Tevbe Suresi 58. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

58. Ayet

وَمِنْهُمْ مَنْ يَلْمِزُكَ فِي الصَّدَقَاتِۚ فَاِنْ اُعْطُوا مِنْهَا رَضُوا وَاِنْ لَمْ يُعْطَوْا مِنْهَٓا اِذَا هُمْ يَسْخَطُونَ

İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlardan, sadakaları vermede seni ayıplayan da var. O maldan diledikleri verilseydi hoşlanırlardı, verilmeyince de hemen kızarlar.

Besim Atalay (1965)

Doyumluk işlerinde, onların içerisinden, seni yerenler var, doyumluk verilince hoşnutluk gösterirler, verilmezse kızarlar

Cemal Külünkoğlu

Onlardan kimi de zekâtlar(ın bölüştürülmesi hususun)da sana dil uzatır. Eğer o sadakalardan kendilerine pay verilse hoşlanırlar, onlardan kendilerine pay verilmezse hemen kızarlar.

Cemil Said (1924)

Bunların içinden ba’zıları sadaka tevzî’inden dolayı sana iftirâ idiyorlar. Ânlara virilir ise memnûn olurlar, red idilir ise kızarlar.

Diyanet Vakfı

Onlardan sadakaların (taksimi) hususunda seni ayıplayanlar da vardır. Sadakalardan onlara da (bir pay) verilirse razı olurlar, şayet onlara sadakalardan verilmezse hemen kızarlar.

Edip Yüksel

Onların bir kısmı, sadakaların dağıtımı konusunda seni eleştiriyor; kendilerine ondan verilince razı oluyorlar, ancak ondan kendilerine verilmeyince öfkeleniyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinden sadakalar hakkında sana ta'rız eden de var, çünkü, ondan kendilerine verilmişse hoşnud olurlar, verilmemişse derhal kızarlar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

İçlerinde (topladığın) sadakalar hakkında sana tariz eden (dil uzatan) ler de var. Eğer o sadakalardan kendilerine verilmişse hoşnut olurlar, verilmemişse hemen kızarlar.

Emrah Demiryent

Onlardan (munâfıklardan) sadakalar (ın taksimi) hususunda, (seni adaletsizlikle itham ederek) sana dil uzatanlar var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar, eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Nebim!) Onlardan (münafıklardan, dağıttığın) sadakalar konusunda Seni yadırgayacaklar (dedikodu yapacaklar) vardır. Ondan kendilerine (bolca) verilirse hoşlanırlar, kendilerine (istedikleri kadar) verilmediği zaman ise bu sefer kızıp gazaplanırlar.

Erhan Aktaş

İçlerinden kimileri de sadakalar hakkında sana dil uzatır. Eğer kendilerine pay verilirse hoşlanırlar, verilmeyince de hemen kızarlar.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı anlardan oldur kim 'ayıblar seni seni śadaķalar içinde pes eger virinileler andan ḥosnud olalar daħı eger virinilmeyeler andan ol vaķt anlar ķaķırlar.

Hasan Basri Çantay

İçlerinden sadakalar (ın taksimi) hususunda seni ayıblayacaklar da var. Çünkü eğer içlerinden kendilerine (diledikleri bir şey) verilirse hoşlanırlar. Şâyed yine kendilerinden olanlara (diledikleri şey) verilmezse derhal kızarlar.

Hayrat Neşriyat

Onlardan öylesi de vardır ki, sadakalar (ve ganîmetlerin taksîmi) husûsunda seni ayıplar. Artık onlardan kendilerine verilirse hoşnûd olurlar; fakat onlardan (o arzu ettikleri şeylerden) kendilerine verilmezse hemen kızarlar.

İhsan Aktaş

(Ey Resulüm!) Onlardan (münafıklardan, dağıttığın) sadakalar (zekât vb. gelirler) konusunda (devlet malını kendilerine peşkeş çekmediğin için, birilerinin kayrıldığını öne sürerek) seni yadırgayacaklar (dedikodu yapacaklar) vardır. (Acaba amaçları gerçekten adâleti sağlamak mı? Hayır!) Çünkü kendilerine bu mallardan (diledikleri gibi) yüklü bir pay verilse, dağıtımdan memnun kalırlar, fakat (zaten zengin oldukları için) bu mallardan kendilerine bir pay verilmeyecek olsa, hemen kızarlar. *

İlyas Yorulmaz

Onların içinde senin sadakaları dağıtmandan rahatsız olup, seni çekiştirenler var. Eğer sadakalardan onlara da verirsen, ondan hoşnut olurlar. Yok, eğer vermezsen, birden bire çılgına dönerler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onların içinde öyleleri de vardır ki sadakalarından ötürü seni kınarlar. Eğer onlara da verecek olursan sevinirler, eğer onlara vermiyecek olursan hemen küserler.

İsmail Hakkı İzmirli

Münafıklardan bir kısmı sadakaları taksim hususunda seni ayıplarlar, eğer onlara o sadakalardan istedikleri kadar verilse râzı olurlar. Şayet bir şey verilmezse hemen darılırlar [²].

İsmail Yakıt

İçlerinde sadakalar konusunda sana dil uzatanlar vardır. Eğer onlardan kendilerine (bir pay) verilirse hoşlanırlar ama verilmezse de hemen kızarlar.

Kadri Çelik

Sadakalar (zekâtlar) hakkında seni ayıplayanlar vardır. Onlara verilirse hoşnut olurlar, verilmezse, hemen öfkeleniverirler.

Abdullah Parlıyan

Onlardan kimi de, sadakaların bölüştürülmesi hususunda sana dil uzatır. Eğer o sadakalardan kendilerine, diledikleri bir şey verilirse hoşlanırlar, verilmezse de bakarsın kızıp öfkelenirler.

Kuran Yolu

Onlardan sadakaların (zekât gelirleri) taksimi hususunda sana dil uzatanlar da var. Şayet bunlardan kendilerine verilmişse hoşnut olurlar, verilmemişse hemen öfkelenirler.

Mahmut Kısa

Onlar arasında, zekât gelirlerinin paylaşımı konusunda —devlet malını kendilerine peşkeş çekmediğin için— birilerinin kayrıldığını öne sürerek seni iğneleyici sözlerle ayıplayanlar da var. Acaba amaçları gerçekten adâleti sağlamak mı? Hayır! Çünkü kendilerine bu mallardan yüklü bir pay verilse, dağıtımdan son derece memnun kalırlar, fakat zaten zengin oldukları için bu mallardan kendilerine bir pay verilmeyecek olsa, hemen kızarlar. Hâlbuki:

Mahmut Özdemir

Onlardan Sadakalar konusunda sana dil uzatanlar vardır. Onlara verildiyse, razı oldular. Sadakadan verilmediyse, o zaman kızarlar.

Mehmet Çakır

Resulüm! bazıları sadaka konusunda sana laf çıtlatıyor, kendilerine pay verilirse mutlu oluyor, verilmezse, küplere biniyorlar.

Mehmet Çoban

Zenginlerden toplayıp hak sahiplerine verdiğin yardımlar konusunda sana dil uzatanlar var. Kendilerine toplanan yardımlardan pay verilirse hoşnut olurlar. Pay verilmezse hemen kızarlar. Hâlbuki kimin hak sahibi olduğunu Allah ve Resulü bilmektedir.

Mehmet Okuyan

Onlardan [sadaka]ların (dağıtımı) hakkında seni ayıplayanlar da vardır. ([Sadaka]lardan) onlara da (bir pay) verilirse razı olurlar; kendilerine onlardan verilmezse hemen kızarlar.

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Onlardan ganîmetlerin dağıtımı hakkında sana dil uzatanlar da var. Onlar, eğer o sadakalardan kendilerine bir pay verilirse hoşlanırlar, onlardan kendilerine bir pay verilmeyince de hemen kızarlar.¹

Muhammed Esed

Ve onların arasında [ey Peygamber,] Allah için sunulan şeylerin [dağıtımında] sana dil uzatanlar var: ⁸¹ onlardan kendilerine verilmediğini görseler, işte o zaman öfkeden neredeyse deliye dönerler.

Mustafa Çavdar

Onlardan sadakaların dağıtımı konusunda sana dil uzatanlar vardır. Onlara verilirse hoşnut olurlar ve susarlar, eğer verilmezse hemen öfkelenir ve homurdanıp dururlar. 2/263- 272, 3/134, 9/60- 79- 103, 59/7

Ahmet Tekin

İçlerinde, beytülmalde, hazinede topladığın sadakaların, gelirlerin dağıtımı ile ilgili sana imalı söz söyleyenler, dil uzatanlar var. Eğer bu gelirlerden onlara pay verirsen hoşnut olurlar. Hazineden onlara bir pay vermezsen, hemen öfkelenirler.

Mustafa İslamoğlu

Onlar arasında, sadaka ve zekâtların (dağıtımı) konusunda sana dil uzatanlar var: eğer kendilerine ondan bir pay verirsen seslerini keserler, yok eğer kendilerine ondan bir pay vermezsen, o zaman da öfkelerini kusarlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlardandır, sadakalar hususunda seni ayıplar olan şahıs da. İmdi kendilerine onlardan verilmiş olunca hoşnut olurlar ve eğer onlardan verilmezse o vakit kızarlar.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Onların içinde sadakaların taksimi hususunda sana dil uzatanlar da vardır. Eğer onlara (sadakalardan) bir pay verilirse çok hoşlarına gider, bir pay düşmediğinde ise çok öfkelenirler! (Sana karşı gelmeye bile kalkışırlar)

Osman Fırat

içlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, o zaman kızarlar.

Şaban Piriş

Onlardan sadakalar konusunda sana dil uzatanlar vardır. Onlara verilirse hoşnut olurlar; verilmezse hemen öfkeleniverirler.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı anlaruñ niceleri ‘ayblar seni ṣadaḳa ülüşmekde. Eger virilse anlaraandan rāżī olurlar ve eger virilmeseler andan anlar ḳaḳıyup giderler.

Suat Yıldırım

Onlardan bazıları da senin zekât ve sadakaları taksim edişine dil uzatırlar. Bu mallardan kendilerine pay verilirse memnun olurlar, verilmeyince hemen kızıp öfkelenirler.

Süleyman Ateş

Onlardan kimi de sadakalar(ın bölüştürülmesi hususun)da sana dil uzatır. Eğer o sadakalardan kendilerine pay verilse hoşlanırlar, onlardan kendilerine pay verilmezse hemen kızarlar.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlardan ba'zıları vardır ki seni sadaka tevzî'i husûsunda ta'yîb iderler. Eğer sadakadan onlara virilirse senden razı olurlar, virilmezse incinirler. [¹]

Süleymaniye Vakfı

İçlerinde sadakalar konusunda sende kusur arayanlar vardır. Kendilerine verilse hoşlarına gider, verilmezse anında sinirlenirler.

Ahmet Varol

Onların kimileri de sadakalar konusunda sana dil uzatırlar. Ondan kendilerine verilirse hoşnut olurlar ama kendilerine verilmezse o zaman hemen öfkelenirler.

Ümit Şimşek

Onlardan, sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da vardır. Onlara da sadakalardan birşey verdiğinde bundan hoşlanırlar; vermediğin zaman öfkelenirler.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinden bir kısmı da sadakalar konusunda sana laf dokundurur. Ondan kendilerine verilmişse memnun olurlar. Verilmemişse hemen öfkelenirler.

Ali Bulaç

Onlardan sadakalar konusunda seni yadırgayacaklar vardır. Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar.

Ali Fikri Yavuz

Münafıklardan bir kısmı, sadakaların (ganimetlerin) bölünmesini sana târiz ediyorlar (seni adâletsizlikle ithama kalkışıyorlar) Çünkü, o sadakalardan istedikleri şey kendilerine verilirse razı olurlar, verilmezse hemen kızarlar.

Bahaeddin Sağlam

Onlardan bazıları, senin zekâtı ve sadakaları dağıtmana dil uzatırlar. Eğer onlara o zekât ve sadakadan verilse razı olurlar, eğer bir şey verilmezse, işte o zaman kızgınlaşırlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlardan sadakaların taksimi hususunda seni ayıplayanlar da vardır. Sadakalardan onlara da verilirse razı olurlar, şayet bunlardan kendilerine verilmezse hemen kızarlar.