13. Ayet
لِيَوْمِ الْفَصْلِۚ
Hüküm ve ayırım gününe.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لِيَوْمِ الْفَصْلِۚ
Hüküm ve ayırım gününe.
Ayırma günü için.
Ayrılma gününe
(Doğru ile eğrinin, hak ile bâtılın) birbirinden ayrılıp hükme bağlanacağı gün (gerçekleşecek).
O hal ve fasl günidir.
Ayırım gününe.
Yani Karar Günü için!
Fasıl gününe
Hüküm gününe..
Hüküm günü (gerçekleşecek).
(Mü’mini müşrikten, mazlumu zalimden) Ayırma günü için! (Herkes ayarını ortaya koysun diye fırsat verilmişti.)
Ayırt Etme¹ günü için.
ayırmaķ güni içün.
(Her şey'i) ayırd edib hukûm verme gününe.
(Mahlûkatın arasını) ayırma (hüküm verme) gününe!
Hüküm ve (hakkı kabul edeni etmeyenden, haklıyı haksızdan, iyiyi kötüden) ayırma günü için.
(Doğru ile yanlışı) Ayırma günü için,
Ayırt gününe.
Hak ile bâtılın ayrılacağı gün.
Elbette (iyiyle kötüyü) ayırma gününe.²
Ayırma (kıyamet) günü için.
Doğruyu yanlıştan ayırt etme günü.
Ayırım gününe.
Karar Günü için!
Fasl (Ayırım) günü için!
13,14. Eleme gününe mi? // Peki, nedir eleme günü?
Artık ayrım günü olan hüküm günü gelmiştir.
Ayrılma gününe.
12,13. (Bunlar,) hangi güne ertelenmiş olabilir ki? (Olsa olsa, haklıyı haksızdan) ayırma gününe…
[Doğruyu yanlıştan] Ayırd etme Günü! ⁶
Yargı ve hüküm/ayırım gününde. 78/1...17
Sorumluluk gereği, mükâfata nâil olanla cezaya müstehak olanların muhakeme ile ayırt edileceği güne ertelenir.
(İyi ile kötü arasındaki) Ayrım Günü.
Ayırma gününe (tecil edildi).
(Hak ile bâtılın arasının ayrılacağı) Hüküm gününe!
(Doğruyu yanlıştan) ayırd etme günü için;
-hüküm/ayırma gününe..
Ḥaḳ bāṭıldan ayrılacaḳ gün‐içün.
“Hüküm gününe! ”
Yani hüküm günü için.
Halâikin aralarındaki da'vâların fasl olundığı gün içün te'hîr olundılar.
Tabii ki ayırma gününe.
Ayırım (hüküm) günü için.
Hüküm gününe.
Ayrım ve hüküm günü için.
(Mü'mini müşrikten, haklıyı haksızdan) Ayırma günü için.
(İnsanların birbirinden ayırd edileceği) fâsıl gününe...
Zıtların (haklı ile haksızın) birbirinden ayrılacağı o gün için…
8,9,10,11,12,13,14,15. Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!