Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'ın Peygamberine muhalefet edenler, savaşa çıkmayıp oldukları yerde oturup kalmalarına sevindiler ve mallarıyla, canlarıyla, Allah yolunda savaşmak, onlara zor ve kötü geldi de bu sıcakta savaşa çıkmayın dediler. De ki: Cehennem ateşi, daha da sıcak; bir anlasalar şunu.
Besim Atalay (1965)
Evlerinde kalanlar, Allahın peygamberinin ardından sevindiler, mallariyle, canlariyle Allah yolunda savaşmaktan çekindiler: «Sıcaklarda savaşa çıkmayınız» dediler, de ki: «Bilmiş olsalardı, cehennem ateşi daha katı sıcaktır
Cemal Külünkoğlu
Allah'ın Resulüne muhalefet ederek (Tebük seferine çıkmayıp) geri kalanlar, (Medine'de) oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve: “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. (Onlara) de ki: “Cehennemin ateşi sıcaklık bakımından (bundan) daha şiddetlidir.” Keşke (gerçeği) anlasalardı.
Cemil Said (1924)
Hâne-nişîn olanlar rasûlün arkasından gelmemekden memnûn oluyorlardı. Emvâl ve nefisleri ile fîsebîli(A)llah muhârebe itmek istemiyorlardı "Bu sıcakda muhârebeye gitmeyiniz" diyorlardı, ânlara di ki: "Cehennemin ateşi daha şedîddir." Fakat anlayabilseler!
Diyanet Vakfı
Allah'ın Resûlüne muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çıkmayıp) oturmaları ile sevindiler; mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmeyi çirkin gördüler; «bu sıcakta sefere çıkmayın» dediler. De ki: «Cehennem ateşi daha sıcaktır!» Keşke anlasalardı!
Edip Yüksel
Geride kalanlar, ALLAH elçisinin ardındaki yerlerini beğendiler, ALLAH yolunda paralarıyla, canlarıyla çaba göstermekten hoşlanmadılar ve: "Bu sıcakta harekete geçmeyin," dediler. "Cehennem ateşi daha sıcaktır," de. Bir anlasalardı!
Elmalılı Hamdi Yazır
Arkada kalanlar Resulullah hılâfına olarak oturub kalmalariyle ferahlandılar, Allah yolunda mallariyle, canlariyle mücahid olmayı hoşlanmadılar, bu sıcakta seferber olmayın dediler, de ki Cehennem ateşi daha sıcak, fakat duysalardı
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Savaştan geri kalan münafıklar, Resulullah'ın hilafına, onun savaşa gitmesine karşılık, oturup kalmalarıyla ferahladılar ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmekten hoşlanmadılar, üstelik "Bu sıcakta savaşa gitmeyin." dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." Keşke anlayabilselerdi.
Emrah Demiryent
Allah Resûlü’ (nün emri) ne muhalefet ederek (Tebûk seferine gitmeyip, cihattan) geri kalan (munâfık) lar, (Medine’de kalıp) oturmalarıyla sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşmayı kerih gördüler de, “Sıcakta sefere çıkmayın!” dediler. (Onlara) de ki: “Cehennemin ateşi daha sıcaktır!” (Bu gerçeği) bir anlasalardı!
Abdullah-Ahmet Akgül
Allah’ın Elçisine muhalif olarak (cihaddan) geri kalanlar, (evlerinde) oturup-kalmalarına ferahlanıp sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cehdetmeyi (çaba harcamayı) çirkin ve tehlikeli görerek (çevrelerine): "Bu sıcakta (sefere) çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşinin sıcaklığı daha şiddetlidir." Keşke bir kavrayıp-anlasalardı.
Erhan Aktaş
Allah'ın Resûlüne muhalefet ederek geride kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Mallarıyla, canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar. Bir de, “Bu sıcakta savaşa çıkmayın.” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır.” keşke anlasalardı!
Eski Anadolu Türkçesi
girü ķalınmışlar ya'nį tebük ġazaśına varmayanlar oturmaķları-y-ıla Tañrı resūlını ardınca. daħı duşħar gördiler kim çalışalar mallarıyıla daħı nefsleri-y-ile Tañrı yolında daħı eyittiler! “çıķmañ isside.” eyit “ŧamu odı ķatıraķdur issidin yaña.” eger oldılar-ise anlarlar!
Hasan Basri Çantay
Allahın peygamberine muhaalefet için (savaşdan) geri kalan (münafık) lar (memleketlerinden çıkmayıb) oturmalarıyle sevindi (ler), Allah yolunda mallariyle, canlariyle cihâd etmeyi çirkin gördüler ve: «Bu sıcakda harbe çıkmayın» dediler. De ki: «Cehennemin ateşi daha sıcak». İyice bilmiş olsalardı...
Hayrat Neşriyat
(Tebük Seferinden) geride bırakılan (münâfık)lar, Allah Resûlüne muhâlefet ederek(sefere çıkmayıp) oturmalarıyla sevindi(ler); mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihâd etmekten hoşlanmadılar ve: “Bu sıcakta sefere çıkmayın!” dediler. De ki: “Cehennem ateşi sıcaklık cihetiyle daha çetindir!” Eğer anlasalardı!
İhsan Aktaş
Allah’ın Resulü’ne muhalefet ederek geri kalanlar, (Medine’de) oturup kalmalarına sevindiler. Ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla gayret etmekten hoşlanmadılar ve (birbirlerine) “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. (Resulüm, onlara) de ki: “Cehennemin ateşi sıcaklık bakımından daha şiddetlidir.’’ Eğer anlasalardı. *
İlyas Yorulmaz
(Savaşa) Muhalefet edenler, savaşa giden Allah’ın elçisinin arkasından (savaşa gitmeyip) oturduklarına sevindiler. Onlar malları ve canları ile Allah yolunda mücadele etmekten hoşlanmadılar. Sonra insanlara “Bu sıcakta savaş için çıkmayın” dediler. Eğer anlayabilirlerse! Onlara deki “Cehennem sıcağı bundan daha şiddetlidir.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Allah’ın elçisine karşı gelmek için geride kalıp oturanlar sevindiler. Allah uğrunda mallarıyla, canlarıyla savaşmaktan tiksindiler. "Bu sıcakta çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem’in ateşi daha sıcaktır." Bunu bir kavrasalardı.
İsmail Hakkı İzmirli
Resûlullahın hilâfında olarak [²] Medine/de oturup kakmak ile Tebük/ten geri kalanlar sevindiler, Tanrı yolunda mallarıyle, canlarıyle duruşmayı istemediler. Birbirlerine «— Sıcakta gazaya çıkmayınız» dediler. Onlara de ki Cehennem ateşi daha sıcaktır, bilselerdi geri kalmazlardı.
İsmail Yakıt
Allah’ın elçisinin hilafına geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat etmek hoşlarına gitmedi, “Sıcakta sefere çıkmayınız” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır.” Keşke bu gerçeği kavrayabilselerdi!
Kadri Çelik
Allah resulüne karşı olarak geride kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat hoşlarına gitmedi. “Sıcakta savaşa çıkmayın” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır.” Keşke anlayabilseler!
Abdullah Parlıyan
Geride kadın ve çocuklarla bırakılan bu münafık kimseler, Allah elçisinin sefer için ayrılmasının ardından, kendilerinin savaştan uzak kalmalarına sevindiler. Çünkü Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşmak düşüncesi, bunların hoşuna gitmiyor ve hatta birbirlerine “Bu sıcakta savaşa çıkmayın” diyorlardı. De ki: “Cehennem ateşi, çok daha sıcaktır.” Tabii bu gerçeği kavrayabilirlerse.
Kuran Yolu
Allah’ın Resulünün çağrısına uymayarak seferden geri kalanlar yerlerinden ayrılmamış olmaktan dolayı sevinç duydular; canlarıyla mallarıyla Allah yolunda savaşmak istemediler, üstelik “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: “Cehennem ateşi çok daha sıcaktır” anlayabilselerdi!
Mahmut Kısa
Sudan bahanelerle Tebük seferinden geri kalan bu münâfıklar, Allah Elçisinin açık emrine rağmen cihâddan kaytarıp evlerinde oturdukları için, epey sevindiler. Zaten mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihâd etmekten hiç hoşlanmıyor, birbirlerine, “Bu sıcakta sefere çıkmayın!” diyorlardı. Onlara de ki: “Evet ama, cehennem ateşi çok daha sıcaktır!” Keşke bunu kavrayabilselerdi!
Mahmut Özdemir
Allah’ın rasûlünün hilafına (aksine) Geride Kalıp Oturanlar sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla (çalışıp) cihad etmeyi sevmediler: “Sıcak’ta sefere (savaşa) katılmayın!” dediler. De ki: “Cehennem’in ateşi sıcaklık olarak en şiddetlidir”. Keşke ince düşünüp anlıyor olsalardı!
Mehmet Çakır
Bakıyorum da Allah resulünün çabalarına inat oturma eylemini sürdüren gericiler pek neşeli. Bu adamlar, sefer için, mallarıyla canlarıyla mücadeleye yanaşmadıkları gibi: " Bu sıcakta sakın sefere çıkmayın " diyorlar. Sen de: " Cehennem ateşi daha sıcak " deyiver, akılları alıyorsa tabi.
Mehmet Çoban
Allah’ın Resulüne karşı gelerek sefere çıkmayıp geri kalanlar, geride oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla mücadele etmek hoşlarına gitmedi. Kendileri savaştan geri durmaları yetmiyormuş gibi, Müminlere: "Bu sıcakta sefere çıkmayın!" dediler. Onlara de ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır." Keşke bunu anlasalardı.
Mehmet Okuyan
Allah’ın Elçisine muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çıkmayıp) oturmaları ile sevinmişler, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda [cihad] (fedakârlık) etmeyi çirkin görmüşler ve “Bu sıcakta sefere çıkmayın.” demişlerdi. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır! Keşke anlasalardı!”
Mehmet Türk
81,82. Sırf Allah’ın Elçisine muhalefet etmek için sefere çıkmayarak oturmaları ile sevinip, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmeyenler (bir de); “Bu sıcakta savaşa gitmeyin.” dediler. (Sen) onlara: “Cehennem ateşi, çok daha sıcaktır!” de. Ah (o münâfıklar dünyada) az güleceklerini, kazandıkları günahın cezâsını (âhirette) çekerken çok ağla yacaklarını bir anlayabilseler!¹
Muhammed Esed
GERİDE bırakılan bu [münafık] kimseler, Allah Elçisi’nin [sefer için ayrılmasının] ardından kendilerinin savaştan uzak kalmalarına sevindiler; ¹¹² çünkü, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşmak düşüncesi bunların hoşuna gitmiyor ve [hatta birbirlerine] “Bu sıcakta savaşa çıkmayın!” diyorlardı. De ki: “Cehennem ateşi çok daha sıcaktır!” Tabii, eğer bu gerçeği kavrayabilirlerse!
Mustafa Çavdar
Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisinin çağrısına katılmayıp geride kalarak oturanlar bu durumdan hoşnut oldular da, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda savaşmaktan hiç hoşlanmadılar. Bir de başkalarını ‘Bu sıcakta savaşa katılmayın’ diye caydırdılar, de ki: – Cehennem ateşi daha sıcaktır, keşke bunu kavrayabilselerdi. 3/167, 9/42- 86- 93, 33/9...20
Ahmet Tekin
Savaşa giden orduya katılmayan münâfıklar, Allah'ın Rasulüne muhalefet edip, cephe gerisinde evlerinde oturup kalmaları sebebiyle sevindiler. Allah yolunda, İslâm uğrunda mallarını, servetlerini, canlarını ortaya koyarak cihad etmeyi, savaşmayı hoş karşılamadılar. “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. “Cehennem ateşi daha sıcaktır” de. Keşke anlamış olsalardı.
Mustafa İslamoğlu
ARKADA bırakılan (bu) kimseler, Rasulullah’a muhalefet ederek oturup kalmalarına sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar;[¹⁴⁹⁷] bir de kalkıp “Şu sıcakta savaşa çıkmayın!” diye propaganda yaptılar. Onlara “Cehennem ateşi daha sıcaktır!” de; eğer ki bunu anlayabilirlerse![¹⁴⁹⁸]
Ömer Nasuhi Bilmen
Resûlullah'a muhalefet için geri kalmış olanlar, oturmalarıyla sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücâhedede bulunmalarını kerih gördüler ve, «Şu sıcakta cihada çıkmayın,» dediler. De ki: «Cehennemin ateşi sıcaklıkça daha şiddetlidir.» Eğer iyice anlar kimseler olsalar idi.
Orhan Kuntman
Allah’ın Resulüne (emrine) karşı çıkmak için (sefere çıkmayıp da) geride kalan o münafıklar, (evlerinde) oturmaları ile çok sevindiler, mallarıyla ve canlarıyla (Allah yolunda) cihad etmeyi ise çirkin (gereksiz) gördüler de, (sefere çıkanları) "Bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler, (onları da Allah yolunda cihattan alıkoymağa yeltendiler) (Ey Muhammed, onlara) De ki: "Cehennemin ateşi, (çekindiğiniz ve başkalarını da alıkoymaya çalıştığınız yaz günü sıcağından) çok şiddetlidir. Keşke onlar bu gerçeği bilmiş olsalardı! (Küfür ve nifakta direnmeye hiç cesaret edemezlerdi)
Osman Fırat
Allâh’ın Elçisinin arkasından O (savaşa gitmeyen geri kalanlar) oturup kalmakla sevindiler, Mallarıyle ve canlarıyle cihâdetmekten hoşlanmadılar: Ve "Sıcakta sefere çıkmayın. " dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır!" Keşke anlasalardı!
Şaban Piriş
Allah'ın Elçisinin aksine geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat hoşlarına gitmedi de 'sıcakta savaşa çıkmayın!' dediler. De ki: -Cehennem ateşi daha sıcaktır.' Keşke anlayabilselerdi.
Satıraltı Meal (1534)
Sevindi ol münāfıḳlar ki oturdılar ġazālıḳdan nebīden ṣoñra. Daḫı güç gör‐diler ġazālıḳ eylemegi mālları‐y‐ıla daḫı nefsleri‐y‐ile Allāh yolında. Daḫıeyitdiler: Sefer eylemeñüz isside. Eyit yā Muḥammed: Cehennem odı an‐dan daḫı ḳatı issidür eger bilseler.
Suat Yıldırım
Savaşa çıkmayıp Resûlullah'tan ayrılarak geride kalanlar, oturmalarından memnun olup sevince garkoldular. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten hoşlanmayıp “Bu sıcakta sefere çıkmayın! ” dediler. De ki: “Cehennem ateşi, bundan da sıcak! Ona nasıl dayanacaksınız? Bunu bir bilip anlasalardı! [70, 15-16, 22, 19, 22; 4, 56]
Süleyman Ateş
Allah'ın Elçisinin arkasından oturmakla sevindiler, mallarıyle ve canlarıyle cihadetmekten hoşlanmadılar: "Sıcakta sefere çıkmayın." dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır!" Keşke anlasalardı!
Süleyman Tevfik (1927)
Geride kalub cihâda gitmeyenler Rasûlullah'a muhâlif olarak oturmalarından memnûn oldılar, mallarıyla ve nefisleriyle cihâddan istikrâh itdiler. Ve (birbirlerine veyâhud mü'minlere) "Bu sıcakda harbe gitmeyiniz" didiler. Di ki: "Eğer fehm ider iseniz cehennem ateşi daha sıcakdır."
Süleymaniye Vakfı
Muhalefete geçenler, bulundukları yerden Allah’ın elçisine karşı gelmelerine sevindiler ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda sefere çıkmaktan (savaşmaktan) hoşlanmadılar. “Bu sıcakta orduyu çıkarmayın” dediler. De ki “Cehennem’in ateşi daha sıcaktır.” Bunu bir anlasalardı.
Ahmet Varol
Geride kalanlar Allah'ın Peygamberine muhalefet ederek oturup kalmalarına sevindiler, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad etmekten hoşlanmadılar ve: "Sıcakta savaşa çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır." Keşke anlayabilselerdi.
Ümit Şimşek
Seferden geri kalanlar, Allah'ın Resulüne muhalefet ederek evlerinde oturmaktan pek keyiflendiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi hoş karşılamadılar ve “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: Cehennem ateşi bundan sıcaktır. Keşke anlayabilselerdi!
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın resulüne ters düşmek için arkada kalanlar, çöküp oturdukları için sevindiler; Allah yolunda, mallarıyla canlarıyla cihadı tiksindirici bulup şöyle dediler: "Bu sıcakta seferber olmayın!" De ki: "Hararet bakımından cehennem daha zorludur." Bir anlayabilselerdi!
Ali Bulaç
Allah'ın elçisine muhalif olarak (savaştan) geri kalanlar oturup-kalmalarına sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi çirkin görerek: 'Bu sıcakta (savaşa) çıkmayın' dediler. De ki: 'Cehennem ateşinin sıcaklığı daha şiddetlidir.' Bir kavrayıp-anlasalardı.
Ali Fikri Yavuz
Tebük savaşına iştirak etmeyip geri kalan münafıklar, Rasûlüllah'a muhalefet ederek oturup kalmalarıyla sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücadele etmeyi çirkin gördüler ve; “- Bu sıcakta harbe çıkmayın” dediler. De ki: “- Cehennemin ateşi daha sıcaktır. Fakat gidecekleri yeri bilseler!...”
Bahaeddin Sağlam
Savaştan geride bırakılanlar, Resulullah’a muhalefet ederek geride oturmakla sevindiler. Malları ve canları ile Allah yolunda cihad etmek istediler. “Sıcakta akın etmeyin” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha çok sıcaktır.” Keşke idrak edebilseler!
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın Peygamberine muhalefet etmek için savaştan geri kalanlar, yerlerinde oturmaları ile sevindiler; mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmeyi çirkin gördüler ve “Bu sıcakta savaşa gitmeyiniz” dediler. De ki: “Cehennem ateşi daha sıcaktır.” Keşke anlasalardı!