Nâziât Suresi 45. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

45. Ayet

اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشٰيهَاۜ

Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sen ancak, korkanı korkutansın.

Besim Atalay (1965)

Sen ancak, çekineni kocundurabilirsin

Cemal Külünkoğlu

Sana düşen sadece ondan (kıyametten) korkanı uyarmaktır.

Cemil Said (1924)

Sen yalnız o günden havf idenlere ihtâr itmekle mükellefsin.

Diyanet Vakfı

Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

Edip Yüksel

Senin görevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.

Emrah Demiryent

Sen, ancak ondan (kıyametten) korkanlar için bir uyarıcısın.

Abdullah-Ahmet Akgül

Sen, sadece ondan (kıyamet ve ahiret olgusundan) ’içi titreyerek korkanlar’ için bir uyarıcısın.

Erhan Aktaş

Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.

Eski Anadolu Türkçesi

degülsin sen illā ķorķıdıcı anı kim ķorķar andan ya'nį ķıyāmetdan.

Hasan Basri Çantay

Sen ondan korkacak kimselere ancak o tehlikeyi haber verensin.

Hayrat Neşriyat

Sen ancak ondan korkan (Müslüman)ları korkutucusun!

İhsan Aktaş

(Resulüm,) sen ancak (iman edip) ondan (onun dehşetinden ve o günde hesap vermekten saygıyla) çekinmek isteyenleri uyarırsın.

İlyas Yorulmaz

Ancak sen, o kıyametten korkanları uyarıcısın.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sen ancak Allah’tan ürkenleri uyarabilirsin, o kadar.

İsmail Hakkı İzmirli

Sen ancak ondan korkanları Allah azabıyle korkutabilirsin, onlar,

İsmail Yakıt

Sen ancak O’nun haşmetinden titreyecek olanları uyarıcısın.

Kadri Çelik

Sen, yalnızca ondan (kıyametten) içi titreyerek korkmakta olanlar için bir uyarıcısın.

Abdullah Parlıyan

Sen ancak o kıyametten korkanları uyarmak için gönderilmişsin.

Kuran Yolu

Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

Mahmut Kısa

Senin görevin ise, sadece, ondan korkanları uyarmaktır. Büyük Kıyâmetin vaktini soran inkârcılar, üzerinde durulması gereken asıl meseleyi, kendi ecelleri olan Küçük Kıyâmeti unutuyorlar. Oysa uzun zannedilen bu dünya hayatı, o kadar çabuk geçip gidecek ki:

Mahmut Özdemir

Doğrusu sen, ondan çekinen kimselerin uyarıcısısın.

Mehmet Çakır

Senin görevin, kıyametten korkanı uyarmaktır.

Mehmet Çoban

Sen, ancak Rabbinin cezasından sakınanları uyarıcısın.

Mehmet Okuyan

Sen sadece ondan (Son Saat’ten) saygı ile korkanları uyarıcısın.

Mehmet Türk

Sen sadece Rablerinden (sevgiye dayalı bir korku ile) korkanlar için bir uyarıcısın.

Muhammed Esed

Sen ancak ondan korkanları uyar[mak için gönderil]mişsin.

Mustafa Çavdar

Çünkü senin görevin sadece, onun dehşetinden korkanları uyarmak. 5/99, 11/12

Ahmet Tekin

Senin, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarman, yalnızca kıyametin dehşetinden içleri titreyerek korkanlara fayda sağlar.

Mustafa İslamoğlu

Sen sadece (kıyametten) korkanlara hatırlatıcısın.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki sen, ancak ondan korkan bir korkutucusun.

Orhan Kuntman

Sen ancak, ondan (kıyâmet gününden) korkacak kimselere o tehlikeyi haber verensin.

Osman Fırat

Sen, ancak ondan çekinenlerin uyarıcısısın.

Şaban Piriş

Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.

Satıraltı Meal (1534)

Sen degülsin, illā ögüt virici andan ḳorḳanlara.

Suat Yıldırım

Sana düşen sadece: ondan korkanı uyarmaktır.

Süleyman Ateş

Sen ancak, ondan korkacak olanları uyarıcısın.

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Sen kıyâmetden korkanları korkutucısın.

Süleymaniye Vakfı

Sen sadece böyle bir günden korkanı uyarırsın.

Ahmet Varol

Sen sadece ondan korkacak olanı uyarıcısın.

Ümit Şimşek

Sen ondan korkanlar için bir uyarıcısın.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen sadece, ondan korkanları uyaransın.

Ali Bulaç

Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.

Ali Fikri Yavuz

Sen, ancak kıyametten korkacakları sakındıran bir peygambersin.

Bahaeddin Sağlam

Sen, ancak (azaptan) çekinenler için bir uyarıcısın.

Bayraktar Bayraklı

42,43,44,45,46. Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.[718]