53. Ayet
كَلَّاۜ بَلْ لَا يَخَافُونَ الْاٰخِرَةَۜ
Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
كَلَّاۜ بَلْ لَا يَخَافُونَ الْاٰخِرَةَۜ
Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.
Hayır, öyle değil, onlar, ahiretten korkmazlar.
Hayır, onlar ahretten korkmuyorlar!
Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.
Aslâ böyle olmaz! Lâkin âhiretden korkmuyorlar.
Hayır! Aslında onlar ahiretten korkmuyorlar.
Doğrusu, onlar ahiretten korkmuyor.
Hayır, doğrusu Âhıretten korkmıyorlar
Yok, yok onlar ahiretten korkmuyorlar.
Hayır! (Bu istekleri haddi aşan boş temennilerdir. Gerçek şu ki,) onlar, (inanmadıkları için) âhiretten (hesap gününden) hiç korkmuyorlar.
Bilakis; onlar ahiretten gerçekten korkmuyorlar.
Hayır! Doğrusu onlar ahiretten korkmuyorlar.
degül eyle! belki ķorķmazlar 'āħiretden.
Hayır (bu isteyişleri boşdur). Daha doğrusu onlar âhiretden korkmazlar.
Hayır! Bil'akis (onlar), âhiretten korkmuyorlar!
Hayır, (onların bu istekleri boştur,) bilakis onlar (inanmadıklarından dolayı) ahiretten endişe duymazlar.
Hayır! Onlar, ahiret gününden hiç korkmuyorlar.
Yok, onlar öbür dünyadan korkmazlar.
Yok yok, asla istedikleri olamaz. Belki onlar, âhiretten korkmazlar.
Hayır, asla! Bilakis onlar ahiretten korkmuyorlar.
Hayır, onlar hiç şüphesiz ahiretten korkmuyorlar.
Hayır, onların bu istekleri boştur. Gerçekten onlar öldükten sonra dirilmeyi, hesabı, ceza ve mükafatı kabul etmeyen ve bu yüzden de Kur'ân'dan yüz çeviren kimselerdir.
Hayır! Aslında onlar âhiretten korkmuyorlar.
Hayır; olmaz öyle şey! Onların inkârlarının asıl sebebi şudur: Doğrusu onlar ilâhî adâleti hiç hesaba katmıyor, âhiretten hiç korkmuyorlar!
Hayır! Aksine Âhiret’ten korkmazlar.
Hayır olamaz. Onlar ahiretten korkmuyorlar.
Bilmiyorlar mı? Rabbin dilediğine elçi, dilediğine sahifeler gönderir. Onlar böyle davranarak ahiretten korkmadıklarını gösteriyorlar.
Hayır! Aslında onlar ahiretten korkmuyorlar.
53,54. Asla! (Böyle olmaz.) Onlar, âhiretten de korkmuyorlar. Hayır! (Şunu iyi bilsinler ki) o (Kur’ân), elbette bir öğüttür.
Asla, onlar öteki dünya[ya inanmazlar ve on]dan korkmazlar.
Hayır, aksine onlar ahireti hesaba katmıyorlar. 6/29, 44/35
İstedikleri bu değil, aslında onlar âhiretten, hesaptan, cezadan korkmuyorlar.
Yoo! Aksine onlar âhiret endişesi taşımıyorlar.[⁵⁴⁴⁰]
Hayır. Doğrusu (onlar) ahiretten korkmazlar.
Hayır!.. (Herkese gökten sahife indirilmez, öyle de olsa onlar -işlerine gelmediği için- yine iman etmezler) Aslında onlar ahiretten korkmuyorlar!
Yok, aksine onlar ahretten korkmuyorlar.
Hayır, aksine onlar ahiretten korkmuyorlar.
Bel ki anlar āḫiretden ḳorḳmazlar.
Hayır! onlar aslında âhiret endişesi taşımazlar.
Yok yok onlar ahiretten korkmuyorlar.
Hayır! (İstedikleri olmaz) Belki onlar âhiretden korkmazlar.
Hayır (herkese sayfa verilmez)! Aslında onlar ahiretten korkmuyorlar.
Hayır. Gerçek şu ki, onlar ahiretten korkmuyorlar.
Heyhat! Aslında onlar âhiretten korkmuyorlar.
Hayır, öyle şey olmaz! Doğrusu şu ki, âhiretten korkmuyorlar.
Hayır; onlar şüphesiz ahiretten korkmuyorlar.
Hayır, (onlara bu istedikleri verilmez), hakikat şu ki, onlar ahiretten korkmazlar.
Hayır, onlar ahiretten korkmuyorlar. (Onun için senin getirdiğin mesajları kabul etmiyorlar.)
Hayır! Aslında onlar âhiretten korkmuyorlar.