5. Ayet
بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ
Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.[567]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ
Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.[567]
Hayır, insan, ilerde olanı yalanlamak ister.
Hayır, insan, önünde bulunanı tanımamak istemekte
Fakat insan (dünyada istediği gibi yaşamak için) önünde duran (kıyamet ve âhiret) gerçeğini yalanlamak ister.
İnsân önünde olan şeyi inkâr itmek istiyor.
Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister.
Doğrusu, insan her şeyin önüne sergilenmesini ister.
Fakat insan ister önünde fücur etmesini
Fakat insan günahı devam ettirmek ister.
Fakat (kâfir) insan, önündekini (diriliş gününü) inkâr etmek ister.
Ancak (maalesef çoğu) insan (sonunun kötü olacağını bile bile), önündeki (kalan ömür günlerini) fısk-u fücurla (günah ve ahlâksızlıkla) sürdürmek istemektedir.
Aslında o insan¹, ömrünü² mücrim³ olarak geçirmeyi ister.
belki diler ādemį kim ma'śįyet eyleye ileyinde.
Fakat insan, önündeki (o kıyameti) yalanlamak diler.
Fakat insan önünde(ki gelecekte) de günâh işlemek ister.(1)
Tam aksine (genellikle inkârcı) insan, önündeki (zamanı)nı (kalan ömrünü) taşkınlık yaparak (kural tanımadan) geçirmek istiyor.
Tam aksine insan, geri kalan ömrünü (önünde kalan zamanı) taşkınlık yaparak (kural tanımadan) geçirmek istiyor.
Ancak, kişi hep dürtülerine uymak ister.
Hayır, insan önünde olan kıyameti yalan saymak ister [⁴].
Bilakis, insan önündekini/kıyameti yalanlamak ister.
Fakat insan günahı devam ettirmek ister.
Hayır, insan ileride olacak olan kıyameti yalanlamak ister.
Fakat insanoğlu önündeki zaman içinde de günah işlemeye (bugünden) istekli durur.
Fakat bu hakîkati idrâk edemeyen insan, ahmakça tavır ve davranışlarıyla geleceğini berbat etmek ister. Şöyle ki:
Aksine İnsan istiyor, önündekine (Kıyâmet gününe) aldırmayarak (fücur) günah işlesin!
Ah şu insan! istikbalini karartma pahasına da olsa hâlâ:
Buna rağmen insan geleceğini yalanlıyor.
5,6. Aslında (inkârcı) insan, “Kıyamet günü de ne zamanmış!” diye sorarak, önündekini (ahireti) yalanlamak ister.
Fakat o insan sürekli olarak (Rabbine karşı) terbiyesizliğini sürdürmek ister.
Ama yine de insan, önüne serilmiş olan şeyi inkara kalkışır,
Fakat insan ömrünü boş arzu ve heveslerle geçirmeyi yeğler. 3/185, 57/20
Fakat insan, diriltilmeyi ve hesaba çekilmeyi yalanlamak, öncelikle günah işleyip tevbeyi ileri bir tarihe tehir etmek istiyor.
Ne var ki genellikle (inkârcı) insan, önündeki (hakikati)[⁵⁴⁴⁵] yalanlamaya bayılır;[⁵⁴⁴⁶]
Fakat insan diler ki ilerisinde de isyana devam etsin.
5,6. Fakat (küfürde direnen) insan, kıyâmet gününü uzak görmek (nasıl olsa ilerde tevbe ederim diyerek günah işlemeye devam etmek) ister de "Kıyâmet günü ne zamanmış?" diye sorar.
Fakat insan, suç işleyerek önündekini berbâd etmek ister.
Oysa, insan önündekini yalanlamak ister de..
Bel ki diler ādem oġlanı ki dāyim ola fücūr üstine.
Fakat insan suç işleyip durmak için önündeki kıyameti inkâr etmek ister de,
Fakat insan, devamlı suç işleyerek ilerisini berbadetmek ister.
(Buna kudretimizi bilir) ve fakat insân önündeki ba's ve neşri inkâr itmek ister.
Ama, günahkar kişi, ilerisi ile ilişiğini kesmek ister[*].
Doğrusu insan önündeki (ömrü)nü de kötülükler işleyerek geçirmek ister.
Fakat insan günahına devam etmek ister.
Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister.
Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister.'
Fakat insan, fenalığını önüne sürmek ister.
Fakat insan, önünü boş bulup boyuna günah işlemek istiyor.(*)
5,6. Doğrusu insan, önündeki kıyameti inkâr etmek ister: “Kıyamet günü ne zamanmış?” diye sorar.