Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Senden ancak Allah'a ve son güne inanmayıp yürekleri şüpheye düşenler ve şüpheleri içinde tereddüde düşüp bocalayanlar izin isterler.
Besim Atalay (1965)
Senden ancak izin istiyenler, Allah ile son güne inanmamış olanlarla, yürekleri çürük olan kimselerdir, şüphe içinde bunlar
Cemal Külünkoğlu
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler (savaşa katılmamak için) senden izin isterler.
Cemil Said (1924)
Allâh’a ve âhiret günine inanmıyanlar senden cihâd içün müsâ’ade isterler kalblerindeki şübhe ânları mütereddid idiyor.
Diyanet Vakfı
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp, kuşkuları içinde bocalayanlar senden izin isterler.
Edip Yüksel
Ancak ALLAH'a ve ahiret gününe inanmıyanlar senden izin ister. Kalpleri kuşku ile doludur. Onlar kuşkuları içinde bocalamaktadırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak o kimseler senden istiyzan ederler ki Allaha ve Âhıret gününe inanmazlar ve kalbleri işkillidir de işkilleri içinde çalkanır dururlar
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Senden izin isteyenler, olsa olsa Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlar olabilir. Onların kalbleri hep işkillidir. Bundan dolayı şüphe içinde bocalayıp dururlar.
Emrah Demiryent
(Resûlüm! Cihada katılmamak maksadıyla mazeretler uydurarak) senden ancak, Allah’a ve âhiret gününe îmân etmeyen ve kalplerinde şüphe olup da şüpheleri içinde bocalayıp duran (munâfık) lar izin ister.
Abdullah-Ahmet Akgül
Ancak Allah’a ve ahiret gününe (gerçekten) inanmayanlar, kalpleri (Hakk’tan ve hayırdan kayıp) kuşkuya kapılanlar, şüpheler (ve endişeler) içinde bocalayıp duranlar (cihaddan kaçmak için yalan özürler uydurup) Senden izin isteyeceklerdir.
Erhan Aktaş
Doğrusu, senden, ancak Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayanlar ve kalpleri şüpheye düşüp, şüphe içinde bocalayanlar sefere çıkmamak için izin isterler.
Eski Anadolu Türkçesi
bayıķ destūr diler senden anlar kim inanmazlar Tañrı’ya daħı śoñraġı güne daħı gümānlendi göñülleri anlar gümānleri içinde dañ ķalurlar.
Hasan Basri Çantay
Senden ancak Allaha ve âhiret gününe inanmaz, kalbleri şek ve şübheye düşüb de kendilerini o şübhelerinin içinde şaşırıb bocalar kimseler izin isterler.
Hayrat Neşriyat
Ancak Allah'a ve âhiret gününe îmân etmeyen ve kalbleri şübheye düşmüş olup da şübheleri içinde bocalayıp duranlar senden izin ister.
İhsan Aktaş
Ancak Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, gönülleri (akıl ve duyguları) kuşkuya düşmüş ve şüpheleri içinde bocalayıp duran (münafık) kimseler (seninle sefere çıkmamak için yalan özürler uydurup) senden izin isterler.
İlyas Yorulmaz
Ancak, Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, kalplerinde şüphe olanlar senden izin isterler. Ayrıca onlar, kendi içlerindeki şüphelerden dolayı da tereddüt içerisindedirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Gerçekten, geride kalmak için uygununu istiyenler Allah’a, son güne inanmıyan, yürekleri işkilli olan kimselerdir. Onlar işkilleri içinde şaşırıp kalmışlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
Senden izin isteyenler ancak Allah/a, âhiret gününe inanmayanlar, kalplerinde şüphe bulunanlardır. İşte onlar şüphelerinde tereddüt ve hayret içindedirler.
İsmail Yakıt
Ancak Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de her türlü şüphe bataklığında [reyb]¹⁶ kararsız kalanlar gelip senden izin isterler.
Kadri Çelik
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan ve kalpleri şüpheye düşüp şüphelerinde bocalayan kimseler senden izin isterler.
Abdullah Parlıyan
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri kuşkuya düşmüş ve şüpheleri içinde bocalayıp duranlar, savaştan geri kalmak için senden izin isterler.
Kuran Yolu
Senden izin isteyenler sadece, Allah’a ve âhiret gününe iman etmeyenler ve şüpheye kapılmış olanlardır; onlar şüpheleri içinde bocalayıp dururlar.
Mahmut Kısa
Senden ancak, Allah’a ve âhiret gününe inanmayan, kalpleri şüphe bataklığına saplandığı için kararsızlık içerisinde bocalayıp duran o münâfıklar izin isterler. Zaten onların, hiçbir zaman cihâda katılmak gibi bir niyetleri olmamıştı:
Mahmut Özdemir
Doğrusu Allah’a ve Âhir Gün’e inanmaz, kalbleri kuşkuya düşmüş ve kuşkularında bocalayan kimseler senden izin ister.
Mehmet Çakır
Senden, istese istese Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlar izin isteyebilirler, bir de kalpleri şüphe içinde olanlar ve şüphe içinde bocalayanlar.
Mehmet Çoban
İyi bil ki, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler senden izin ister. Onun için sen savaşa çıktığında birileri gelip senden izin istiyorlarsa, bil ki, onlar gerçekten Allah’a ve ahiret gününe inanmıyorlardır. Meğerki izin istemekte haklı bir nedenleri olsun! O zaman başkadır. Haklı bir nedeni olup olmadığını kontrol etmedikçe onlara izin verme ki, onlar inkârlarını apaçık ortaya çıkarsın! Biz sizin gibi inananlardan değiliz desinler* Siz de onların apaçık kâfir olduklarını bilin*
Mehmet Okuyan
Senden izin isteyenler yalnızca Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp, kuşkuları içinde bocalayanlardır.
Mehmet Türk
Senden izin isteyenler, ancak Allah’a ve âhiret gününe inanmayan, kalplerini şüphe kaplamış ve bu çelişkiler içerisinde bocalayıp duran, kimselerdir.
Muhammed Esed
Yalnızca, Allah’a ve Ahiret Günü’ne [yürekten] inanmayanlar senden bağışıklık isterler; ve bir de kendilerini şüphe ve tereddüdün eline kaptırıp da kararsızlık içinde bir o yana bir bu yana gidip gelenler.
Mustafa Çavdar
Senden savaşa katılmamak için izin isteyenler, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanıp güvenmeyen kalpleri derin şüphelerle dolu olup bu şüphelerle bocalayıp duran kimselerdir. 3/60, 34/54, 27/60, 50/45, 57/14
Ahmet Tekin
Allah'a, Allah'a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman etmeyecekler, kafaları, kalpleri şüphe içinde bocalayanlar, tebliğinde, teşriinde şüpheye düşürecek konular arayanlar, ithamlarda bulunanlar senden izin istiyorlar. Onlar şüpheleri içinde küfür ile iman arasında gidip geliyorlar.
Mustafa İslamoğlu
Yalnızca Allah’a ve Âhiret Günü’ne (yürekten) güvenip inanmayan kimseler senden (cihada) katılma izni isterler; zira onların kalpleri kuşkuya teslim olmuştur, bu yüzden (katılsak mı, katılmasak mı diye) derin tereddütler içerisinde bocalayıp dururlar.[¹⁴⁵⁶]
Ömer Nasuhi Bilmen
Senden ancak o kimseler (cihada iştirak etmemek için) izin isterler ki, Allah Teâlâ'ya ve ahiret gününe inanmazlar ve onların kalpleri şekke düşmüştür. Artık onlar o şekk (ve şüphelerinde) mütereddit bulunur dururlar.
Orhan Kuntman
Ancak, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalplerini kuşku saran, kuruntu bataklığında bocalayan kimseler (özürleri olmadan) senden izin isterler.
Osman Fırat
Ancak Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde tereddütde olan kimseler senden izin isterler.
Şaban Piriş
Ancak Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, kalpleri şüpheye düşüp, şüphelerinde bocalayan kimseler senden izin isterler.
Satıraltı Meal (1534)
Senden destūr istemez, illā ol kişiler kim īmān getürmezler Tañrı Ta‘ālāya,daḫı ḳıyāmet günine. Daḫı yüreklerinde şirk vardur. Anlar şeklerinde biradım ilerü varurlar, bir adım atḳaru giderler.
Suat Yıldırım
Senden katılmamak için izin isteyenler sadece Allah'ı ve âhireti tasdik etmeyenler, kalpleri şüphe ile çalkalanıp şüpheleri içinde bocalayıp duranlardır.
Süleyman Ateş
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalbleri kuşkuya düşmüş ve şüpheleri içinde bocalayıp duranlar, (geri kalmak için) senden izin isterler.
Süleyman Tevfik (1927)
Ancak Allâh'a ve âhiret gününe îmân itmeyenlerdir ki senden (geri kalmak içün) izin isterler. Onların kalbleri şek ve şübhede ve binâen'aleyh tereddüddedir.
Süleymaniye Vakfı
Senden izin isteyenler sadece Allah’a ve ahiret gününe inanıp güvenmeyenlerdir. Onların içleri kuşkuludur. Onlar kuşkuları içinde gidip gelmektedirler.
Ahmet Varol
Senden sadece Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen ve kalplerinde şüphe olup da şüpheleri içinde bocalayıp duranlar izin isterler.
Ümit Şimşek
Sefere katılmamak için senden izin isteyenler, Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşmüş kimselerdir ki, şüpheleri içinde bocalayıp dururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Ancak Allah'a ve âhiret gününe inanmayanlar, kalpleri kuşkuyla karışmış olup da işkilleri içinde çalkanıp duranlar, sefere katılmak için senden izin isterler.
Ali Bulaç
Senden, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalbleri kuşkuya kapılıp, kuşkularında kararsızlığa düşenler izin ister.
Ali Fikri Yavuz
Senden ancak izin istiyenler, Allah'a ve âhiret gününe iman etmiyenler, kalbleri şüpheye düşenlerdir. Onlar, şüpheleri içinde bocalayıp dururlar.
Bahaeddin Sağlam
Ancak öyle kişiler senden izin isterler ki, onlar Allah’a ve ahiret gününe inanmazlar, kalpleri şüphelenmiştir. Onlar o şüpheleri içinde bocalamaktadırlar.
Bayraktar Bayraklı
Senden, ancak Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, gönüllerini şüpheye kaptıran kimseler geri kalmak için izin ister.