Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
İnananlar ve yurtlarından göçenler, Allah yolunda savaşanlar ve bir de bunları yeryurt sahibi edenler ve yardımda bulunanlarsa onlardır gerçekten inanmış olanlar. Onların hakkıdır yarlıganmak ve sayısız, tükenmez rızık.
Besim Atalay (1965)
İnanmış bulunup da, göçmenlik eyliyenler, hak yolunda uğraşanlar, yer gösterip, yardım dahi yapanlar, işte bunlar gerçek inanlılardır, hemi bağışlanma, hemi de iyi azık bunların
Cemal Külünkoğlu
İman edip (Medine'ye) göçenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ile bu göçmenlere barınak sağlayanlar ve yardım edenler var ya; işte bunlar gerçek mü'minlerdir ve onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.
Cemil Said (1924)
Fîsebîli(A)llah mücâhede itmek üzere meskenlerini terk idenler ve rasûle melce’ viren ve yardım idenler hakîki mü’minlerdir, mağfiret ve rızk-ı kerîm ânların hakkıdır.
Diyanet Vakfı
İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır.
Edip Yüksel
İnananlar, ALLAH yolunda göç edip çaba gösterenler ve onları barındırıp yardım edenler, işte bunlar gerçek inananlardır. Onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
O kimseler ki iyman edib hicret ettiler ve Allah yolunda cihada gittiler, ve o kimseler ki iyvâ ettiler, yardıma koştular, işte bunlar hakkâ mü'minlerdir, bunlara bir mağfiret var ve kerîm bir rızîk var
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katıldılar, bir kısımları da onları barındırıp yer, yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular, işte bunlar hakkıyla mümin olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır.
Emrah Demiryent
(Kalben İslâm dinine) îmân edip, (hak inancı uğrunda Mekke’den Medine’ye) hicret eden ve Allah yolunda cihat edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
Onlar ki iman ettiler, hicret ettiler, Allah yolunda cihad ettiler ve onlar ki (hicret edenleri) barındırdılar ve yardım ettiler; işte onlar (Muhacirin ve Ensar) gerçek (hakkıyla) mü’minlerdir ve onlar için (günahlardan) bağışlanma ve (cennette) bol ve üstün rızık vardır. (Büyük nimet ve faziletlere erişeceklerdir.)
Erhan Aktaş
İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler; barındıran ve yardım edenler işte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için bağışlanma ve kerim¹ bir rızık vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı anlar kim įmān getürdiler [93b] daħı yirlerinden ayrıldılar daħı dürişdiler Tañrı yolında daħı anlar kim yir virdiler daħı arķa virdiler şunlar anlardur mü’minler girtü iken anlaruñdur yarlıġamaķ daħı rūzį görklü.
Hasan Basri Çantay
İman edib de Allah yolunda hicret ve cihâd edenler, barındıranlar, yardım edenler: İşte gerçek mü'min olanlar bunlardır. Mağfiret ve uçsuz bucaksız rızık da onlarındır.
Hayrat Neşriyat
Îmân edip hicret edenler ve Allah yolunda cihâd eden (Muhâcir)ler ve (onları)barındırıp yardım edenler (Ensâr) var ya, işte gerçek mü'minler, ancak onlardır! Kendileri için (Rablerinden) bir mağfiret ve dâimî bir rızık vardır.
İhsan Aktaş
İman etmiş ve (müşriklerin baskı ve zulmüne dayanamayarak Medine’ye) hicret (iltica) edip Allah yolunda elinden gelen her türlü çabayı sarfetemiş kimselerle onlara kol kanat gerip yardım edenler var ya; işte onlardır gerçekten iman eden kimseler, onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.
İlyas Yorulmaz
İman edenler, hicret edip yurtlarını terk edenler ve Allah yolunda mücadele edenlerle, (muhacirlere) sığınma hakkı verip onlara yardım edenler var ya, işte gerçekten iman etmiş olanlar onlardır. Onlar için (ahirette Rablerinden) bağışlanma ve tertemiz rızıklar var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O kimseler ki inandılar, göçtüler, din uğrunda vuruştular, o kimseler ki yersizleri barındırdılar, yardım ettiler, işte onlar gerektiği gibi inananlardır. Onlar için yarlıganma görklü bir karşılık vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar ki iman getirip Allah yolunda hicret ve cihat ederler. Onlar ki yer verip yardım ederler. İşte tastamam mü/min olanlar onlardır. Onlar için yarlıganmak da vardır, iyi rızık da vardır.
İsmail Yakıt
İnananlar, hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler ve onlara kucak açıp yardım edenler var ya, işte onlar gerçek anlamda inanmış olanlardır/mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve çok bol [kerîm] bir rızık vardır.
Kadri Çelik
İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda savaşanlar ve hicret edenleri barındıranlar ve onlara yardım edenler (var ya), işte onlar gerçekten iman etmiş olanlardır. Onlar için bir bağışlanma ve yüce bir rızık vardır.
Abdullah Parlıyan
İman edip hicret eden ve Allah yolunda elinden gelen her türlü çabayı sarfeden kimselerle, onlara kol kanat gerip yardım eden kimseler: İşte bunlardır gerçekten inanan kimseler, onlar için bağışlanma ve bereketli rızıklar vardır.
Kuran Yolu
İman edip de hicret edenler, Allah yolunda cihad edenlerle onları bağırlarına basanlar ve yardım edenler var ya işte gerçek müminler onlardır; bağışlanma onlar için, büyük lütuf onlar içindir.
Mahmut Kısa
Allah’a ve Elçisine yürekten inanan, sonra zulmün egemen olduğu ülkelerini terk ederek İslâm diyarına hicret eden, ardından da üstün bir gayret göstererek mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihâd edenler ve onlara kucak açarak yardımcı olan Medîneli fedâkâr Müslümanlar var ya; işte gerçek anlamda inananlar onlardır. Onlar için, Rab’leri tarafından bağışlanma ve cömertçe bahşedilen nîmetler vardır! Ve bu ilâhî müjde, yalnızca ilk Müslümanları değil, kıyâmete kadar gelecek bütün müminleri kucaklıyor:
Mahmut Özdemir
İman etmiş, hicret etmiş, Allah yolunda cihad etmiş / çalışmış, bağrına basıp barındırmış ve yardım etmiş kimseler, işte onlar gerçek olarak Müminler’dir. Onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.
Mehmet Çakır
İnandıktan sonra göç edenler, Allah yolunda mücadele edenler ve göçmenlere kucak açıp yardım edenler, dört dörtlük Müslüman’dır. Onlar, hoşgörü yanı sıra sımsıcak bir ilgi ve ikrama mazhar olacaklardır.
Mehmet Çoban
Onlar ki iman ettiler, hicret edenleri barındırıp yardım ettiler, sizinle Allah yolunda mücadele ettiler, işte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük rızık vardır.
Mehmet Okuyan
İman edip Allah yolunda hicret ve [cihad] edenler (fedakârlık yapanlar), ([muhacir]leri) barındırıp yardım edenler ([ensar]) var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.
Mehmet Türk
Îman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler ve onları barındırıp yardım edenler var ya işte gerçek mü’minler onlardır. Onlara Rablerinin katında, büyük bir af ve tükenmez bir rızık vardır.
Muhammed Esed
Ve o imana erişen, zulmün hüküm sürdüğü diyardan göç eden ve Allah yolunda elinden gelen her türlü çabayı gösteren kimselerle [onlara] kol kanat gerip yardım eden kimseler; işte bunlardır, gerçekten inanan kimseler! Günahlarından bağışlanma ve çok kutlu bir rızık beklemektedir onları. ⁸³
Mustafa Çavdar
İman edip, imanı uğrunda hicret eden, Allah yolunda üstün gayret gösterenlerle, onlara kucak açıp barındıran ve yardım edenler var ya işte onlar gerçek müminlerdir. Bunlara engin bir bağış ve güzel bir rızık vardır. 3/195, 4/97- 100, 8/2- 3, 9/40, 22/58- 59
Ahmet Tekin
İman edip, hicret edenler, Allah yolunda, İslâm uğrunda hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihâd edenler, muhacirleri bağırlarına basanlar ve yardım edenler, onlar işte onlar hâlis mü'mindirler. Koruma kalkanına alınırlar. Onlara bağışlanma ve bol rızık vardır.
Mustafa İslamoğlu
Hani o imanda sebat eden, zulüm diyarından göç eden, Allah yolunda var gücüyle çaba gösteren ve onlara kucak açıp yardım edenler var ya: onlar gerçek birer mü’mindirler: Onları, engin bir bağış ve görkemli bir rızık beklemektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o kimseler ki, imân ettiler ve muhâcerette bulundular ve Allah yolunda cihada atıldılar. Ve o kimseler ki, (muhacirleri) barındırdılar ve yardım ettiler. İşte bihakkın mü'min olanlar onlardır. Onlar için bir mağfiret vardır ve bir kerîm rızık vardır.
Orhan Kuntman
İman edip, hicret eden, Allah yolunda cihad edenler (Muhacirîn) ve onlara yardım edenler (Ensâr) işte gerçek müminler onlardır. Onlar için bağışlanma ve şerefli bir rızık vardır.
Osman Fırat
İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.
Şaban Piriş
İman edip, hicret eden, Allah yolunda cihat eden, barındıran ve yardım edenler, işte onlar gerçek müminlerdir. Onlara bağış ve bol rızıklar vardır.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ol kişiler īmān getürdiler, daḫı hicret eylediler nebī‐y‐ile, daḫı ġazālıḳeylediler Allāh yolında. Daḫı ol kişiler ki yirlendürdiler nebīyi ve nuṣret it‐diler aña. Anlardur girçek mü’minler. Anlara maġfiret vardur, kerīm rızḳ var‐dur minnetsüz.
Suat Yıldırım
İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenlerle onlara kucak açıp yardım eden Ensar var ya, İşte gerçek müminler bunlardır. Bunlara bir mağfiret, pek değerli bir nasip vardır.
Süleyman Ateş
Onlar ki, inandılar, hicret ettiler, Allah yolunda savaştılar ve onlar ki, (göçmenleri) barındırdılar ve (onlara) yardım ettiler, işte gerçek mü'minler onlardır. Onlar için bağış ve bol rızık vardır.
Süleyman Tevfik (1927)
Îmân, hicret ve Allâh yolunda cihâd iyleyenler (muhâcirîn) ile onları yurdlarında iskân idüb ve nusret idenler (ensâr-ı kirâm) hakkıyla mü'minlerdir. Onlar içün mağfiret ve rızk-ı kerîm vardır.
Süleymaniye Vakfı
İnanıp güvenerek hicret eden ve Allah yolunda mücadele (cihad) edenler ile bunları barındırıp yardım edenler (ensar) var ya; işte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için bağışlama ve bol rızık vardır.
Ahmet Varol
İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ile (hicret eden mü'minleri) barındırıp onlara yardım edenler işte bunlar gerçek mü'minlerdirler. Onlara mağfiret ve bolca rızık vardır.
Ümit Şimşek
İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler ve onları barındırıp onlara yardım edenler—işte onlar hakkıyla mü'min olanlardır. Onlar için bir bağışlanma ve pek bol bir rızık vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
O inanıp hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler, o barındırıp yardımcı olanlar var ya, gerçek müminler işte onlardır! Bir bağışlanma var onlar için, bol bir rızık var.
Ali Bulaç
İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek mü'min olanlar bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.
Ali Fikri Yavuz
İman edip hicret edenler ve Allah yolunda cihad yapanlarla (Muhacirlerle), bir de onları barındırıp yardım edenler (Ensar) var ya, işte onlar, gerçek müminlerdir. Bunlara, bir mağfiret ve kerîm bir rızık vardır.
Bahaeddin Sağlam
İman eden, hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ile onları barındıran, onlara yardım edenler, işte onlar gerçekten müminlerdir. Onlara bağışlanmak ve güzel bir rızık vardır.
Bayraktar Bayraklı
İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için af ve bol rızık vardır.