43. Ayet
عَفَا اللّٰهُ عَنْكَۚ لِمَ اَذِنْتَ لَهُمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَتَعْلَمَ الْكَاذِب۪ينَ
Allah, seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar beklemeden niçin onlara izin verdin?
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
عَفَا اللّٰهُ عَنْكَۚ لِمَ اَذِنْتَ لَهُمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَتَعْلَمَ الْكَاذِب۪ينَ
Allah, seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar beklemeden niçin onlara izin verdin?
Allah seni affetsin, ne diye izin verdin onlara? Vermeseydin de sence gerçekler de açığa çıksaydı, yalancıları da bilseydin.
Allah seni bağışlaya, onlara niçin izin verdin sen? Gerçekler bilmeydi, bilseydin sen yalan söyliyenleri
Allah, seni affetsin! Doğru söyleyenler sence iyice bilinip, yalancılar belli oluncaya kadar (beklemeden seferden geri kalmaları için) onlara neden izin verdin?
Yâ Muhammed! Allâh seni ’afv itsün sözlerinin sıdkı tebeyyün itmeksizin ve kâfirler meydâna çıkmaksızın niçün oturmalarına müsâ’ade itdin?
Allah seni affetti. Fakat doğru söyleyenler sana iyice belli olup, sen yalancıları bilinceye kadar onlara niçin izin verdin?
ALLAH seni affetti: Doğrular ve yalancılar sana belli olmadan önce neden onlara izin verdin?
Allah senden afvetti ya, şu neden onlara izin verdin de beklemedin ki doğru söyliyenler sence tebeyyün ede ve yalancıları bilesin?
Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler kimler, gerçekten yalancılar kimlerdir, bunların iyice belli olmasını beklemeden niçin onlara izin verdin?
*Allah seni affetsin. (Cihada katılmamak için sana mazeret ileri sürenler ile ilgili olarak) doğru söyleyenler sana iyice belli olmadan, yalancılar bilinmeden, niçin onlara izin verdin?
Allah Seni affetsin; doğru söyleyenler Sana açıkça belli oluncaya ve yalancıları da öğrenip tanıyıncaya kadar, niye onlara (cihaddan kaytarmak için bahane uyduranlara) izin verdin?
Allah seni affetsin! Doğru söyleyenler belli olmadan, yalancılar bilinmeden, onlara niçin izin verdin?
'afv eyledi Tañrı senden nişe destūr virdüñ anlara tā bellü olınca saña anlar kim girçek oldılar daħı bileseñ yalancıları?
Hay Allah aafiyet veresice, şu (özründe) saadık olanlar sana besbelli oluncaya ve sen o yalancıları bilinceye kadar, neden izin verdin onlara?
(Habîbim, yâ Muhammed!) Allah, (geçmiş gelecek her türlü günahtan korumakla) seni affetmiştir. (Fakat) doğru (söyleyen) kimseler sana belli olmadan ve yalancıları bilmeden niçin onlara izin verdin?
(Resulüm, zatım olan) Allah seni affetmiştir (bunun sıkıntısını yaşamazsın)! Fakat doğru söyleyenler sana iyice belli olup yalan söyleyenleri bilmeden onlara niçin izin verdin? *
Allah seni bağışlasın, sana kimlerin doğru söylediğini, kimlerinde sana yalan söylediğini açığa çıkarıp öğrenmeden, onlara niçin izin verdin?
Allah senin suçunu bağışlasın. Doğru söyliyen kim, yalan söyliyen kim, belli olmadan, ne diye onları bıraktın?
Allah seni affetsin. Fakat gerçek söyleyenler sence belli olmadan, yalancıları bilmeden evvel neye onlara [²] izin verdin.
Allah seni affetsin (ey Peygamber!), doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları da bilinceye/tespit edene kadar beklemeden niye onlara izin verdin?
Allah seni affetsin! Doğru söyleyenler sana açıkça belli oluncaya ve yalancıları da öğreninceye kadar niye onlara izin verdin?
Allah seni affetsin, ey peygamber! Doğru söyleyenler, sana iyice belli olup, yalan söyleyenleri bilinceye kadar, niçin onlara evde kalmaları yolunda izin verdin?
Allah seni affetti de, doğru söyleyenler sence belli olmadan ve kimlerin yalancı olduğunu bilmeden niçin onlara izin verdin?
Allah seni affetsin; Tebük seferine katılmamak için senden izin isteyenlerden kimin doğru, kimin yalan söylediğini iyice araştırıp ortaya çıkarmadan, savaşa katılmamaları konusunda onlara niçin öyle kolayca izin verdin? Öne sürdükleri mâzeretleri iyice araştırarak, yalnızca geçerli mâzereti olanlara izin vermen gerekmez miydi? Gerçi münafıklar, kendilerine izin vermeseydin bile savaşa gelmeyeceklerdi; ama o zaman, senin izninin arkasına sığınamayacaklardı ve Müslümanları kandırmak için kullandıkları maskeleri tamamen düşmüş olacaktı.
Allah seni affetsin; niçin onlara izin verdin? Tâ ki doğru söylemiş olanlar sana açıkça belli olur; Yalancılar’ı bilirsin.
Hay Allah iyiliğini versin! doğru söyleyenler belli olmadan, yalancıları ortaya çıkarmadan neden onlara izin verdin ki?
Allah yolunda savaşmak için yola çıktığında kalbinde nifak hastalığı olanlardan bazıları senden izin istediler. Sen onlardan bazılarına niçin izin verdin? Allah seni affetsin! Yalancıların yalanları ortaya çıkmadan önce niçin onlara izin verdin? Onların bahanelerini araştırsaydın! Yalanlarını ortaya çıkarsaydın! Kalplerindeki nifakı yüzlerine vursaydın olmaz mıydı? İzin istemelerine karşılık niçin hemen peki dedin?
Allah seni affetsin! [*] Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar onlara niçin izin verdin?
Allah senin (geçmiş-gelecek) bütün günâhlarını bağışladı.¹ Sen kimin doğru söylediği tam belli olmadan, yalancıların kimler olduğunu iyice bilmeden, onlara niçin izin verdin?¹
Allah seni affetsin [ey Peygamber]! ⁶⁷ Daha kimin doğru söylediği senin için (iyice) ortaya çıkmadan ve sen [kimler] yalancı (iyice) tanımadan, niçin [evde kalmaları yolunda] onlara izin verdin?
Allah seni affetsin. Kimin doğru söylediği senin için ortaya çıkmadan ve yalancıların da kimler olduğunu öğrenmeden niçin savaşa katılmamalarına izin verdin. 8/67, 24/62, 40/55, 48/1- 2, 45/19
Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler ortaya çıkmadan, yalancıları bellemeden niçin onlara izin verdin?
Allah seni affetsin;[¹⁴⁵³] daha kimin doğru söylediği sana aydınlanmadan ve yalancıları iyice öğrenmeden niçin onlara (savaşa katılma) izni verdin?[¹⁴⁵⁴]
Allah Teâlâ seni affetsin, ne için sadâkatte bulunanlar sence tayin edinceye ve sen yalancıları bilinceye kadar (beklemeden) onlara izin verdin.
(Ey Muhammed) Allah seni affetsin. (Allah senin gelmiş gelecek kusurlarını bağışladı, fakat) Niçin onlara (özür beyan ettiler diye, geride kalmaları için) izin veriverdin? Doğru söyleyenlerin durumu sana belli oluncaya ve kimlerin yalancı olduğunu tanıyıncaya kadar niçin beklemedin?
Allah, seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar neden onlara izin verdin?
Allah seni affetsin, niçin doğrular sana belli olup, yalancıları tanımadan onlara izin verdin?!
Tañrı Ta‘ālā ‘afv eyledi senden, niçün anlara destūr virdi‐sen? Ḥattā kibile‐y‐idük girçek söyleyenleri, daḫı bile‐y‐idük yalancıları.
Hay Allah seni affedesice! Niçin sence doğru söyleyenler iyice belli oluncaya ve yalancılar da meydana çıkıncaya kadar beklemeyip izin isteyen o münafıklara izin verdin?
Allah seni affetsin; doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalan söyleyenleri bilmezden önce niçin onlara izin verdin?
(Yâ Muhammed) Allâh seni 'afv itsün, sözlerinde sâdık olanlar ile yalancılar senin yanında tebeyyün itmedikce ne içün onlara izin virdin? [²]
Allah seni affetsin, kimin özü sözü doğru olduğu senin için iyice ortaya çıkmadan ve kimin de yalancı olduğunu iyice anlamadan onlara ne diye izin verdin?
Allah seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olmadan ve kimlerin de yalancı olduklarını bilmeden onlara niçin izin verdin? [4]
Allah seni affetsin, neden kimin doğru söylediğini, kimin yalancı olduğunu anlayıncaya kadar beklemedin de onlara izin verdin?
Allah seni affetsin; neden onlara izin verdin de beklemedin ki, doğru söyleyenler sana açık-seçik belli olsun da yalancıları bilesin.
Allah seni affetsin; doğru söyleyenler sana açıkça belli oluncaya ve yalancıları da öğreninceye kadar niye onlara izin verdin?
Ey Yüce Peygamber! Allah senden hüznü gidersin; şu doğru söyleyenler sana belli oluncaya ve sen yalancıları bilinceye kadar, neden beklemeyip onlara izin verdin? (bekleyip de, özründe sadık olanlarla yalancı bulunanları bileydin).
Allah seni affetsin! Doğrular ortaya çıkmadan (anlaşılmadan,) yalancıları tanımadan neden onlara izin verdin?
Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler sana iyice belli olup yalancıları bilinceye kadar, onlara niçin izin verdin?