Müzzemmil Suresi 11. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

11. Ayet

وَذَرْن۪ي وَالْمُكَذِّب۪ينَ اُو۬لِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَل۪يلًا

Nimet içinde yüzen o yalanlayıcıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bana bırak nimet sahibi olan yalanlayanları ve az bir zaman mühlet ver onlara.

Besim Atalay (1965)

Nimet içinde olan, yalanlayan kimseleri sen bana bırak, biraz vakit ver

Cemal Külünkoğlu

Nimet içerisinde yüzen o yalancıları bana bırak ve onlara biraz daha zaman tanı!

Cemil Said (1924)

Seni tekzîb iyleyen ağniyâyı bana havâle it. Ve ânlara biraz mühlet vir.

Diyanet Vakfı

Nimet içinde yüzen o yalancıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

Edip Yüksel

Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları bana bırak; onlara biraz süre tanı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bırak da bana o tekzîb edici zevk-u refah sahiblerini, mühlet ver onlara biraz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O yalanlayıcı zevk ve refah sahiplerini bana bırak, onlara biraz mühlet ver.

Emrah Demiryent

Nimetler içinde yüzen o yalancıları (müşrikleri), bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Kur’an’ın hüküm ve haberlerini) Yalanlamakta olan (şu) nimet (refah ve servet) sahiplerini de Sen Bana bırak ve onlara az bir süre tanı.

Erhan Aktaş

Varlık sahibi, yalanlayıcıları Bana bırak. Onlara biraz süre tanı.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķo beni yalan dutıcılar-ıla ni'met işleri daħı müħlet vir anlara az.

Hasan Basri Çantay

Yalan sayacak olan o varlık saahiblerini bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

Hayrat Neşriyat

Refah sâhibi (varlıklı) o yalancıları ise, bana bırak ve onlara biraz mühlet ver!

İhsan Aktaş

Ve (Resulüm!) Varlık sahibi oldukları hâlde (benden geldiğini umursamadan) hakikati yalanlayanları (o azgın ve zalim müşrik liderleri) bana bırak; (ecelleri gelinceye kadar) onlara biraz süre tanı (eziyetlerine karşı bir süre dayan). (*)

İlyas Yorulmaz

Beni ve nimet sahibi yalancıları başbaşa bırak ve onlara biraz zaman tanı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Varlıklardan olup da seni yalan sayanları Bana bırak. Onlara biraz gün ver.

İsmail Hakkı İzmirli

Varlık sahibi olup yalan sayan (Kureyş/in kodamanlarını) bana bırak. Onlara biraz mühlet ver.

İsmail Yakıt

Nimet içinde yüzen o yalancıları Bana bırak. Onlara biraz süre tanı.⁴

Kadri Çelik

Yalanlamakta olan nimet sahiplerini sen bana bırak ve onlara az bir süre tanı.

Abdullah Parlıyan

Varlık ve bereket içinde yüzen hakkı yalanlayanları bana bırak, onlara biraz mühlet ver.

Kuran Yolu

Nimet içinde yüzen o yalanlayıcıları bana bırak ve onlara biraz süre tanı.

Mahmut Kısa

Nîmet ve servet içinde yüzdükleri hâlde, bu nîmetleri kendilerine bahşeden Yaratıcının mesajını reddeden o inkârcıları Bana bırak; çünkü onların hakkından bizzat Ben geleceğim! Sen de tebliğ ve uyarının apaçık ve eksiksiz bir şekilde yerine getirileceği ve —dünyada veya âhirette— azap hükmümüzün gerçekleşeceği ana kadar sabret; onlara biraz daha süre tanı. Çünkü onlar, bu dünyada nîmet ve belâlarla imtihâna tâbi tutulacaklar.

Mahmut Özdemir

Nimet sahibi Yalanlayıcılar’ı bana bırak! Onlara biraz süre tanı!

Mehmet Çakır

Varlıklı inkarcıları bana bırak, biraz da sabır.

Mehmet Çoban

Kendilerini dünyada varlık sahibi görerek şımaran, şımarıklıkları yüzünden seni yalanlayanları Rabbine bırak! Onlara düşünmeleri için mühlet ver! Düşünüp öğüt alırlarsa kendileri için öğüt alırlar. Düşünüp öğüt almazlarsa onların hesaplarını görürüz.

Mehmet Okuyan

Nimet sahibi (olan) o yalanlayıcıları bana bırak; [*] onlara biraz zaman tanı! [*]

Mehmet Türk

O yalanlayıcı ve zevkine düşkün kim-seleri Bana bırak ve onlara biraz süre tanı.

Muhammed Esed

Ve nimet içinde oldukları halde [Allah’tan geldiğini umursamadan] hakikati yalanlayanları Bana bırak; ⁶ onlara bir süre daha dayan:

Mustafa Çavdar

Seni yalanlayan zevk ve safa düşkünü zenginleri bana bırak ve onlara biraz mühlet ver! 6/33-34, 74/11...25

Ahmet Tekin

Senin peygamberliğini ve Kur'ân'ı yalanlayan güç ve servet sahiplerini bana bırak. Onlara az bir mehil ver.

Mustafa İslamoğlu

ve Bana bırak refah içinde yüzdükleri halde yalanlayanları;[⁵³⁸⁴] onlara az bir süre daha tanı![⁵³⁸⁵]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o nîmet sahipleri olan mükezzipleri bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

Orhan Kuntman

Nimet içinde yüzen (fakat Rablerinin ayetlerini) yalan sayan o (müşriklerin) elebaşlarını bana bırak! (Ben onlardan senin intikamını alırım) Onlara bir süre tanı! (Takdir ettiğimiz o süre dolunca biz onların hakkından geliriz.)

Osman Fırat

Nimet içinde yüzen o yalanlayıcıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

Şaban Piriş

Varlıklı olup da yalanlayanı bana bırak. Onlara biraz süre tanı.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳoy beni ni‘metler issi yalancılar‐ıla ve anlara az mühlet vir.

Suat Yıldırım

Nimet ve devlet içinde yüzen, hak dini yalan sayanları, sen Bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

Süleyman Ateş

Beni ve o ni'met sahibi yalanlayıcıları yalnız bırak ve onlara biraz mühlet ver.

Süleyman Tevfik (1927)

Ni'met sâhibi olan (ağniyâ ve ruesâ) müşrikleri bana bırak. (Onların cezâsını ben viririm.) Az bir müddet onları imhâl it.

Süleymaniye Vakfı

O varlıklı yalancıları Bana bırak; onlara biraz süre ver!

Ahmet Varol

Varlık sahibi yalanlayıcıları sen bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

Ümit Şimşek

Nimetler içinde yüzen yalanlayıcılara biraz süre tanı ve onları Bana bırak.

Yaşar Nuri Öztürk

Benimle, o nimete boğulmuş yalanlayıcıları baş başa bırak! Birazcık süre tanı onlara.

Ali Bulaç

Yalanlamakta olan nimet (refah ve servet) sahiplerini sen bana bırak ve onlara az bir süre tanı.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, seni) inkâr eden o refah sahiblerini bana bırak ve onlara biraz mühlet ver; (yakında Bedir savaşında ve kıyamette onların cezasını vereceğim).

Bahaeddin Sağlam

Nimet içinde boğulan o yalanlayıcıları Bana bırak. Onlara az bir mühlet tanı.

Bayraktar Bayraklı

Nimet içinde yüzen o yalancıları/kâfirleri bana bırak ve onlara biraz mühlet ver!