5. Ayet
اِنَّا سَنُلْق۪ي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَق۪يلًاۜ
Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّا سَنُلْق۪ي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَق۪يلًاۜ
Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.
Gerçekten de sana ağır bir şey vahyedeceğiz.
Sana ağır bir söz vahiy edeceğiz
Çünkü biz sana sorumluluğu ağır olan bir mesaj bırakacağız.
Sana ağır sözler vahy iyleyeceğiz.
Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.
Biz sana ağır bir söz bırakacağız.
Çünkü biz senin üzerine ağır bir söz ilka edeceğiz
Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız (Kur'an vahyedeceğiz).
Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır, (yüce) bir kelâm (olan Kur’ân’ı) vahyedeceğiz.
Doğrusu Biz Senin üzerine oldukça ağır bir söz (Vahy-i İlahi gibi çetin bir emanet) yükleyeceğiz (ve Seni büyük mesuliyet altına sokacağız).
Biz, sana ağır bir söz bırakacağız.¹
bayıķ biz tįz bıraġavuz üzerüñe söz aġır.
Hakıykat biz sana ağır bir söz vahyediyoruz.
Çünki biz, senin üzerine (kıymeti pek) ağır bir söz (Kur'ân) bırakacağız(vahyedeceğiz)!
Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz (mesaj, Kur’an) vahyedeceğiz. *
Elbetteki biz sana ağır bir sözü (görev) yükleyeceğiz.
Gerçekten Biz senin gönlüne çetin bir sözü bildiriyoruz.
Sana çetin bir sözü [⁴] vahiy ve ilka ediyoruz.
Muhakkak ki Biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz tevdi edeceğiz [senulkî].
Şüphesiz biz senin üzerine oldukça ağır bir söz (Kur'an) ilka edeceğiz.
Gerçekten biz sana ağır sorumluluklar yükleyen bir mesaj vahyedeceğiz.
Doğrusu biz sana, taşınması zor bir söz vahyedeceğiz.
Çünkü Biz sana, taşıdığı değer ve yüklediği sorumluluk bakımından çok ağır bir söz vahyedecek ve böylece senin omuzlarına, Kur’an’ı anlama, yaşama, diğer insanlara tebliğ etme ve yeryüzüne egemen kılma görevini yükleyeceğiz.
Biz, sana çok ağır bir söz bırakacağız.
Çünkü sana, ağır bir sorumluluk vereceğiz.
Zira sana sorumluluğu çok ağır bir söz bırakacağız.
Şüphesiz ki biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz bırakacağız ( vahyedeceğiz).
Çünkü Biz, sana çok mübârek¹ bir söz indireceğiz.
Biz sana (sorumluluğu) ağır bir mesaj tevdî edeceğiz;
Zira biz sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. 42/52, 87/6
Sana, vahyi sıkıntılı, sorumluluğu ağır, değeri yüce bir kelâmı Kur'ân'ı vahyedip, onu senin kalbine, hafızana yerleştireceğiz.
Çünkü Biz, sana ağır bir söz indireceğiz;
Şüphe yok ki Biz sana ağır bir kelâm vahyedeceğiz.
Çünkü biz sana (taşıması) ağır bir kelâm vahyediyoruz.
Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.
Çünkü biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.
Biz indürecegüz senüñ üstüñe muḥkem ḳuvvetlü söz.
Biz sana pek ağır bir söz vahyedeceğiz.
Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.
Biz sana ağır kelâmı (tekâlifi muhtevî oldığı cihetle veyâ cihât-ı sâireden dolayı ağır olan Kur'ân'ı) ilkâ ve vahy ideriz.
Çünkü sana ağır bir görev yükleyeceğiz.
Doğrusu biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.
Biz sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz.
Doğrusu, biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.
Gerçekten senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.
Çünkü biz, sana, (sorumluluğu) ağır bir söz (Kur'an) vahy edeceğiz.
Çünkü Biz, sana ağır bir söz ilka edeceğiz.
2,3,4,5,6,7,8. Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur'ân'ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O'na ver![689]