19. Ayet
وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّاۙ
Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّاۙ
Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
Ve mirası, habbesine dek yiyorsunuz.
Malı da çok severek yığarsınız !
Sınır tanımaz bir biçimde (hak hukuk gözetmeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz.
17,18,19,20. Lâkin siz yetime hürmet itmez ve fukarâyı beslemek içün biri birinizi teşvîk iylemezsiniz, fukarânın ve yetimlerin mîrâsını ekl idersiniz ve harîsâne zenginliği seversiniz.
17, 18, 19, 20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.
Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.
Halbuki mîrası öyle bir yiyiş yiyorsunuzki
Oysa mirası öyle bir yiyorsunuz ki, haramhelal gözetmeden.
Miras (ta payları bulunan, kadınların ve yetimlerin hakların) ı (vermeyerek, kendi hakkınızla beraber, onların hakkını da) hak (hukuk) gözetmeden yiyorsunuz.
Mirası (Allah’ın lütfettiği imkân ve fırsatları) hırsla yutuyorsunuz, (muhtaçları ve yakınlarınızı düşünmüyorsunuz diye, bu tür belalarla Allah sizi uyarmaktadır.)
Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz¹.
daħı yirsiz mįrāŝı yimek ķatı dirmek.
Mirası halâl, haaram demeyib alabildiğinize yersiniz.
Hem mîrâsı, helâl haram demeyen bir yiyişle yiyorsunuz!
Oysa (bununla birlikte kadın ve çocukları mirastan mahrum bırakarak) sınır tanımaz bir biçimde (helal haram demeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz. *
Size kalan mirası yedikçe yiyip duruyordunuz.
mirası haram, helal demeyip yiyorsunuz,
Helâl haram demeyip mirasları yer durursunuz [⁹],
Mirası, diğerlerinin hakkını gözetmeden yiyorsunuz.¹⁰
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
Size kalan mirası aç gözlülükle yiyip bitiriyorsunuz
Mirası hak hukuk demeden yiyorsunuz.
Yoksullara yardım etmemekle kalmıyor, bütün hak ve adâlet ilkelerini çiğneyerek, hatta zavallı yetimlerin hakkı olan mirası haksız şekilde yiyorsunuz!
Miras’ı alabildiğince (hak gözetmeden) yiyorsunuz.
mirası hapur hupur yutan siz,
Büyük bir hırsla yetimlerin yoksulların hakların yiyorlar.
Mirası hırslı bir yiyişle (helal-haram demeden) yiyorsunuz.
18,19. Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz. Fakat mirası, nereden geldiğine bakmadan yiyorsunuz.¹
[başkalarının] mirasını aç-gözlülükle yiyip bitiriyorsunuz,
Mirası da hak hukuk gözetmeden yiyorsunuz. 2/180, 4/7…14-176
Size miras olarak kalan malları haram helâl gözetmeden, oburcasına yiyorsunuz.
emeksiz kazancı[⁵⁷²⁰] haram-helâl demeden açgözlülükle boğazınıza geçiriyorsunuz,
Ve miras bırakılan malı şiddetlicesine yersiniz.
Mirası hak gözetmeden yersiniz;
Mirâsı (helal haram demeden) öyle yersiniz ki...
Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.
Daḫı yirler mīrāẟları dirüp yimek.
Mirasları helâl haram demeden ne gelse yersiniz.
Mirası hırsla yutuyorsunuz.
Helâl'e harâma bakmayub mîrâsı yersiniz.
Helal-haram demeden mirası yiyorsunuz,
Mirası hak gözetmeksizin habire yiyorsunuz.
Mirası haram helâl demeden yiyorsunuz.(3)
Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz.
Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.
Mirası, helâl - haram ayırmaksızın habire yersiniz.
Ve (helal-haram demeden) her çeşit mirası (başkalarının hakkını dahi) toplayarak yiyorsunuz.
17,18,19,20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helâl demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.