6. Ayet
وَلَا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُۙ
İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُۙ
İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
Ve birşeyi, daha fazlasını elde etmek için ve başa kakarak verme.
Verdiğini çok görme
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma (kendine kazanç aracı kılma)!
6,7. Başkasının zararına zengin olmak içün malını virme, rabbini sabır ile bekle.
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
İhtiraslı olma.
Hem çoksunarak menn etme
Yaptığını çok görerek başa kakma.
Karşılık bekleyerek iyilik yapma.
(Ey Nebim! Sakın karşılığında) "Daha fazla istekte bulunmak (ve başa kakmak) için iyilik yapma!" (Yaptığın hizmeti, çektiğin zahmeti ve yüklendiğin külfeti; "bunları başkaları yapamaz, kimse altından kalkamaz, bu iyiliklerimin karşılığı bulunmaz" diye, ibadet ve iyilikleri gözünde büyütme, insanlara minnet etme, onlara sıkıntı verme, az bir şey verip, karşılığında çok şey istemek, Dinen ve vicdanen ne kadar uygundur?!)
Karşılık bekleyerek iyilik yapma.¹
daħı maluñdan virme çoķ isteyesen ya'nį çoķ yanud umup maluñdan virme kimseye.
İyiliği — çoğu isteyerek — yapma.
Hem (yaptığın ve yapacağın iyilikleri) çok görerek başa kakma!
Ve (ayrım yapmaksızın herkese) iyilik yapmayı da kendine kazanç aracı kılma (yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma)!
İsteyerek çokça yaptığın iyilikleri başa kakma.
Yaptığın iyiliği çok görme.
Çok istemek üzere bir şey verme [¹⁰],
Yaptığın iyiliği çok görüp başa kakma.
Yaptığın iyiliği çok görüp başa kakma.
İyilik yapmayı kendine kazanç aracı kılma veya yaptığın iyiliği çok görüp başa kakma.
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
Yaptığın iyilikleri gözünde büyüterek başa kakma! Kalp kırarak, gönül inciterek hayır ve hasenatını boşa çıkarma! Hiçbir karşılık beklemeden, yalnızca Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için iyilik yap; en büyük hayır ve hizmetlerde bulunmuş olsan bile, asla kendini büyük görüp gurura kapılma!
Çoğunu istemek üzere iyilik yapma / minnet etme / başa kakma!
6,7. İyiliklerini sayarak başa kakma. // Allah için sabret.
İnsanlara iyilik yaparsan karşılığını bekleme! En güzel, en değerli iyilik karşılıksız yapılan iyiliktir. Yaptığın iyilikleri insanların başına kakma! Bu çok kötü bir huydur.
(Yaptığını) çok görerek başa kakma!
(Yaptıklarını) çok görerek başa kakma.¹
İyilik yapmayı kendine kazanç aracı kılma, ³
Bunları gözünde büyütüp de yaptığın iyiliği çok görme. 18/28, 20/131
Verdiğinden daha fazlasını almak için kimseyi minnet altında bırakma. Yaptığın iyiliği çok sunarak, başa kakma, karşılık bekleme, nazlanma.
İyilik yapmayı kazanç kapısı haline getirme![⁵⁴⁰⁵]
Çok görerek minnette bulunma.
(Görevini yaparken verdiğin öğütleri) Çok görerek onlara minnette bulunma!
Verdiğini çok bularak başa kakma.
Yaptığın iyiliği çok görme.
Daḫı bir nesne virme çoḳ almaġ‐ıçun!
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10. Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden! ) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddî manevî kirlerden arın, Pis ve murdar olan her şeyden kaçın Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sûr'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kâfirlere hiç kolay olmayan bir gün!
Verdiğini çok bularak başa kakma.
Ziyâdesini istemek içün virme yâhud çok 'ibâdetinde rabbine minnet itme.
Yaptığını çok görerek başa kakma!
Yaptığın iyiliği daha çoğunu istemek için yapma.
Yaptığını çok görüp de başa kakma.
Çok bularak başa kakma yaptığın iyiliği!
Daha çok istekte bulunmak (başa kakmak) için iyilik yapma.
Az bir şey verib karşılığında çok şey isteme.
Daha çok gelsin diyerek, (kimseye) bir şey verip minnet etme.(*)
Yaptığını çok göstererek başa kakma!