35. Ayet
عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۜ
Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۜ
Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
Tahtlar üstünden bakarlar.
Tahtlar üstünde bakarlar
(İnananlar) tahtlar üzerinde (inkârcıların durumunu) seyrederler (ver derler ki):
Ve serîrler üzerine uzanarak etrâfa nazar ideceklerdir.
Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.
Koltuklar üzerinde bakarlar:
Erîkler üzerinde nazar edecekler
Koltuklar üzerinde etrafa bakacaklar.
Tahtlar üzerinde, (kâfirlerin o perişan durumunu) seyrederler.
Taht gibi koltuklar üzerinde bakıp-seyretmek suretiyle (kendi hallerine şükredeceklerdir.)
Tahtlar üzerinde seyirdeler:
taħtlar üzere baķalar.
(süslü) tahtlar üzerinde (onlara) bakarak.
Tahtlar üzerinde seyredecekler!
(İnanmış olanlar, işlemeli, süslü) tahtlar üzerinde (inkârcıların durumunu) seyrederler.
Koltukların üzerine yaslanmışlar, (inkâr edenlerin hallerini) seyrediyorlar.
Sedirler üzerinden onlara bakıyorlar.
Tahtlar üzerinde onları seyredecekler.
Tahtlar/koltuklar üzerinde (onları) seyrederek,
Süslü tahtlar üzerinde bakınıp seyrederler.
Koltukları üzerinde bakarak diyecekler ki:
35-36. Koltuklarına kurulup, “Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?” diye etrafa bakacaklar.
En güzel altın işlemeli koltuklar üzerinde oturup arkalarına yaslanırlarken, cehennemliklere bakarak onlara soracaklar:
Koltukları üzerinde, bakıyorlar.
İnananlar, koltuklarına kurulup süzülürken:
Koltuklar üzerinde etrafı seyrederler.
34,35. İman edenler de bugün, koltuklar üzerinde (onlara) bakarak kâfirlere gülerler.
34,35. İşte bugün de inananlar, tahtları üzerinden o (kâfirlere) bakıp bakıp gülecekler.
[çünkü, cennette] sedirlerin üstünde [uzanmış şekilde] bakınıp duracaklar ve [kendi-kendilerine diyecekler]:
Tahtlarına kurulmuş onların perişan halini seyrediyorlar. 15/47, 37/40...61
İşlemeli, süslü tahtlar üzerinde etrafa bakacaklar.
Ebedî huzur ve saadet makamında[⁵⁶³¹] (rahatlarına) bakacaklar.
Tâhtlar üzerinde seyredeceklerdir.
34,35. İşte bu gün de müminler, süslü sedirlere kurulup (onların başına çöken ilahi azabı) seyrederler ve (dünyadayken kendileri ile alay eden) o kâfirlere gülerler.
Koltuklar üzerinde (etrafa) nazar ederler.
Tahtlarına yaslanıp bakarlar.
Taḫtlar üstine oturup naẓar iderler.
35, 36. Koltuklarına kurulurlar“Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı? ” diye bakınırlar.
Divanlar üzerinde (oturup) bakarlar:
Tahtlar üzerinde oturub küffârın 'azâb olunduklarına nazar iderler.
Sedirler üzerinden onlara bakarlar.
Koltukların üzerinde bakarlar.
Hem de koltuklara kurulmuş, onları seyrederken!
Koltuklar üzerinde seyrediyorlar.
Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmek suretiyle.
Koltuklar üzerinde bakarlarken...
Koltuklara yaslanıp bakıyorlar.
34,35. O gün de, inananlar inkâr edenlere gülecekler. Koltuklarına kurulup seyredecekler.