17. Ayet
كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ
Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ
Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.
İş öyle değil, hayır; siz, ne yetimi ağırlıyorsunuz.
Hayır siz, öksüzü ağırlamazsınız, yoksulu doyurmaya öğütlemezsiniz
Hayır! Doğrusu siz, (Allah'tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.
17,18,19,20. Lâkin siz yetime hürmet itmez ve fukarâyı beslemek içün biri birinizi teşvîk iylemezsiniz, fukarânın ve yetimlerin mîrâsını ekl idersiniz ve harîsâne zenginliği seversiniz.
17, 18, 19, 20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.
Hayır! Doğrusu siz öksüze cömert davranmıyorsunuz?
Hayır hayır doğrusu siz yetîme ikram etmiyorsunuz
Hayır hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Hayır! (Şeref ve üstünlük, sizin zannettiğiniz gibi mal, mülk ile değildir.) Gerçek şu ki, siz yetimlere ikram etmiyorsunuz.
Hayır; aksine siz gerçekten yetime (sahipsiz kimselere) ikram etmiyorsunuz (diye başınıza bu belalar sarılmaktadır).
Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
degül eyle! belki aġırlamazsız ögsüzi.
Hayır. Siz bil'akis yetime iyilik etmezsiniz.
Hayır! (Siz) doğrusu yetime ikrâm etmiyorsunuz!
Hayır, (değer ve üstünlük, mal ile değildir.) Bilakis siz (ey insanlar!), yetime (kimsesize) değer vermiyor ve ikramda (yardımda) bulunmuyorsunuz.
Hayır! (Rabbinin senin rızkını kısmasının sebebi) Yetime ikramlarda bulunmuyordunuz.
Oysaki siz öksüzü ağırlamıyorsunuz,
Yok yok, böyle demeyin. Belki sizin başka suçunuz da vardır, siz yetimi ağırlamıyorsunuz,
Hayır, asla! Bilakis siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Hayır! Aksine siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Hayır, hayır Allah'a karşı yaptığınız bu kötü zannın yanı sıra siz insanlardan yetimlere karşı da cömert değilsiniz.
Hayır hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Hayır; Allah sonsuz lütuf, merhamet ve adâlet sahibidir fakat siz, ey nankörler, bunu hak edecek davranışlar yapmıyorsunuz; örneğin, yetime ikramda bulunmuyorsunuz!
Hayır! Aksine, Yetim’e ikram etmezsiniz.
Hiç olur mu? Yetimin hakkını vermeyen siz,
Hayır! Ne yazık ki onlar yetime hakkını vermiyorlar.
Hayır! Doğrusu, siz yetime ikram etmiyorsunuz. [*]
Hayır! (Sakın böyle yapmayın!) Doğrusu siz, yetime ikram etmiyorsunuz.
Ama hayır, hayır, [ey insanlar, bütün yaptıklarınızı ve yapmadıklarınızı bir düşünün:] siz yetime karşı cömert değilsiniz,
– Hayır, aslında siz yetimi koruyup gözetmiyorsunuz. 2/177, 4/2-6
Böyle yanlış düşüncelere kapılmayın! İşin aslını öğrenmek istiyorsanız eğer, siz yetime, dula, kimsesize ikramda bulunmuyorsunuz.
Asla! Bilakis siz yetime izzet ikram göstermiyorsunuz,
Yok, yok. Belki siz yetime ikram etmezsiniz.
(Ey müşrikler) Hayır!.. Siz yetime ikram etmezsiniz;
Hayır. Doğrusu siz (Allah’tan ikrâm bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
-Hayır, Yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Bel ki ikrām eylemezler öksüzlere.
Hayır! (Siz Allah'tan hep ikramı devam ettirmesini istersiniz ama, ) yetime değer vermezsiniz!
Hayır, doğrusu siz (Allah'tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime ikram etmiyorsunuz.
Öyle değildir. (İnsânın zu'm iylediği gibi gınâ ve vüs'at-i rızık ile ibtilâm, ikrâm ve kıllet-ı rızık ve dıyk-ı ma'îşet ile ibtilâm da ihânet değildir. Bunlar 'amele mükâfât ve cezâdır.) Belki siz yetîme ikrâm itmezsiniz.
Hayır, hayır… Siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz,
Hayır. Aksine siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Hayır, siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Hayır, (iyilik zenginlikle, ihanet fakirlikle değildir. İyilik ve fenalık, itaat ve isyan iledir). Doğrusu siz, yetime ikram etmezsiniz, (miras hakkını vermezsiniz).
Hayır! (Alçaklık ve üstünlük, mal ile değildir.) Bilakis siz, yetimlere ikram etmiyorsunuz.
17,18,19,20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helâl demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.