61. Ayet
وَاِنْ جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِنْ جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Fakat barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah'a dayan. Şüphe yok ki o, her şeyi duyar, bilir.
Eğer onlar, barışa yanaşırlarsa, sen dahi yanaş, Allaha güven, o işitir, o bilir
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de barıştan yana ol ve Allah'a güven. Çünkü O, (her şeyi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Eğer sulha temâyül iderler ise sen de mukâbelede bulun ve Allâh’a tevekkül it çünki her şeyi işidir, bilür.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et, çünkü O işitendir, bilendir.
Onlar barışa eğilim gösterirlerse sen de ona eğilim göster ve ALLAH'a güven. O, İşitendir, Bilendir.
Ve eğer selme yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allaha mütevekkil ol, çünkü işiden bilen ancak odur
Eğer onlar barıştan yana olurlarsa, sen de barıştan yana ol! Ve Allah'a güven. Çünkü işiten ve bilen O'dur.
(Resûlüm!) Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona (barışa) yanaş ve Allah’a tevekkül et. Şüphesiz O her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, Sen de onlara yanaş ve (siyasi kabiliyetini kullanarak bu anlaşmadan kârlı çıkmak hususunda tedbir al ve) Allah’a güven. Zira O gerçekten İşitendir ve her şeyi hakkıyla Bilendir.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a tevekkül¹ et. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
daħı eger meyl eyleyeler barışmaġa meyl eyle aña. daħı tevekkül eyle Tañrı üzere bayıķ ol işidicidür bilicidür.
Eğer (düşmanlar) barışa meylederlerse sen de ona yanaş ve Allaha güvenib dayan. Çünkü her şey'i hakkıyle işiden, kemâliyle bilen bizzat Odur.
Eğer (onlar) barışa yanaşırlarsa, o hâlde (sen de) ona (o barışa) yanaş ve Allah'a tevekkül et! Şübhesiz ki Semî' (hakkıyla işiten), Alîm (herşeyi bilen) ancak O'dur.
Ve eğer onlar barıştan yana eğilim gösterirlerse, sen de barıştan yana ol ve (gerekli tedbiri aldıktan sonra,) Allaha güven: Şüphesiz o, gerçekten (her şeyi) işiten, (her şeyin aslını) bilendir! *
Eğer onlar barış yapmakdan yana olurlarsa, sende onlarla barış yap ve Allah’a güven. Şüphesiz Allah, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.
Eğer onlar barışa yanaşacak olurlarsa , sen de yanaş. Allah’a dayan. Çünkü O işiticidir, bilicidir.
Eğer onlar musalâhaya meylederlerse sen de ona meyledebilirsin. Allah/a mütevekkil ol. Çünkü O, semi/dir, hakkıyle âlimdir.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah’a dayan²⁶. Muhakkak ki O, Semî’dir, Alîm’dir.
Eğer onlar barışa eğilim gösterirlerse, sen de ona eğilim göster ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Ama onlar eğer barıştan yana eğilim gösterirlerse, sen de barıştan yana ol ve Allah'a güven. Çünkü O, gerçekten herşeyi işiten ve herşeyi bilendir.
Eğer barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah’a güven; O her şeyi işitendir ve bilendir.
Şayet düşmanlar barışa yanaşırlarsa, sen de barış yanlısı ol ve endişe etme, gerekli tedbiri aldıktan sonra, Allah’a güven. Kuşkusuz O, her şeyi işitendir, bilendir.
Barış’a yanaştılarsa, sen de ona yanaş! Allah’a tevekkül et! Gerçekten O, Bilen İşiten’dir.
Sevgili resulüm! barış isterlerse sen de iste. İşini sağlama al, gerisini Allah'a bırak. Çünkü, engin bilgi gücüyle her şeyi duyup eden odur.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de barışa yanaş! Allah’a dayan! Çünkü O, işitendir, bilendir.
Onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona (barışa) yanaş ve Allah’a güven! Şüphesiz ki yalnızca O duyandır, bilendir.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de barıştan yana ol ve Allah’a güven. Çün-kü O, hakkıyla işitendir, eksiksiz bilendir.
Ama eğer onlar barıştan yana eğilim gösterirlerse, sen de barıştan yana ol ve Allah’a güven: çünkü O, gerçekten her şeyi işiten, her şeyin aslını bilendir!
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de barıştan yana ol! Ve her daim Allah’a güven. Şüphesiz O her şeyi işitir ve bilir. 3/160- 161, 4/22- 25- 90, 8/49, 9/129, 14/11, 47/35, 49/9
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sulh isterlerse sen de barışa meylet. Allah'a dayanıp güven, işlerini Allah'a havale et. Allah onların barış tekliflerini işitiyor, onların bu konudaki samimiyetlerinin derecesini de iyi biliyor.
Ama eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş![¹³⁸⁹] Ne ki[¹³⁹⁰] yalnızca Allah’a güven: unutma ki O duyulmayanı duyan, bilinmeyeni bilendir.
Ve eğer onlar sulha meylederlerse sen de ona meylet ve Allah Teâlâ'ya tevekkül kıl! Şüphe yok ki, her şeyi bihakkın işitici ve tamamıyla bilici olan ancak O'dur.
(Ey Muhammed, bu hazırlığınızı görüp de) Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de barışa meylet ve Allah'a güvenip dayan, Şüphe yok ki O, herşeyi hakkıyle işitendir ve hakkıyle bilendir.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Eğer barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah'a güven. Şüphesiz O işiten ve bilendir.
Daḫı eger meyl eyleseler barışmaġa sen daḫı meyl eyle aña. Daḫı ṣıġın Allāha, taḥḳīḳ ol Allāh her nesneyi işidicidür, bilicidür.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah'a güven. Çünkü Allah semîdir, alîmdir (her şeyi hakkıyla işitir ve bilir). [4, 90; 47, 35]
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a dayan, çünkü O, işitendir, bilendir.
Eğer onlar (düşmanlar) Sulh ve selâma meyl iderlerse sen de meyl it ve Allâh'a tevekkül iyle. Allâh Te'âlâ işidici ve bilicidir.
Eğer barışa yanaşırlarsa, sen de barıştan yana ol ve Allah’a güvenip dayan. Her şeyi dinleyen ve bilen O’dur.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah'a güven. Muhakkak O, duyandır, bilendir.
Onlar barışa yanaşacak olursa sen de yanaş ve Allah'a tevekkül et. Şüphesiz O herşeyi işitir, herşeyi bilir.
Eğer barışa eğilim gösterirlerse sen de buna yanaş ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, en iyi işitenin, en iyi bilenin ta kendisidir.
Eğer onlar barışa eğilim gösterirlerse, sen de ona eğilim göster ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Eğer düşmanlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah'a güven. Allah onların sözlerini işiticidir, (niyetlerini) bilicidir.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O, işiten ve bilendir.
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et! Çünkü Allah her şeyi işitendir; her şeyi bilendir.[160]