Nebe' Suresi 30. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

30. Ayet

فَذُوقُوا فَلَنْ نَز۪يدَكُمْ اِلَّا عَذَابًا۟

Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık tadın, ancak azabınızı arttırırız sizin.

Besim Atalay (1965)

İmdi tadın azabı, artırırız size onu biz ancak

Cemal Külünkoğlu

(O inkârcılara şöyle denilecek:) “Şimdi tadın (bakalım azabı), artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.”

Cemil Said (1924)

Şimdi cezâsını çekiniz biz ’azâbınızı teşdîd ideceğiz.

Diyanet Vakfı

Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.

Edip Yüksel

Öyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık tatınız, artık size azâb artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Onlara): "Şimdi tadın (cezanızı). Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız" (denir).

Emrah Demiryent

(O gün kâfirlere şöyle buyururuz: “Dünyada iken inkâr ettiğiniz azabı) tadın bakalım, artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız!”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Kur’an’ın bir hükmünü dahi gereksiz ve geçersiz gören kâfirlere denilecek ki:) Şimdi tadın (bakalım). Size artık azaptan başkasını arttırmayacağız;

Erhan Aktaş

Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

Eski Anadolu Türkçesi

“pes ŧaduñ hergiz arturmayavuz size illā 'aźāb.”

Hasan Basri Çantay

(Onlara şöyle denilir:) «İşte tadın (cezanızı)! Artık size azâb (ınız) ı artırmakdan başka bir şey yapmayacağız».

Hayrat Neşriyat

(Onlara o gün şöyle denilir:) “Şimdi tadın (cezânızı)! Artık size aslâ azabdan başka bir şey artırmayacağız!”

İhsan Aktaş

Onlara, (o azgın, zalim ve suçlulara) “Azabı tadınız. (Orada kaldığınız sürece) size azabımızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız” deriz.

İlyas Yorulmaz

Yalnızca sizin için hazırlanmış, şiddetini artıracağımız azabı tadın.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Şimdi azabımızı tadın bakalım. Artık Biz yalnız azabınıza azap katacağız.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara «— Artık azabı, tadınız, biz daima azabınıza azap katarız» denecek.

İsmail Yakıt

Onlara şöyle denilir: “Şimdi tadınız! Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artırırız!”

Kadri Çelik

Şimdi tadın. Size artık azaptan başkasını artırmayacağız.

Abdullah Parlıyan

Bunlara: “Artık azabı tadınız. Biz sizin azabınıza ancak azap katarız” denilecek.

Kuran Yolu

Tadın artık! Bundan sonra size arttırarak vereceğimiz şey ancak azaptır.

Mahmut Kısa

O gün onlara “Ey zâlimler!” diyeceğiz, “Madem inkârı tercih ettiniz, o hâlde işlediğiniz günahların acı meyvelerini şimdi tadın bakalım; artık, sizin azâbınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız!”

Mahmut Özdemir

Artık tadın; size azap dışında artırmayacağız.

Mehmet Çakır

Artık tadın. Daha ne acılar tattıracağız...

Mehmet Çoban

Hesap gününü inkâr edenlere şöyle denilir: "Şimdi tadın azabı artık! Bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız!"

Mehmet Okuyan

Tadın (azabı)! Bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız. [*]

Mehmet Türk

(O gün onlara): “Haydi şimdi (cezanızı) çekin bakalım. Artık size, azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız.” (denilecek.)

Muhammed Esed

[Ve onlara şöyle diyeceğiz:] “O halde, [yaptığınız kötülüklerin meyvelerini] tadın, artık size şiddetli azaptan başka bir şey vermeyeceğiz!” ¹⁴

Mustafa Çavdar

Şimdi tadın bakalım bu azabı. Bizim yapacağımız tek şey sizin azabınızı arttırmak. 3/185, 27/89-90

Ahmet Tekin

“Şimdi tadın azâbınızı. Artık size azabı artırmaktan başka bir muamele yapmayacağız.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda (onlara diyeceğiz ki): “(Büyüttüğünüz Cehennem ağacının meyvelerini) tadın; artık size tarifsiz bir mahrumiyetten başka bir şey artırmayacağız.”[⁵⁵³³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık tadınız, imdi size azaptan başkasını artırmayacağız.

Orhan Kuntman

(Ey cehennemlikler) "Cehennem azabını tadın, bundan böyle size azaptan başka bir şey tattırmayız.

Osman Fırat

Şimdi (yaptıklarınızın) tadını!.. Artık size azâbdan başka bir şey artırmayacağız!

Şaban Piriş

-İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

Satıraltı Meal (1534)

Pes daduñuz biz sizi arturmazuz, illā ‘aẕāb.

Suat Yıldırım

Onun için onlara şöyle diyeceğiz: Yaptığınız kötülüklerin meyvelerini tadın! Artık Bizden sizin azabınızı artırmaktan başka bir şey beklemeyin.

Süleyman Ateş

Şimdi tadın (yaptıklarınızın tadını), artık size azabdan başka bir şey artırmayacağız!

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara: "Bu 'azâbı tadınız. Sizin içün ancak 'azâbı artırırız" denilür.

Süleymaniye Vakfı

Tadın bakalım; size daha ne azaplar tattıracağız!

Ahmet Varol

"Şimdi tadın. Artık sizin azaptan başka bir şeyinizi artırmayacağız."

Ümit Şimşek

İşte, tadın; size azaptan başka birşey arttırmayız.

Yaşar Nuri Öztürk

"Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız."

Ali Bulaç

Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;

Ali Fikri Yavuz

(O kâfirlere şöyle denilir): Şimdi tadın, artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.

Bahaeddin Sağlam

“Madem böyle yaptınız, artık azabınızı tadın! Biz size azaptan başka bir şey artırmayız” (diyeceğiz.)

Bayraktar Bayraklı

Onlara, “Azabı tadınız. Size azabımızı arttırmaktan başka bir şey yapmayacağız” denir.