12. Ayet
قَالُوا تِلْكَ اِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ
“Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür” dediler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالُوا تِلْكَ اِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ
“Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür” dediler.
Öyleyse derler, bu, pek ziyanlı bir dönüş.
Çok korkulu bir dönüş bu!»
Öyle ise biz yanmışız (desenize) dediler.”
10,11,12. Kâfirler: "Biz öldükden ve kemiklerimiz çürüdükden sonra tekrâr hayâta gelebilür miyiz?Böyle dirilüb de mahşere gider isek bizim içün felâket olur" diyorlar.
«O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur» dediler.
"Öyleyse bu zararına bir dönüştür," derler.
O dediler: o halde husranlı bir dönüş
"Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler.
10-11-12. (Kâfirler, dünyada iken alay ederek,) “Gerçekten biz, ölüp (kabirlerde) çürümüş kemik yığını hâline geldikten sonra, tekrar diriltilecek miyiz, o takdirde bu, (bizim için) ziyanlı bir dönüş olur” diyorlardı.
(Ve yine kâfirler) Derler ki: "Şu durumda, (eğer diriliş ve hesaba çekiliş doğruysa, bu da yine mü’minlerin) zararına bir dönüştür. (Çünkü bizler, yine zenginler ve izzetliler olarak kalkıp diriltileceğiz. Aksi halde büyük bir hüsrana düşeceğiz!)"
“Öyleyse, bu hüsranlı bir dönüştür.” dediler.
eyittiler: “şol, ol vaķt dönmekdür ziyānlu.”
Dediler: «Öyle ise bu (yeni hayâta dönüş) ziyanlı bir dönüşdür».
“O takdirde bu, hüsranlı bir dönüştür!” dediler.
10,11,12. (İşte bu anlatılanlara rağmen o inkârcılar alay ederek) diyorlar ki: “Çürümüş kemik hâline geldikten sonra mı biz eski durumumuza getirileceğiz (yeniden diriltileceğiz)! Öyle ise bu zararına bir dönüştür.’’ derler.
“Eğer doğru ise, o zaman bu tekrarlanan bir kaybediş olur” demişlerdi.
Derler: "Öyleyse, bu dönüşte bize yazık olacak!"
Daha sonra istihza ile şöyle dediler: O halde bu ziyanlı dönüş olacaktır.
Derler ki: “Öyleyse bu ancak zararına/hüsranlı bir dönüştür.”
“O durumda, hüsranlı bir dönüştür bu” dediler.
Öyleyse bu zararlı bir dönüş olur.”
Ve ekliyorlar: “O zaman bu, (bizim için) ziyanlı bir dönüş olur!”
Ve küstahça alay ederek, “Öyleyse, bu zararına bir dönüştür! Eğer gerçekten hesap kitap varsa mahvolmuşuz demektir!” diyorlar.
“Bu, o an hüsrana düşüren / zarar verici bir dönüştür” dediler.
Zaten eskiden de: " eğer yeniden diriliş doğru ise, yandık " derlerdi.
"Öyleyse bu geri dönülmez bir dönüştür." dediler.
“O zaman, o zararlı bir dönüş olur!” derler.
Ve: “demek ki bu, çok zararlı bir dönüş!” diye de (alay ediyorlar.)
[Ve] ilave ediyorlar: “Öyleyse bu, zararlı bir dönüş olur!” ⁵
– Öyleyse biz yandık! 11/7, 16/38
“Eğer durum böyleyse, bu, hüsran içinde geçecek yeni bir hayata dönüş.” diyorlar.
(Ve) ekliyorlar: “O zaman desene bu ikinci bir hüsran olacak!”[⁵⁵⁴⁷]
Dediler ki: «Bu, o halde ziyanlı bir dönüş.»
10,11,12. (Müşrikler kıyâmet e ihtimal vermedikleri için şirk ve küfürde devam ederler de) "Çürüyüp öteye beriye dağılmış kemik parçaları olduğumuz vakit, biz nasıl olur da tekrar diriltilebiliriz? O takdirde bu (tekrar diriliş bizim için) çok zararlı bir dönüş olur”! (Ama biz buna hiç ihtimal vermiyoruz!.. Çürümüş kemikleri diriltmek kolay bir iş mi?) dediler.
"Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür" dediler.
-Öyleyse bu dönüş hüsrandır, derler.
Eyitdiler: Ol ikinci dirilmek ziyānlu kārdur, ya‘nī yalandur, didiler.
10, 11, 12. İnkârcılar alay ederek şöyle derler: “Çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz eski durumumuza getirilecekmişiz! O takdirde bu, bizim için ziyanlı bir dönüş olur! ”
Öyle ise bu, ziyanlı bir dönüştür! dediler.
"Eğer böyle olması takdîr olunsa bu rücû'ımız bizi zarara sokmakdan başka bir şeye yaramaz" didiler.
Derler ki, “Öyleyse, bu dönüş bir hüsran olur!”
Dediler ki: "Öyleyse bu, zararına bir dönüştür."
Dediler ki: “Öyleyse bu hüsranlı bir dönüş olur.”
"Hüsran dolu bir dönüştür bu öyleyse!" diye konuştular.
Derler ki: 'Şu durumda, zararına bir dönüştür bu.'
(Müminlerle alay ederek) dediler ki: “- O halde bu (dirilme) hüsranlı bir dönüş!”
“Eğer böyle bir şey olursa, (bizim için) bu, çok zarar verici bir dönüş olur” dediler.
10,11,12. Onlar şöyle diyorlar: “Biz eski halimize mi döndürüleceğiz? Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı? Öyleyse bu hüsran dolu bir dönüştür.”