13. Ayet
وَبَن۪ينَ شُهُودًاۙ
12,13. Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَبَن۪ينَ شُهُودًاۙ
12,13. Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
Gözlerinin önünde duran oğullar verdim.
O Yanından ayrılmayan oğullar da vermiştim
Gözü önünden ayrılmayan evlatlar (lütfettim).
Ve gözlerinin önünde evlâdını büyütdirdim.
11, 12, 13, 14. Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
Hem de gözü önünde çocuklar...
Hem goz önünde uğullar
Hem göz önünde oğullar verdim.
12-13. Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
Göz önünde (çevresinde) hazır (mutluluk kaynağı) çocuklar (verdim).
Ve her zaman yanında olan evlatlar.
daħı oġlanlar ḥāżırlar.
11,12,13,14. Bir tek (ya'nî nev'i şahsına münhasır) olarak yaratdığım, kendisine uzun boylu mal ve (yanında ve toplantılarda dâima) haazır bulunmak üzere oğullar verdiğim, (yaşayışını, ömrünü, evlâdlarını) yaydığım (bol bol ihsan etdiğim o kâfir adam) ı bana bırak.
12,13. Ona, (kapladığı yerler dahi pek) uzun olan bir mal ve (her işinde) yanında hazır oğullar verdim!
Bir de gözü önünden ayrılmayan (emrinden çıkmayan mutluluk kaynağı) evlatlar.
Şahitler olarak oğullar.
Ben ona gözleri önünde duracak çocuklar verdim.
Göz önünde duracak [¹³] oğullar verdim;
Göz önünde oğullar,
(Göz önünde) Hazır çocuklar (verdim).
her zaman yanında ve toplantılarda hazır bulunan oğullar verdiğim,
12-13. Kendisine geniş bir servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim;
Ayrıca, her birisi önemli birer mevki sahibi olan ve etrafında emre hazır bekleyen göz önünde bulunan güçlü kuvvetli ve sağlıklı çocuklar,nice sosyal imkanlar armağan ettim,
Göz önünde görünen oğullar da!
12,13. Çünkü ben, yaptıklarına şahit olarak mal ve evlat verdiğimi,
Onu sevindiren güçlendiren evlatlar verdim!
Göz önünde olan çocuklar (verdim).
11,12,13,14. Bırakın Bana! O kendi ellerimle yarattığım,¹ kendisine bolca servet ve gözünün önünde duran oğullar verdiğim ve önüne imkân ve fırsatlar serdiğim adamı.²
ve [sevginin] şahitleri olarak çocuklar,
Çevresinde dönüp duran evlatlar lütfettim. 3/14, 9/55
Ona ellerinin değdiği işi başaran, itibarlı ve liderlik kabiliyetleri yüksek, şöhretleri kendisine denk, babalarını yalnız bırakmayan oğullar vermiştim.
Bir de (cömertliğimin) şahitleri olan çocuklar…
Ve yanında hazır oğullar (verdim).
12,13,14. (Çünkü) O kâfire, hem çok bol mal mülk servet, hem kendisine yardıma çok fazla oğullar, hem de -şöhret sahibi olmasını sağlayacak mevki gibi- büyük imkânlar verdiğim halde (imana davet edildiğinde, küfründe direniyor da)
Göz önünde oğullar (verdim).
Göz önünde oğullar verdim.
ve oġlanlar virdüm özine ḥāżır.
11, 12, 13, 14. Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkânı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
Göz önünde oğullar (verdim).
Onunla berâber bulanan evlâdlar virdim.
Yanından ayrılmayan oğullar[*] verdim.
Ve çevresinde bulunan oğullar (verdim),
Ve dizinin dibindeki evlâtlarını verdim.
Göz doyurucu oğullar verdim.
Göz önünde-hazır çocuklar (verdim).
Hem (kendisi ile) hazır bulunan oğullar...
Ve çalışma yaşına yetişmiş erkek çocuklar verdim.
11,12,13,14. Tek olarak yarattığım, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için nimetleri serdikçe serdiğim o kişiyi bana bırak!