Bürûc Suresi 8. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

8. Ayet

وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ

8,9. Onlar mü’minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye lâyık Allah’a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ancak üstün ve hamde layık Allah'a inandıkları için onları azaplandırmadalar.

Besim Atalay (1965)

Onlar ancak, istiyorlar öc almak; emre olan, öğülmüş olan, Allaha inanandan

Cemal Külünkoğlu

Mü'minlerden öç almalarının tek sebebi mutlak galip ve övgüye lâyık olan Allah'a inanmaları (ve O'nun istediği şekilde yaşamaları)ydı.

Cemil Said (1924)

Mahzâ ’azîz ve pür-şân ve şeref Allâh’a îmân itdikleri içün ânlara eziyet idiyorlardı.

Diyanet Vakfı

8, 9. Onlardan, sırf, göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, azîz ve hamîd olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldılar. Oysa ki Allah her şeyi görür.

Edip Yüksel

İnananlardan nefret ediyorlardı. Sadece, onlar Üstün ve Övgüye layık olan ALLAH'a inandıkları için...

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlardan kızdıkları da yalnız azîz, hamîd olan Allaha iyman etmeleri idi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Müminlere kızmalarının sebebi de, onların yalnız çok güçlü ve övgüye lâyık olan Allah'a iman etmeleri idi.

Emrah Demiryent

(O kâfirlerin) mü’minlere bu zulmü reva görmelerinin tek sebebi, onların azîz ve hamîd olan Allah’a îmân etmeleriydi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onlardan (Müslümanlardan), sırf Azîz ve Hamîd olan Allah’a iman ettiklerinden dolayı intikam alıyorlardı.

Erhan Aktaş

Bunu, Mutlak Üstün Olan ve Övgüye Değer Yegâne Varlık olan Allah'a iman edenleri cezalandırmak için yapıyorlardı.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı 'ayıblamadılar anlardan illā kim inanurlar Tañrı’ya beñdeşsüz ögülmiş

Hasan Basri Çantay

Onlar, içlerinden (mü'minlerin) O yegâne gaalib, her hamde lâyık Allaha îman etmelerinden başka (hiçbir şey'i) inkâr etmemişlerdi.

Hayrat Neşriyat

Ve onlardan (o mü'minlerden) sâdece, Azîz (kudreti dâimâ üstün olan), Hamîd(hamd edilmeye çok lâyık) olan Allah'a îmân ettikleri için, (sâdece bunun için) intikam aldılar.

İhsan Aktaş

8, 9. Onların mü’minlere bu işkenceyi yapmalarının tek sebebi, mü’minlerin göklerin ve yerkürenin (evrenin) tek hâkimi, aziz ve hamîd (mutlak galip ve bütün övgülere lâyık) olan Allah’a iman etmeleri idi. Oysa Allah her şeye şahittir (her şeyi gören ve bilendir).

İlyas Yorulmaz

Güçlü ve övülmeye layık olan Allah’a inanıyorlar diye intikam alıyorlardı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onların inananlardan öç almaları bunların, erkli, övülücü olan Allah’a inanmalarından ileri geliyordu.

İsmail Hakkı İzmirli

8, 9. Onların mü/minler hakkındaki öc almaları [⁴] mahza berikilerin galib-i yekta olan, övülen, göklerin ve yerin mülkü kendisinin olan Tanrı/ya iman etmelerinden ileri gelmişti. Allah her şeye hâzır ve nâzırdır.

İsmail Yakıt

Onlardan sırf, Azîz ve Hamîd olan Allah’a inanıyorlar diye intikam alıyorlardı.

Kadri Çelik

Müminlerden öç almalarının tek sebebi güçlü, övgüye lâyık Allah'a inanmalarıydı.

Abdullah Parlıyan

O mü'minlerden ancak güçlü ve övgüye layık olan Allah'a inanıyorlar diye intikam alıyorlardı.

Kuran Yolu

8-9. Aziz, övgüye lâyık, göklerin ve yerin mâliki olan Allah’a inandıkları için, sırf bu sebeple onlara ağır işkence uyguladılar. Ama Allah her şeye şahittir.

Mahmut Kısa

Ve onlara işkence etmelerinin tek sebebi, bu müminlerin, emrine uyulmaya, hükmüne boyun eğilmeye; yani hamd edilmeye lâyık mutlak otorite sahibi bir Allah’a inanmış olmalarıydı.

Mahmut Özdemir

Onlardan hınç alıyorlardı; inanıyorlar diye Hamîd Azîz Allah’a!

Mehmet Çakır

Sırf şükre lâyık yüce Tanrı'ya inandıkları için onlardan intikam alıyorlardı.

Mehmet Çoban

Başka nedenle değil; sanki sadece her türlü övgüye sahip yüce Allah’a inandıkları için öç alıyorlardı.

Mehmet Okuyan

Onlardan (müminlerden) yalnızca güçlü ve övgüye layık olan Allah’a iman etmeleri nedeniyle intikam alıyorlardı.

Mehmet Türk

8,9. O (kâfirler) onlardan sadece yüceliğinin sonu olmayan, her türlü övgüye layık olan, göklerin ve yerin hâkimiyeti kendisine ait olan Allah’a îman ettikleri için, intikam alıyorlardı. Ve (şunu iyi bilin ki) Allah, (yaptığınız) her şeyi görüp durmaktadır.

Muhammed Esed

yalnızca Kudret Sahibi, bütün övgülere layık olan Allah’a inanmalarından dolayı nefret ediyorlardı o müminlerden,

Mustafa Çavdar

Onlar, sırf yüce ve övgüye layık olan Allah’a iman ettiler diye müminlere bu zulmü reva görüyorlar. 2/177, 3/142

Ahmet Tekin

Kudretli, hükümran, övgüye ve şükre lâyık Allah'a iman ettikleri için, yalnız bunun için onlardan bazılarını, zulüm ve işkence yaparak cezalandırdılar.

Mustafa İslamoğlu

O (zalimler) başka bir sebeple değil, sadece yücelikte eşsiz ve hamdin tümüne lâyık olan[⁵⁶⁵⁷] Allah’a imanda ısrar ettikleri için onlardan intikam[⁵⁶⁵⁸] almışlardır.[⁵⁶⁵⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve bunlardan intikam almaları da, bunların azîz, hamîd olan Allah'a imân etmiş olmalarından başka bir şey için değildi.

Orhan Kuntman

8,9. (O kâfirlerin) Müminlerden (böyle) intikam almaya kalkışmalarının sebebi ise ancak, iman edenlerin, göklerin ve yerin mülk ve hükümranlığına sahip olan ve her şeye gücü yeten, Hamd'e layık olan Allah'a iman etmeleri ve (onların zorlamalarına rağmen) bundan vaz geçmemeleri idi, Kuşkusuz Allah her şeye şahittir.

Osman Fırat

Mü’minler sırf aziz, övgüye lâyık Allah’a iman ettikleri için o zâlimler onlardan öç aldılar.

Şaban Piriş

Onlardan sadece, Aziz ve Hamid olan Allah'a iman ettikleri için intikam alıyorlar.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı anlar mü’minlerden intiḳām itmediler, illā īmān getürdükleri‐çün‘azīz Tañrıya.

Suat Yıldırım

8, 9. Onların müminlere bu işkenceyi yapmalarının tek sebebi, müminlerin göklerin ve yerin tek hâkimi, azîz ve hamîd (mutlak galip ve bütün övgülere lâyık) olan Allah'a iman etmeleri idi. Allah her şeye şahittir.

Süleyman Ateş

Mü'minler sırf aziz, övgüye layık Allah'a inandıkları için o (zalim)ler onlardan öc aldılar.

Süleyman Tevfik (1927)

8,9. O hendek sâhibleri, hükmünde gâlib ve bizâtihî müstehak-ı hamd olan ve göklerin ve yerin mülkine mutasarrıf bulunan Allâh Te'âlâ'ya îmân itdiklerinden dolayı onları böyle dûçâr-ı cezâ iylediler. Allâh Te'âlâ her şeye hâzır ve nâzırdır.

Süleymaniye Vakfı

Bu cezayı vermelerinin tek sebebi, müminlerin, güçlü ve her şeyi güzel yapan Allah’a güvenmeleriydi[*].

Ahmet Varol

Onlardan sırf yüce ve övgüye layık olan Allah'a iman etmelerinden dolayı öç alıyorlardı.

Ümit Şimşek

Onlardan intikam almalarının nedeni, o mü'minlerin, kudreti herşeye üstün olan ve her türlü övgüye lâyık bulunan Allah'a iman etmelerinden başka birşey değildi.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlardan sadece, Azîz ve Hamîd Allah'a iman ettikleri için öc alıyorlardı.

Ali Bulaç

Onlardan, yalnızca 'üstün ve güçlü olan,' öğülen Allah'a iman ettiklerinden dolayı intikam alıyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

Müminlere kızdıkları da, ancak Azîz, Hamîd olan Allah'a iman etmeleri idi.

Bahaeddin Sağlam

O müminlerden ancak Aziz ve Hamid olan Allah’a inanıyorlar diye intikam alıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

8,9. Müminlerden, sadece, göklerin ve yerin mülkü/iktidarı kendisine ait olan, ‘sonsuz kudret sahibi ve övgüye layık olan Allah'a iman ettiklerinden dolayı intikam aldılar/alıyorlar. Oysaki Allah her şeyi görür.