla bir şerik tanımayacağız. Rabbimizin şanı çok yücedir, O ne eş, ne de çocuk edinmiştir. Meğer içimizden birtakım cahiller, Allah hakkında gerçek olmayan sözler söylüyormuş! Biz de saf saf, insanları ve cinleri, Allah hakkında yalan söylemez sanmışız! Meğer bir kısım insanlar cinlerden bazılarına sığınıp, böylece onları daha da azgın hale getirmişler! Onlar da, sizin zannettiğiniz gibi, Allah'ın ölen hiçbir kimseyi diriltmeyeceğini zannetmişler. [37, 1;46, 29-33]
Biz insanların ve cinlerin, Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık (onun için o beyinsizin sözüne uymuştuk),
"Ve biz zan iderdik ki insânlardan ve cinlerden hiç biri Cenâb-ı Hak üzerine yalan söylemez" didiler.
Biz sanıyorduk ki insanlar ve cinler, Allah’a karşı yalan söyleyemezler.
Oysa biz insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.
“Oysa biz ne insanların, ne de cinlerin Allah hakkında yalan söylemeyeceklerini sanırdık.
"Biz sanmıştık ki, ne insanlar ne de cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler."
'Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemiyeceklerini sanmıştık.'
Hakikaten biz, insan ile cin, Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.
“Ve insanlar ile cinlerin, Allah namına yalan uydurmayacaklarını sanıyorduk.”
“Biz, insanları ve cinleri Allah hakkında asla yalan söylemezler sanmıştık.”