20. Ayet
وَاللّٰهُ مِنْ وَرَٓائِهِمْ مُح۪يطٌۚ
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاللّٰهُ مِنْ وَرَٓائِهِمْ مُح۪يطٌۚ
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
Ve Allah'sa yaptıkları işin ardından onları kavramış, kuşatmıştır.
Allah da onları, artlarından saracak
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
19,20. Lâkin kâfirler her şeyi inkâr iderler. Lâkin Allâh ânları arkalarından ihâta itmişdir.
Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
ALLAH onları arkalarından kuşatmıştır.
Halbuki Allah arkalarından kuşatmış
Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
Hâlbuki Allah, onları arkalarından (çepeçevre azabıyla) kuşatmıştır.
Allah ise, onları arkalarından (ve hiç haberleri olmadan) sarıp-kuşatmıştır.
Allah, onları arkalarından¹ kuşatmıştır.
daħı Tañrı ardından anlaruñ ķaplayıcıdur.
Halbuki Allah, arkalarından (onları) kuşatıcıdır.
19,20. Hayır! O inkâr edenler (hâlâ) bir yalanlama içindedirler! Hâlbuki Allah, onları arkalarından kuşatıcıdır. (Geriye dönüşleri yoktur.)
Oysa Allah (inkârlarının ve yaptıkları kötü işlerin) ardından onları (ilim ve kudretiyle) çepeçevre kuşatmıştır.
Allah da onları arkalarından kuşatıverdi.
Allah onların artlarını kuşatıcıdır.
Allah da onları arkalarından kuşatır [⁶].
Hâlbuki Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
Allah ise, onları çepeçevre sarıp kuşatmıştır.
Allah yaptıkları işin ardından onları çepeçevre kuşatmıştır yani onlar her an Allah'ın gücü kapsamındadırlar.
Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
Oysa Allah, sonsuz ilim ve kudretiyle onları çepeçevre kuşatmıştır!
Allah onların ötelerinden çepeçevre kuşatandır.
Aslında kendileri de Allah’ın kuşatmasındadır.
Oysa Allah onların geleceğini bilmekteydi. İnananlara kurdukları tuzakları bilmekteydi. Onları arkalarından kuşatmıştı. Allah’ın kurdukları tuzakları başlarına geçireceğinden habersiz, övünüp duruyorlardı.
(Fakat) Allah onları arkalarından kuşatandır.
Oysa Allah onları arkalarından (ilmiyle) kuşatmıştır.
halbuki Allah onları, farkında olmadıkları halde, ¹⁰ [ilmi ve kudreti ile] kuşatır.
Allah ise onları arkalarından çepeçevre kuşatmıştır. 40/45-46, 46/26
Hâlâ, Allah'ın ablukası altında olduklarının farkında değiller mi?
Allah ise onları hiç hesaba katmadıkları yerden çepeçevre kuşatandır.
Halbuki Allah, arkalarından kuşatıcıdır.
Allah ise onları arkalarından kuşatandır. (O’nun ilim ve kudretinden çıkıp kurtulmalarına imkân yoktur)
Ve Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
Allah ise onların arkasındadır. Onları kavramıştır.
Tañrı Ta‘ālā ileylerinde muḥīṭdur, barça işlerini bilür.
Ama ne yaparlarsa yapsınlar, Allah'ın hükmünden kaçamazlar. Zira Allah, ilmi ve kudretiyle onları, arkalarından kuşatmıştır.
Allah ise onları arkalarından kuşatmıştır.
Allâh Te'âlâ onları her taraflarından ihâta iylemişdir.
Ama Allah bunları da çepeçevre kuşatmıştır.
Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
Allah ise onları arkalarından kuşatmıştır.
Allah ise onları arkalarından kuşatmış bulunuyor.
Allah ise, onları arkalarından sarıp-kuşatmıştır.
Halbuki, Allah (kendilerini, ilim ve kudreti ile) arkalarından kuşatmıştır.
Hâlbuki Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
Allah onları arkalarından kuşatmıştır.