Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ne diye Allah onları azaplandırmasın ki onlar, hizmetine layık olmadıkları halde halkı Mescidi Haram'dan menediyorlar, onun hizmetine layık olanlar, ancak çekinenlerdir, fakat çoğu bilmez bunu.
Besim Atalay (1965)
Kâbe'de onların namazı ancak, ıslık çalmak, el şakırdatmaktır, kâfir olduğunuzçün tadasınız azabı
Cemal Külünkoğlu
Onlar Mescid-i Haram'ın bakımına ehil olmadıkları halde (inananları) oradan alıkoyarken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah'ın emirlerine uygun olarak yaşayanlardır. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
Cemil Said (1924)
Lâkin ânlar mü’minleri Mescid-i Harâm’ı tavaf itmekden men’ iderler ise Allâh’ın ânları tecziye itmesine mâni’ kalmıyacakdır. Ânlar Mescid-i Harâm’ın mütevellîleri değildirler Mescid-i Harâm’ın mütevellîleri Allâh’dan korkanlardır lâkin ekserîsi bî-haberdirler.
Diyanet Vakfı
Onlar Mescid-i Haram'ın mütevellîleri olmadıkları halde (müminleri) oradan geri çevirirlerken Allah onlara ne diye azap etmeyecek? Oranın mütevellîleri takvâ sahiplerinden başkaları değildir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
Edip Yüksel
Başkalarını Kutsal Mescid'den menederlerken neden ALLAH'ın azabını haketmesinler? Oysa onlar onun koruyucuları değiller. Onun gerçek koruyucuları inananlardır; ancak çokları bunu bilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi ise Allahın kendilerini azâb etmemesi için neleri var? Mü'minleri Mescidi haramdan menediyorlar, halbuki hizmetine ehil de değiller, onun hizmetine ehl olanlar ancak müttekılerdir ve lâkin çokları bilmezler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Şimdi ise Allah'ın kendilerine azab etmemesi için neleri var ki? Oysa Mescidi Haram'dan menediyorlar. Üstelik onun hizmetine ehil kişiler de değiller. Çünkü onun hizmetine ehil olanlar ancak müttakilerdir. Lâkin çoğu bunu bilmezler.
Emrah Demiryent
(Resûlüm! Ancak sen aralarından ayrılıp çıktıktan sonra) Allah onlara ne diye azap etmesin? Onlar Mescid-i Harâm’dan (mü’minleri) alıkoyan ve oranın bakımına da ehil olmayan kimselerdir. Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat onların çoğu bilmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
Onlar, (müşrikler ve işbirlikçiler) Mescid-i Haram’dan (şimdi Mescid-i Aksa’dan insanları) alıkoyarlarken ve onun (gerçek ve layık) dostları ve koruyucuları da değillerken, Allah ne diye onları azaplandırmasın? Onun (Beytullah ve civarının asıl) koruyucuları (ve sadık mensupları) yalnızca Allah’tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınan müttaki (Müslümanlar)dır. Lakin onların (inkârcıların ve münafıkların) çoğu (gerçeği) bilmeyen (iman ve İslam cahili insanlardır ki, doğru düşünüp değerlendirmekten uzaktırlar).
Erhan Aktaş
Onlar, Mescid-i Harâm'a girmeye engel oldukları halde ve onun velileri olmadıkları halde Allah neden onlara azap etmesin? Oysa oranın evliyası¹ muttakilerdir². Fakat onların çoğu bilmezler.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı yoķdur anlaruñ kim 'aźāb eylemeye anlara sen anlaruñ içinde-y-iken daħı olmadılar Tañrı 'aźāb eyleyici anlaruñ ol ḥālde kim anları yarġılamak dilerler daħı yoķtur anlaruñ kim 'aźāb eyleye anlara sen anlaruñ içinde-y-iken daħı olmadı Tañrı 'aźāb eyleyicin anlaruñ ol ḥālde kim anlar yarġılamak dilerler daħı yoķtur anlaruñ kim 'aźāb eyleye anlar Tañrı ol ḥālde anlar yarġılar mescid-i ḥarām’dan ya'nį ŧavāfdan daħı olmadılar iş üstine durıcıları anuñ degül iş üstine durucıları anuñ illā śaķınıcılar velįkirı eyregi anuñ bilmezler.
Hasan Basri Çantay
(Sen içlerinden çıkdıkdan sonra) Allah onlara ne diye azâb etmeyecek? Onlar mescid-i haramdan, kendileri ona (onun hizmetine) ehil olmadıkları halde, men'edib duranlardır. O (hizmete) takvaaye erenlerden başkaları onun ehilleri değildir. Fakat onların pek çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat
Hem onlar, (mü'minleri) Mescid-i Harâm'dan men' ettikleri ve onun (hizmetinin)ehli olmadıkları hâlde, neden Allah onlara azâb etmesin? Onun (hizmetinin) ehli olanlar, ancak takvâ sâhibleridir; fakat onların çoğu bilmezler.
İhsan Aktaş
(Resulüm!) Onlar Mescid-i Haram’ın mütevellîleri olmadıkları hâlde (inananları) oradan geri çevirirlerken (hem sen hem de ezilen, sömürülen, her türlü zulüm, baskı ve şiddete maruz kalan mü’minler oradan çıkarıldıktan sonra) onların ne özelliği var ki, Allah onlara azap vermesin? (Şunu bilin ki) oranın mütevellîleri ancak (Allah’ı sayıp ona ortak koşmaktan ve kötülükleri yapmaktan) sakınanlardır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.*
İlyas Yorulmaz
Mescidi Haramın koruyucuları onlar olmadıkları halde, (inananları) Mescidi Haram’a alıkoymaları sebebiyle Allah’ın onlara azap etmesine onlar nasıl engel olabilirler. Hâlbuki Mescidi Haramın koruyucuları[13] (velileri) Allah’dan korunan (muttaki) lerdir. Fakat onlardan pek çoğu bunları bilmiyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Allah onları ne diye azaba uğratmasın ki Mescid-i Haram’ın gözcüsü olmak ellerinden gelmezken onlar yine de insanları oraya girmekten alıkoydular. Besbelli ki onun gözeticisi olmak, yalnız sakınanların elinden gelir. Ancak onların pek çoğu bunu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
Sen içlerinde olmayınca Allah neye onlara azap etmesin. Halbuki onlar mü/minleri Mescid-i Haram/dan alıkorlar, kendileri ise ona lâyık değillerdir [¹]. Ona lâyık olanlar yalnız sakınanlardır. Fakat onların pek çokları bunu bilmezler.
İsmail Yakıt
Yoksa Mescid-i Harâm’ın/Kâbe’nin bakıcıları/velisi olmadıkları hâlde, mü’minlerin orada (ibadet etmelerine) engel olup dururlarken, Allah onlara niye azap etmesin? Onun gerçek sahipleri/bakıcıları [evliyâ’uhu] sorumluluk bilincinde olanlardır, fakat onların çoğu bilmezler.
Kadri Çelik
Yoksa Mescid-i Haram'a girmekten men ederlerken Allah onlara niçin azap etmesin? Hâlbuki onun (Mescid-i Haram'ın) mütevellileri (ehil yöneticileri de) değildirler. Onun mütevellileri muttakilerden başkası değildir. Velâkin onların birçokları bilmezler.
Abdullah Parlıyan
Ey peygamber! Sen aralarından ayrıldıktan sonra, Allah onlara ne diye azap etmeyecek? Onlar, Mescidi Haram'da, müslümanların ibadet etmelerine engel oluyorlar ve onlar Mecidi Haram'ın gerçek ve layık koruyucuları değildirler. O'nun gerçek koruyucuları ve dostları, yolunu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışan müslümanlardır. Ne var ki onların çoğu bunun farkında değillerdir.
Kuran Yolu
Onlar, hizmet ve yönetimine ehil olmadıkları halde Mescid-i Harâm’a müminleri sokmazken Allah onlara niye azap etmesin? Mescidin hizmet ve yönetimine ehil olanlar gönüllerinde Allah korkusu taşıyanlardır, fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Mahmut Kısa
Sen Mekke’den çıkarıldıktan sonra, Allah’ın onlara sizin elinizle azap etmemesi için artık ne gibi mâzeretleri olabilir ki, hem de, serbestçe ziyaret edilmesi gereken Kâbe’deki Kutsal Mescidi Müslümanlara yasaklamışlarken! Üstelik onlar, Hz. İbrahim’in tevhid dinini terk ettikleri için, oranın bakım ve idaresini üstlenme hak ve yetkisine sahip değillerdir! Zira orası Allah’ın evidir ve oraya kan ve soy bağıyla varis olunamaz. Bu yüzden Kâbe’ye hizmet etmeye lâyık olanlar, ancak Rab’lerine içten bir saygıyla bağlanıp zulüm ve haksızlıktan titizlikle sakınan kimselerdir; ne var ki, pek çokları bunu bilmezler. O kâfirlerin şirk ve riyâkârlığa bulanmış ibâdetleri de, kendilerini ilâhî azâptan kurtaramazdı:
Mahmut Özdemir
Onların neyi var ki Allah onlara azap etmesin? Hâlbuki onlar Mescid ül-Harâm’dan alıkoyuyorlar; onun veliyyleri olmadılar. Onun veliyyleri ancak Müttakîler’dir / Sakınıp Korunanlar’dır; ama onların çoğu bilmez.
Mehmet Çakır
Allah onlara neden ceza vermesin ki! Vaktiyle Müslümanları Kabe'ye sokmayan onlar değil miydi sanki? Aslında Kabe'nin sahibi falan değillerdi, Çünkü Kabe’nin gerçek sahibi sağlamcılar ama, hâlâ durumun farkında değiller.
Mehmet Çoban
Onlar Mescid-i Haram’ın yöneticileri olmadıkları halde oradan geri çevirirlerken Allah onlara neden azap etmesin? Oranın yöneticileri inanıp sakınanlardan başkaları değildir. Fakat çokları bilmez.
Mehmet Okuyan
Onlar gerçek dostları olmadıkları hâlde [*] (Müslümanları) Mescid-i Haram’dan engellerken Allah onlara ne diye azap etmeyecekmiş ki! Onun (Kâbe’nin) gerçek dostları, [muttakî]lerden başkası değildir. Fakat onların çoğu bilmez.
Mehmet Türk
Onlar, hizmetine ehil olmadıkları halde (inananları) Mescid-i Haram’a girmekten men edip dururlarken Allah, onlara neden azap etmesin ki? Çünkü onun hizmetine ehil olanlar, ancak Allah’tan hakkıyla sakınanlardır. Ama onların çoğu, bunu bilmiyorlar.¹
Muhammed Esed
Fakat [şimdi], kendileri oranın [gerçek] sahipleri olmadıkları halde saldırmazlık örfü altında bulunan o Mescid-i Harâm’dan [inananları] alıkoymaları yüzünden Allah’ın onları cezalandırmaması için ne gibi güvenceleri var ellerinde? ³⁴ Allah’a karşı sorumluluk bilinci içinde olanlardan başkası o evin bakıcısı olamaz: ne var ki, onların çoğu bunun farkında değil;
Mustafa Çavdar
Oysa onlar, insanları Mescid-i Haram’dan engellerken, Allah onları niye cezalandırmasın? Üstelik onlar Mescid-i Haram’ın gerçek dostları değiller. Onun gerçek dostları/oraya layık olanlar yalnızca muttakiler/günahlardan korunanlardır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler. 9/17-18-19, 48/25
Ahmet Tekin
Onlar, mü'minleri Kâbe yolundan geri çevirirlerken, engeller çıkarırken, Allah'ın onları cezalandırmaması için bir imtiyazları mı var? Onlar Mescidi Haram'ın mütevellisi de değildirler. Mescid-i Haram'ın hizmetinde görevli olanlar, yalnızca Allah'a sığınanlar, emirlerine yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerdir, müttakilerdir, takvâ sahipleridir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
Mustafa İslamoğlu
Ama şimdi onlar Mescid-i Haram’dan (inananları) alıkoyup dururken, Allah’ın onları cezalandırmaması için ne gibi bir gerekçeleri olabilir? Kaldı ki, onlar (Kâbe’nin) mütevellileri de olamazlar: çünkü oraya mütevelli olmaya ancak sorumluluk bilincini kuşananlar lâyıktır; ve fakat onların çoğu bunu bile bilmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve neleri vardır ki, Allah Teâlâ onları muazzep kılmasın? Ve onlar Mescid-i Haram'dan men ediyorlar. Halbuki O'nun mütevellileri değildirler. Onun mütevellileri muttakîlerden başka değildir. Velâkin onların bir çokları bilmezler.
Orhan Kuntman
Yoksa Allah’ın onlara azap etmesi için çok sebep vardı, (onlar çoktan azabı hak etmişlerdi) Onlar Mescid-i Haram’ın hizmetkarları olmadıkları halde, müminleri orada ibadetten men ediyorlardı. Fakat onların çoğu (bu şerefli hizmete layık olmadıklarını) bilmezler!
Osman Fırat
Allah onlara neden azap etmesin ki.. Onlar Mescidi haramdan alıkoyuyorlarOnlar onun dostları da değiller. Eğer onun dostları varsa onlar da ancak Allahtan sakınanlardır. Ve lakin onların ekserisi bilmiyorlar.
Şaban Piriş
Onlar, Mescid-i Haram'a girmeye engel olurken, yoksa onlara Allah ne diye azap etmesin?! Üstelik onun (Mescid-i Haram'ın) sahipleri de değiller. Onun sahipleri yalnızca muttakilerdir. Fakat onların çokları bunu bilmez.
Satıraltı Meal (1534)
Niçün ‘aẕāb eylemeye anlara Tañrı Ta‘ālā ki anlar sürdiler nebī[yi],mü’minleri Mekkeden Medīneye. Daḫı müsteḥaḳ degüldür anlar Mek‐kenüñ vilāyetine, anuñ velīsi degüldür illā yaḫşı kişiler. Līkin anlaruñ çoġı bilmezler.
Suat Yıldırım
Allah ne diye onları cezalandırmasın ki onlar kendileri Mescid-i Haramı yönetmeye layık olmadıkları halde, üstelik orayı ziyaret etmek isteyen müminleri de geri çeviriyorlar? Oranın hizmet ve yönetimine asıl ehil olanlar, Allah'ı sayıp O'na şerik koşmaktan sakınanlardır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Süleyman Ateş
Onlar, (inananları) Mescid-i haramdan geri çevirdikleri ve onun velisi, (bakıcısı, koruyucusu) olmadıkları halde neden Allah onlara azabetmesin? Onun velileri, (bakıcıları, koruyucuları) sadece (günahlardan) korunanlardır. Fakat çokları bilmezler.
Süleyman Tevfik (1927)
Mescid-i Harâm'ın yolunı kapayub oraya duhûlden men' iyledikleri halde Allâh'ın onları 'azâb itmemesi nasıl olur? (Mutlakâ 'azâb olunacaklardır) Onlar Mescid-i Harâm'ın mütevellîleri değildiler. Onun mütevellîleri ancak muttakîlerdir. Lâkin ekserîsi bunı bilmezler.[³]
Süleymaniye Vakfı
(Bu iki koşulun dışında) Ne özellikleri var ki Allah, onlara azap etmesin? Yetkileri olmadığı halde (sizi) Mescid-i Haram’dan engelliyorlar. Orada yetkili olanlar sadece Allah’tan çekinenlerdir. Ama onların çoğu bunu bilmezler.
Ahmet Varol
Onlar gerçekte onu korumaya ehil olmadıkları halde insanları Mescidi Haram'dan alıkoyarlarken Allah onlara neden azap etmesin! Onu korumaya ehil olanlar ancak takva sahipleridir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
Ümit Şimşek
Yoksa, onlar insanları Mescid-i Haramdan alıkoyarlarken, Allah niçin onlara azap etmesin? Halbuki onlar Mescid-i Haramın idaresine ehil de değillerdir. Ona ehil olanlar, Allah'a şirk koşmaktan ve Ona karşı gelmekten sakınanlardır; lâkin onların çoğu bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar Mescid-i Haram'dan geri çevirip dururken, Allah onlara neden azap etmeyecekmiş? Onlar onun dostları/koruyucuları da değillerdir. Onun dostları/koruyucuları takva sahiplerinden başkası değildir. Ama onların çokları bunu bilmezler.
Ali Bulaç
Onlar, Mescid-i Haram'dan (insanları) alıkoyarlarken ve onun (gerçek ve layık) koruyucuları değilken Allah, ne diye onları azablandırmasın? Onun (asıl) koruyucuları yalnızca korkup-sakınanlardır. Ancak onların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz
Sen aralarından çıktıktan sonra, Allah'ın kendilerine azap etmemesi için ne imkânları var. Mescid-i Hârâm'ı tavâf etmekten mü'minleri menediyorlar, halbuki ona hizmet etmeye ehil de değiller; onun hizmetine ehil olanlar, ancak şirkten sakınan müminlerdir. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
Neden Allah onlara azap vermeyecekmiş? Hâlbuki onlar, insanları Mescid-ül Haram’dan alıkoyuyorlar. Ve ona sahip de değiller. Asıl sahipleri, özlerini koruyan müminlerdir. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Bayraktar Bayraklı
Onlar Mescid-i Harâm'ın yöneticileri olmadıkları halde müminleri oradan geri çevirirlerken, Allah onlara ne diye azap etmeyecek? Oranın yöneticileri takvâ ehlinden başkası değildir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.