10. Ayet
اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَر۪يرًا
“Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَر۪يرًا
“Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız.”
Şüphe yok ki biz, suratları astıran, azabı pek şiddetli olan gün, Rabbimizden korkarız.
Biz, Tanrımızın hem katı hem de sarp olan bir gününden korkarız!»
Çünkü biz, yüzleri asık duruma getiren çetin bir günde Rabbimizin azabından korkarız.”
10,11. "Biz Allâh’ın müdhîş ve felâketli bir gün göstereceğinden korkuyoruz" diyen munsıf ’ibâdını Allâh o gün felâketden muhâfaza idecek ve alınlarına beşâşet ve kalblerine sürûr virecekdir.
«Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O'nun azabına uğramaktan) korkarız» (derler).
"Biz, suratsız ve belalı bir günden ötürü Rabbimizden çekiniriz."
Çünkü biz rabbımızdan korkarız, bir suratsız kara günden (derler)
"Biz sert ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız." derler.
Şüphesiz biz, yüzleri asık duruma getiren çetin bir günün azabından dolayı, Rabbimizden korkarız.”
"Çünkü Biz, (herkesin kendi başının çaresine bakacağı ve korkudan dehşete kapılacağı) o asık suratlı zorlu bir gün (ahiret ve hesap) nedeniyle Rabbimizden korkan (kimseleriz)."
Biz; yüzlerin asık olduğu, belâlı, zor günde Rabb'imizin azabından korkarız.
“bayıķ biz ķorķaruz çalabumuzdan bir günden burtmış ķatı śarp.
«çünkü biz Rabbimizden, o burtarık suratlı çetin günden korkarız» (derlerdi).
9,10. “Sizi, ancak Allah rızâsı için yediriyoruz; sizden ne bir ücret, ne de bir teşekkür bekliyoruz; çünki biz, kaşları çatık, asık suratlı bir günde Rabbimizden korkarız!” (derlerdi).
Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde (ahirette) Rabbimizden korkarız’ derler.
Biz Rabbimizden gelecek sıkıntı ve kâbuslarla dolu bir günden korkuyoruz.
çünkü bizler çalabımızdan korkarız, o asık suratlı, sert günden" derlerdi.
Çünkü Rabbimizin insanı pek ziyade ekşi suratlı yapacağı günden korkuyoruz» derlerdi.
“Muhakkak ki biz, o korkunç ve dehşetli günde Rabbimizden korkarız” (derler).
“Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle Rabbimizden korkmaktayız.”
Doğrusu sıkıntı ve dehşet dolu bir günde Rabbimize vereceğimiz hesabın korkusunu duyuyoruz.”
Biz, dehşetli, çetin bir günde rabbimizden korkarız.”
“Çünkübiz, asık suratlı ve dehşet verici Gün gelip çattığında, Rabb’imizin huzurunda hesaba çekilmekten korkuyoruz.”
"Biz, korkunç suratsız bir günde rabbimizden korkuyoruz".
açıkçası biz, Rabb'imizin o, karabasan sıkıntılı gününden korkuyoruz. " derlerdi.
"Çünkü biz, suratların asılacağı, bize verilen nimetlerin hesabının sorulacağı çetin bir günden korkar, Rabbimizden sakınırız." derler.
9,10. (Şöyle derler:) “Biz sizi yalnızca Allah rızası için doyuruyoruz; sizden herhangi bir karşılık da teşekkür de istemiyoruz. [*] (Çünkü) biz, zor ve belalı bir günde Rabbimizden (O’nun azabından) korkuyoruz.”
“Çünkü biz asık suratlı, çatık kaşlı¹ o gün(ün azâbın)dan dolayı Rabbimizden korkarız.” derler.
doğrusu, sıkıntı ve dehşet dolu bir Gün’de Rabbimize (vereceğimiz) hesabın korkusunu duyuyoruz!” ¹²
Zira biz, çok çetin ve sıkıntılı bir günde Rabbimizin azabından korkarız.” Derler. 17/57, 24/37, 70/27
“Biz, zor ve belâlı bir günde Rabbimizden korkarız.” derler.
Elbet biz yüzleri astırıp kaşları çattıran bir günde Rabbimizden korkarız.”
«Muhakkak ki, biz Rabbimizden korkarız, bir katı yüzlü, şiddetli günden.»
9,10. "Sizden bir karşılık beklemiyoruz, biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz. Çünkü biz o çetin günde Rabbimizden (O'nun azabından) korkarız” derlerdi!
"Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız. "
Biz, korkunç şiddetli bir günde Rabbimiz'den korkarız.
Biz ḳorḳaruz, dirler, Tañrımuz ‘aẕābından bir günde ki yüzler ‘abūs olaanda.
Biz, yüzleri ekşiten asık suratlı o günde Rabbimizin gazabından korkarız. ”
Çünkü biz suratsız, çok katı bir gün(ün azabın)dan ötürü Rabbimizden korkarız. (derler).
"Yüzlerin mütemâdiyen buruşuk ve çirkin oldığı günde rabbimizin 'azâbından korkarız" dirlerdi.
Çünkü bizler, zor ve insanı iyice bunaltacak bir günde, Rabbimizden (Sahibimizden) gelecek cezadan korkuyoruz”.
Çünkü biz suratların asılacağı, zorlu bir gün dolayısıyla Rabbimizden korkarız."
“Biz o haşin ve belâlı günde Rabbimizden korkarız.”
Çünkü biz, asık suratlı, sert bir gün yüzünden Rabbimizden korkarız." derler.
'Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle Rabbimizden korkuyoruz.'
Çünkü biz Rabbimizden korkarız; bed çehreli, çatık suratlı bir günün azabından...
Biz gerçekten buruk, çatık bir günün azabından dolayı, Rabbimizden korkarız.” (derler.)
7,8,9,10. Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.