Mutaffifin Suresi 32. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

32. Ayet

وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ

Mü’minleri gördükleri vakit, “Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir” diyorlardı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onları görünce de şüphe yok ki derler bunlar, elbette sapıklar.

Besim Atalay (1965)

İnanlıyı görünce: «İşte bunlar, sapıtanlar!» demekteydiler

Cemal Külünkoğlu

İnananları gördükleri vakit: “İşte bunlar sapık ve şaşırmış kimselerdir” diyorlardı.

Cemil Said (1924)

Ânları (mü’minleri) gördükleri zamân "Bunlar dalâlete sapmış insânlardır" dirler idi.

Diyanet Vakfı

Müminleri gördüklerinde: «Şüphesiz bunlar sapıtmış» derlerdi.

Edip Yüksel

Onları gördüklerinde, "Bunlar sapıklardır!" derlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onları gördükleri vakıt ha, işte bunlar sapıklar diyorlardı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Müminleri gördükleri vakit; "işte bunlar sapıklar" diyorlardı.

Emrah Demiryent

Onları (mü’minleri) gördükleri zaman, “Şüphesiz bunlar sapıtmış kimselerdir!” derlerdi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Mü’minleri (her) gördükleri vakit: "İşte bunlar şaşkın ve sapkın kimselerdir" derler (ve hakaret ederler)di.

Erhan Aktaş

İnananları gördükleri zaman, “İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır.” diyorlardı.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķaçan gördiler anları eyittiler “bayıķ uşbunlar azġunlardur.”

Hasan Basri Çantay

Onları gördükleri zaman «Bunlar muhakkak sapıklardır» derlerdi.

Hayrat Neşriyat

Ve onları gördüklerinde: “Şübhesiz bunlar gerçekten sapıtmış kimseler!” derlerdi.

İhsan Aktaş

Ve onları (iman etmiş olanları) gördükleri vakit, «bunlar hiç şüphesiz sapıtmışlardır» derlerdi.

İlyas Yorulmaz

İnananları gördüklerinde “İşte sapıklar bunlardır” derlerdi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İnananları görünce de derlerdi: "İşte bunlar besbelli sapkın kimselerdir."

İsmail Hakkı İzmirli

Mü/minleri gördükleri zaman «Bunlar sapık kimseler» derlerdi.

İsmail Yakıt

(İnananları) gördüklerinde de “Muhakkak ki bunlar kesin sapıtmış kimseler” derlerdi.

Kadri Çelik

Onları gördükleri zaman ise, “Bunlar kuşkusuz sapıklardır” derlerdi.

Abdullah Parlıyan

ve ne zaman inananları görseler onlara: “Yazık, bu insanlar doğru yoldan sapmış” derler.

Kuran Yolu

Müminleri gördüklerinde, “Bunlar gerçekten yollarını şaşırmış kimseler!” derlerdi.

Mahmut Kısa

Müminleri gördüklerinde, “Yazık,bunlar gerçekten de doğru yoldan iyice sapmışlar! Şu dar kafalı, gerici yobazlara bakın; sınırsız zevk ve eğlence içinde hayatı doyasıya yaşamak varken, aslı var mı yok mu belli olmayan âhiret sevabına inanarak akılsızlık ediyor; doğruluk, dürüstlük, fedâkârlık gibi safsatalarla hayatı kendilerine zindan ediyorlar!” derlerdi.

Mahmut Özdemir

Onları gördükleri zaman: -“Şunlar, elbette sapkınlar” diyorlardı.

Mehmet Çakır

Onları topluca gördüklerinde: " yahu bunların hepsi şaşkın " derlerdi.

Mehmet Çoban

Müminleri gördükleri vakit: "Hiç şüphe yok ki bunlar sapık kimselerdir." diyorlardı.

Mehmet Okuyan

Onları (müminleri) gördüklerinde ise “Şüphesiz ki bunlar sapkınlardır!” derlerdi.

Mehmet Türk

(Hattâ onlar) onları görünce, “işte bunlar, gerçekten sapıtmışlar!” diyorlardı.

Muhammed Esed

ve ne zaman [inananları] görseler, onlara: “Yazık, bu [insa]nlar doğru yoldan sapmış!” derler.

Mustafa Çavdar

Müminleri her gördüklerinde de: -İşte bunlar sapık ve şaşırmış, diyorlardı. 2/212, 67/6...12

Ahmet Tekin

Mü'minleri gördükleri zaman: “İşte bunlar yanılgı içindeler.” diyorlardı.

Mustafa İslamoğlu

ve iman edenleri her gördüklerinde “Bunlar iyiden sapıtmış” derlerdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onları gördükleri vakit derlerdi ki: «İşte bunlar sapıklardır.»

Orhan Kuntman

Müminleri gördüklerinde de, "Bunlar sapıtmış" derlerdi.

Osman Fırat

Onları (iman edenleri) gördüklerinde: "İşte şunlar sapıklardır" derlerdi.

Şaban Piriş

Onları gördükleri zaman:-İşte bunlar, doğru yoldan sapmış derlerdi.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳaçan anlar görseler, bunlar azġunlardur, dirlerdi.

Suat Yıldırım

Onları gördükleri zaman: “Şunlar kaçık insanlar, anormal tipler! ” derlerdi.

Süleyman Ateş

İnananları gördüklerinde: "Şunlar sapık insanlar" derlerdi.

Süleyman Tevfik (1927)

Onları görseler: "Bunlar dalâlete düşmüşlerdir" dirlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Onları gördüklerinde “Bunlar tam sapık” derlerdi.

Ahmet Varol

Onları gördüklerinde: "Bunlar hiç şüphesiz sapıklardır" derlerdi.

Ümit Şimşek

Onları gördüklerinde ise “İşte bunlar sapıklar” derlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.

Ali Bulaç

Onları gördükleri zaman ise: 'Bunlar elbette şaşkın-sapıklardır' derlerdi.

Ali Fikri Yavuz

Müminleri gördükleri vakit: “- İşte bunlar sapıklardır.” diyorlardı.

Bahaeddin Sağlam

Onları gördükleri zaman, “gerçekten bunlar, sapıklardır” derlerdi.

Bayraktar Bayraklı

Müminleri gördüklerinde, “Şüphesiz bunlar sapıtmışlardır” derlerdi.