27. Ayet
اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْمًا ثَق۪يلًا
Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْمًا ثَق۪يلًا
Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.
Şüphe yok ki bunlar çabucak gelipgeçeni severler de o ağır günü artlarına atar, bırakırgiderler.
Onlar sever peşini, arkaya atarlar o ağır günü
Doğrusu onlar, şu geçici dünyayı severler ve önlerindeki o zorlu günü gözardı ederler.
Kâfirler sür’atle mürûr iden dünyâ hayâtını severler ve âhiretin müşkil gününi ihmâl iderler.
Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.
Bunlar şu geçici (dünya hayatını) seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü ise önemsemiyorlar.
Çünkü onlar pîşini severler ve önlerindeki ağır bir günü bırakırlar
Çünkü onlar bu dünyayı seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü arkaya atıyorlar.
Şüphesiz bunlar (müşrikler), peşin olanı (dünyayı) seviyor, önlerindeki ağır bir günü (âhireti inkâr ederek) bırakıyorlar.
Gerçek şu ki bunlar (müşrikler ve münafıklar), çarçabuk geçmekte olanı (dünya çıkarlarını, haram ve haksız yollarla elde ettikleri imkânları) sevip hoşlanmaktadırlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü (ahiret hazırlığını ise) bırakmaktadırlar.
Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.
bayıķ şunlar severler iviciyi ya'nį dünyeyi daħı ķorlar ileylerinde bir gün aġır.
Hakıykat, bunlar o çabucak geçen (dünyâyi) severler, önlerindeki o çetin günü bırakırlar.
Şübhe yok ki şunlar (kâfirler), âcil olanı (çabuk geçen dünya hayâtını) seviyorlar da, önlerindeki ağır bir günü (kıyâmeti) bırakıyorlar.
Doğrusu şunlar (inkârcılar), çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.
Onlar gerçekten dünyayı çok seviyorlar ve ağır bir günü de (hesap gününü) arkalarına atıyorlar.
Gerçekten bu kimseler dünya yaşayışını severler de önlerindeki o çetin güne hiç aldırmazlar.
Bu kâfirler, acele geçici dünyayı severler, o giran olan kıyamet gününü arkalarında bırakırlar.
Muhakkak ki onlar çabuk gelip geçeni/dünyayı seviyorlar da o ağır günü/hesap gününü arkalarına atıyorlar.⁹
Şüphesiz onlar (günahkâr ve kâfir olanlar) çabucak geçeni severler de o ağır (çetin) günü arkalarına bırakırlar.
Gerçekten bu inkârcılar o çabucak geçen dünyayı severler ve önlerinde gelecek olan son derece ağır günü ihmal edip bırakıp giderler.
Şu insanlar, geçici dünyayı seviyorlar, ileride kendilerini bekleyen zor günü ise umursamıyorlar,
Çünkü onlar, şu peşin —ama gelip geçici— dünya nîmetlerini her şeyden daha çok seviyor, sonsuz nîmet ve azâbın bulunduğu asıl önemli Günü ise tamamen ihmal ediyorlar.
Onlar, Acele’yi seviyorlar; çok ağır bir günü göz ardı ediyorlar.
Aslında insanlar, dünyayı seviyor, daha zorlu bir hayatı gözardı ediyorlar.
Rabbinin gerçeklerini inkâr edenler dünyayı tercih ediyorlar. Böylece yaşadıkları hayatın hesabını vermeyeceğini zannediyorlar. Hesap gününü hatırlamak istemiyorlar. İnkâr edip keyiflerine göre yaşamak istiyorlar.
Şüphesiz ki bu (insa)nlar, çabucak geçen (dünyay)ı seviyorlar da ağır günü (ahireti) arkalarına atıyorlar. [*]
Gerçekten şu (kâfirler,) geçici dünya arzularını seviyorlar da o ağır (âhiret) gününü ihmâl ediyorlar.¹
Bakın, [Allah’ı umursamayan] şu adamlar bu gelip geçici dünyayı severler, ama ızdırap dolu bir Günü [düşünmeyi] ihmal ederler.
Oysa şu nankörler bu dünyayı çok seviyorlar da zor bir günü gündemlerine almayı erteliyorlar. 11/15, 14/2-3, 42/20
Onlar dünya hayatını, günlük geçici kazancı seviyorlar. Sorumluluğu ağır bir günü arkalarına atıyorlar.
Ne var ki şu (nankör) adamlar[⁵⁴⁹³] hemen şimdi ve burada olanı seviyorlar da, zor bir günü arkalarına atıyorlar.
Şüphe yok ki onlar, peşin olanı severler ve önlerindeki pek ağır bir günü bırakırlar.
Kuşkusuz müşrikler peşin olanı (çabucak geçen dünyayı) severler de, önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmâl ederler.
Kesinlikle işte şunlar acele olanı(dünyada olanı)tercih ediyorlar ve çetin bir günü (ahireti) de arkalarına atıyorlar.
Onlar, acele olanı istiyorlar, arkalarındaki ağır bir günü arkalarında bırakıyorlar.
Taḥḳīḳ bunlar dünyāyı severler ve ḳoyarlar ardlarında bir aġır güni.
Şu insanlar bu peşin dünya hayatını arzulayıp, önlerinde kendilerini bekleyen o ağır günü ihmal ediyorlar.
Bunlar, şu çabuk(geçen dünyay)ı seviyorlar da ötelerindeki ağır bir günü bırakıyorlar.
Bu müşrikler dünyâyı severler. Ağır ve güç güni (kıyâmeti) arkalarına atub bırakırlar. (Onı tasdîk itmezler)
Bu insanlar bir an önce ellerine geçecek şeyler[*] isterler, önlerindeki ağır günü hesaba katmazlar.
Şüphesiz bunlar peşin olanı (dünyayı) seviyor, önlerindeki ağır bir günü bırakıyorlar.
Şunlar pek ağır bir günü bırakıyorlar da önlerindeki peşin dünyaya bağlanıyorlar.
Bunlar, hemen gelecek olanı seviyorlar da ötelerindeki zorlu bir günü ihmal ediyorlar.
Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.
Çünkü bunlar (Mekke kâfirleri), peşin dünyayı severler ve önlerindeki (şiddeti) ağır bir günü bırakırlar. (Ahiretin azabından korkub da imana gelmezler).
Gerçekten bu kâfirler, acil olan dünyayı istiyorlar. Ve önlerinde olan ağır bir günü ihmal ediyorlar.
Şüphesiz şu insanlar dünyayı severler, ağır bir günü kulak ardı ederler.