13. Ayet
وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًاۖ
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًاۖ
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
Ve yalımyalım yanan bir kandil yarattık.
13,14,15,16. Orada parlayıcı bir de çırağ yandırdık; tane bitsin, ot bitsin, ağaçlı bağlar bitsin için, sıkışan bulutlardan bol bol yağmur indirdik
Ve oraya parlak kandiller yerleştirmedik mi?
Ve parlak bir meş’ale (güneş) vaz’ iyledik.
(Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.
Parlayan bir lamba yerleştirdik.
Ve içlerine şa'şaalı parıl parıl bir kandil astık
İçlerine ışık saçan bir kandil astık.
(Size ısı ve ışık veren) parıl parıl parıldayan bir kandil (güneş) yarattık.
(Güneş’i) Parıl parıl yanan (ve sizi aydınlatıp ısıtan) bir lamba kıldık.
Ve ışık saçan bir kandil¹.
daħı ķılduķ çıraķ ya'nį güneş ıldırayıcı.
(Ona) parıl parıl parıldayan bir kandil asdık.
Ve (orada) çok parlayan bir kandil (bir güneş) kıldık!
Ve (oraya, semaya) son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı (güneşi) yerleştirdik.
Sürekli ışık veren (güneşi) bir lamba yaptık.
Parıldayan bir ışıldak da astık.
Orada parlak bir çırağ, güneş yaptık,
Çok aydınlatan ve ısıtan bir kandil yerleştirdik.
Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) kıldık.
Güneşi parıl parıl parlayan bir lamba gibi astık oraya.
Orada ısı ve aydınlık saçan bir lamba yarattık.
Ve bu kubbeye, ışıl ışıl parlayan bir lâmba gibi, size ihtiyaç duyduğunuz ölçüde ısı ve ışık gönderen Güneş’i yerleştirdik.
Işık saçan bir lamba da yaptık.
Güneşi, hem ışık hem güç kaynağı yaptık.
Alev alev yanan aydınlatıcı yıldızlar ve ısıtıcı güneş yaptık!
(Orada) aydınlatan bir kandil (güneş) yarattık.
(Güneşi) oraya parıl parıl parlayan bir ışık kaynağı¹ kılmadık mı?
ve [oraya güneşi,] parıldayan ışık yüklü lambayı yerleştirdik.
Güneşi de oraya ışık saçan bir kandil olarak asmadık mı? 25/61, 67/5
Tepenizde aydınlatan, ısıtan güneşi yerleştirdik.
Ve (oraya) son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı yerleştirdik.[⁵⁵²⁴]
Ve çok parıldayan kandil kıldık.
(Güneşi de gökte) Pırıl pırıl parıldayan bir kandil (olarak) astık.
Alev alev yanan (Güneş) ve aydınlatıcı kıldık.
Işık saçan bir de lamba yarattık.
Daḫı güneşi ḳatı nurlu çerāġ eyledük.
Orada pırıl pırıl yanan bir lamba koyduk.
Ve (orada) parıl parıl parlayan bir lamba yarattık.
Ve parlak sirâc kıldık.
Bir de ısı ve ışık yayan bir kandil[*] oluşturduk.
Parıl parıl parıldayan bir kandil varettik.
Parıl parıl bir kandil astık.
Bir de parıl parıl parlayan kandil yerleştirdik.
Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) kıldık.
İçlerinde parıl parıl ışıldayan bir kandil (güneş) astık.
Güneşi (o saraya) parlak bir lamba yaptık.
Güneşi ışık ve enerji kaynağı olarak yaratmadık mı?