Tevbe Suresi 90. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

90. Ayet

وَجَٓاءَ الْمُعَذِّرُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ لِيُؤْذَنَ لَهُمْ وَقَعَدَ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Bedevîlerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah’a ve Resûlüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden) oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Bedevilerin bir kısmı özür dilemek ve izin almak için geldi, Allah'a ve Peygamberine yalan söyleyenler de oturup kaldı. İçlerinden kafir olanlar, elemli bir azaba uğrayacak.

Besim Atalay (1965)

İzin verilmesiyçin, göçebe Araplardan bir takımları, özür göstererek izin almaya geldiler sana, Allah ile, peygamberin yalanlayan kimseler oturmuşlardır, onlardan kâfir olanlara, ağrıtıcı azap var

Cemal Külünkoğlu

(Medine çevresindeki çöllerde yaşayan) bedevilerden mazeret öne sürenler, hiç değilse gelip kendilerine (savaşa katılmama) izni verilmesini talep ettiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyen (kabile)ler ise (evlerinde) oturmayı tercih ettiler. Onlardan nankörlükte ısrar edenlere, er geç elim bir azap isabet edecektir.

Cemil Said (1924)

’Arablardan bir kısmı geldiler ’özür beyân itdiler harbden mu’âfiyet taleb iylediler. Allâh’ı ve rasûlini tekzîb idenler hânelerinde kaldı, bunlardan küfür idenlere ’azâb-ı elîm mukarrerdir.

Diyanet Vakfı

Bedevîlerden, (mazeretleri olduğunu) iddia edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah ve Resûlüne yalan söyleyenler de oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara elem verici bir azap erişecektir.

Edip Yüksel

Araplardan özür uyduranlar, izin almak için sana geldiler. ALLAH ve elçisini yalanlayanlar böylece oturdular. İnkarcılarına acı bir azap dokunacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bedevîlerden özürbahane edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler, Allaha ve Resulüne yalân söyleyenler de oturdular, muhakkak bunların kâfir olanlarına elîm bir azab isabet edecek

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bedevilerden özür bahane edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler de oturdular kaldılar. Bunlardan kâfir olanlara acıklı bir azap isabet edecektir.

Emrah Demiryent

(Medine çevresindeki çöllerde yaşayan) bedevîlerden mazeret öne sürenler, (hiç değilse) gelip kendilerine (cihada katılmama) izni verilmesini talep ettiler. (Medîne’ye gelmelerinin mümkün olmadığını ileri sürerek) Allah’a ve Resûlü’ne yalan söyleyenler ise (evlerinde) oturup kaldılar (izin dahi istemediler). Onlardan kâfir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Çölde ve köylerde yaşayan göçebe) Bedevilerden (cihada katılmamak için) özür uyduranlar, kendilerine izin verilmesi için gelip (asılsız bahaneler sıralamışlardı). Allah’a ve Elçisine yalan söyleyenler ise (rahatları ve menfaatleri hatırına yerlerinde) oturup kalmışlardı. Onlardan (itiraz, isyan ve) inkâr edenlere pek acı bir azap dokunacaktır.

Erhan Aktaş

Özür beyan eden Bedevi Araplar, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve Resul'üne yalan söyleyenler ise oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara yakında can yakıcı bir azap dokunacaktır.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı geldi 'uzr dileyiciler arablardan tā destūr virinile anlara. daħı oturdı anlar kim yalan duttılar Tañrı’yı daħı resūlını anlara kim kāfir oldılar anlardan 'aźāb aġrıdıcı.

Hasan Basri Çantay

Bedevilerden özür dermiyan edenler kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allaha ve Resulüne yalan söyleyenler de oturub kaldılar). İçlerinden kâfir olanları pek acıklı bir azâb çarpacakdır.

Hayrat Neşriyat

Ve bedevîlerden özür bahâne edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler; Allah'a ve Resûlüne yalan söyleyenler ise oturdu. Onlardan inkâr edenlere yakında (pek) elemli bir azab isâbet edecektir!

İhsan Aktaş

Ve Bedevilerden (sefere katılmamak için) özür belirtenler, (hiç değilse) kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah ve Resulüne karşı yalan söylemiş olanlar ise (evlerinde) oturup kaldılar. (Ne özür beyan ettiler ne de izin istediler.) Onlardan (hakikatleri) inkâr etmiş olanlara, acıklı bir azap dokunacaktır.

İlyas Yorulmaz

Allah’ı ve elçisini yalanlayıp oturanlar olduğu gibi, bedevi araplardan savaşa gitmemek için sana özür beyan edip, izin istemeye gelenler var. Gerçekten onların içinden inkâr edenlere acıklı bir azap isabet edecek.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Çöl araplarından bir nicesi engeller ileri sürerek kendilerinin bırakılması için geldiler. Allah’ı, elçisini yalancı sayanlar da geride kaldılar. Allah’ı, elçisini yalancı sayanlar da geride kaldılar. Bunlardan Allah’ı tanımıyanlar acıklı bir azaba uğrıyacaklardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Bedevilerden özür dileyenler kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah ve peygamberine yalan söyleyenler de oturup kaldılar, onlardan kâfir olanlara acıklı azap isabet edecektir.

İsmail Yakıt

Özür/mazeret bahane eden bir kısım Bedevîler [A’râb], kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah’a ve elçisine yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden) oturup kaldılar. Onlardan inkâr edenlere can yakıcı bir azap isabet edecektir.

Kadri Çelik

Bedevîlerden savaşa katılmamak için özür belirtenler, (hiç değilse) kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve resulüne yalan söyleyenler ise oturup kaldılar (ne geldiler, ne de özür dilediler). Onlardan küfre sapanlara, elem verici bir azab erişecektir.

Abdullah Parlıyan

Ve bu arada, savaştan bağışlanmalarını istemeleri yönünde, arzedilecek birtakım özürleri olan bedevîler, izin almak için peygambere geldiler. Allah'ı ve O'nun elçisini yalanlamaya kalkışanlarsa, sadece evde kalmakla yetindiler. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere, pek çetin bir azap gelip çatacaktır.

Kuran Yolu

Bedevîlerden mazeret ileri sürenler kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah ve resulüne inanmayanlar da (münafıklar) oturup kaldılar. Onlardan inkârcı olanlara elem veren bir azap gelecektir.

Mahmut Kısa

Medîne çevresindeki çöllerde göçebe bir hayat süren bedeviler arasından, savaşa katılmalarını engelleyecek geçerli mâzeretleri bulunanlar, kendilerine izin verilmesi için Peygamberin huzuruna kadar geldiler. Öte yandan, Medîne’ye gelmelerinin mümkün olmadığını ileri sürerek Allah’a ve Elçisine karşı yalan söyleyen kabîleler ise, gelip özür beyân etme zahmetine bile katlanmadan, evlerinde oturmayı tercih ettiler. Ama şunu iyi bilin ki, bunların arasından böyle yalan söyleyerek nankörlük edenlere, yakında can yakıcı bir azap erişecektir.

Mahmut Özdemir

Bedevî Arablar’dan Ma’zeretliler / Özür Beyan Edenler kendilerine izin verilmesi için geldi. Allah’a ve O’nun rasûlüne yalan söylemiş olanlar oturdu. Onlardan inkâr etmiş kimselere acıveren bir azap isabet edecektir.

Mehmet Çakır

Mazereti Araplar gelip senden izin rica ederken, Allah'a ve resulüne yalancı diyenler ise çakılıp kaldılar. Bu Araplar içinde bulunan inkarcılar ilerde kıvrandıran acılara maruz kalacaklar...

Mehmet Çoban

Medine’de yaşamayan, çöldeki vahalarda yaşayanlardan bazıları, Allah yolunda savaşa gitmemek için mazeret belirterek izin istediler. Yalan söyleyenler ise mazeret bile belirtmeden sizinle savaşa çıkmadılar. Evlerinde oturup kaldılar. Savaşa gitmeyenlerden kâfir olanlara elem dolu bir azap vardır.

Mehmet Okuyan

Göçebelerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye gelmişlerdi. Allah’a ve Elçisine yalan söyleyenler ise (evlerinde) oturmuşlardı. Onlardan kâfir olanlara yakında elem verici bir azap gelecektir.

Mehmet Türk

Bedevî Araplar bile kendilerine izin verilmesi için özürlerini bildirmeye geldiler de Allah’a ve Rasûlüne yalan söyleyen (bu münâfıklar) oturdular kaldılar. Bunların kâfir olanlarına, mutlaka acıklı bir azap, gelip çatacaktır.

Muhammed Esed

VE BU ARADA savaştan bağışık tutulmaları ¹²² yönünde arzedilecek birtakım özürleri olan bedevîler [Elçi’ye] geldiler; Allah’ı ve O’nun Elçisi’ni yalanlamaya kalkışanlarsa [sadece] evde kalmakla yetindiler. ¹²³ Hakkı inkara yeltenen böylelerine pek çetin bir azap gelip çatacak.

Mustafa Çavdar

Özür beyan eden çöl Arapları, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah’a ve elçisine yalan söyleyenler ise oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara acı bir azap dokunacaktır. 3/167, 9/49- 93

Ahmet Tekin

Bedevî Araplar'dan mazeret beyan edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Rasûlüne ikiyüzlü davranarak yalan söyleyen münafıklar da evlerinde oturup kaldılar. Onlardan kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, küfre saplananlara can yakıp inleten müthiş bir azap isabet edecektir.

Mustafa İslamoğlu

BEDEVÎLERDEN mazeret ileri sürenler, hiç değilse gelip kendilerine (savaşa katılmama) izni verilmesini talep ettiler;[¹⁵¹⁰] Allah ve Rasûlü’nü yalanlayanlar ise oturup kaldılar. Onlardan nankörlükte ısrar edenlere, er geç acıklı bir azap dokunacak.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve bedevilerden mazeret dermeyan edenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah Teâlâ'ya ve Resûlüne yalanları söyleyenler de oturdular. Onlardan kâfir olanlara elbette ki pek acıklı bir azap isabet edecektir.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Bedevilerden (iki kabile) özürlerinin gerçek olduğunu kanıtlayarak, -savaşa katılmamak için- senden izin istemeye geldiler (ve izin aldılar) Allah’a ve Resulüne yalan söyleyenler (Münafıklar) ise (ne özür dilediler, ne izin aldılar, cihada katılmadılar, evlerinde) oturup kaldılar. Onlardan kafir olanlara (tevbe edip imana gelmeyen ve küfr üzere ölenlere) elbette ki çok çetin bir azap isabet edecektir.

Osman Fırat

Bedevilerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah’a ve Resûlüne yalan söyleyenler ise (nedensiz) oturup kaldılar. Ve onlardan kâfir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.

Şaban Piriş

Bedevilerden özür beyan eden kimseler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulü'ne yalan söyleyenler öte oturup kaldılar. Onlardan kafir olanlara acı bir azap dokunacaktır.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı geldi ‘öẕrleri olan A‘rābīlerden, ḥattā sen anlara destūr viresin. Daḫıoturdı ol kişiler ki yalanladılar Tañrı Ta‘ālā, daḫı resūlini. Yitişse gerek olkişiler ki kāfir oldı anlardan ulu ‘aẕāb.

Suat Yıldırım

Bedevîlerden savaşa katılmamak için özürler uyduranlar, hiç değilse kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne bağlılık iddiasında yalancı olanlar ise oturdular. Ne geldiler, ne de özür dilediler. O bedevîlerden kâfir olanlar, gayet acı bir azaba mâruz kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Özür bahane eden bedevi Araplar, kendilerin(in savaşa katılmamasın)a izin verilmesi için geldiler; Allah'a ve Elçisine yalan söyleyenler oturdular. Onlardan inkar edenlere, acı bir azab erişecektir.

Süleyman Tevfik (1927)

A'râbdan ba'zılar ma'zeret dermeyânıyla izin istemeğe (cihâda gitmemek içün) geldiler. [¹] Allâh ve Rasûl'ünü tekzîb idenler de geri kaldılar. Onlardan kâfir olanlara karîben elemli 'azâb isâbet idecekdir.

Süleymaniye Vakfı

Mazeret uyduran çöl Arapları, kendilerine izin verilsin diye sana geldiler. Allah’a ve elçisine yalan söyleyenler de oturup beklediler. İçlerinden kâfir olanlar yakında acıklı bir azaba çarpılacaklardır.

Ahmet Varol

Bedevilerden özür beyan edenler kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve Peygamberine karşı yalan söyleyenlerse yerlerinde oturdular. Onlardan inkar edenlere acıklı bir azap erişecektir.

Ümit Şimşek

Bedevîlerden özür beyan edenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler de evlerinde oturdular.(22) Onlardan kâfir olanların başına acı bir azap gelecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Göçebe Arapların özür bahane edenleri kendilerine izin verilmesi için geldiler; Allah'a ve resulüne yalan söyleyenler oturdular. Onların küfre sapanlarına korkunç bir azap erişecektir.

Ali Bulaç

Bedevilerden özür belirtenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve elçisine yalan söyleyenler de oturup kaldı. Onlardan inkâr edenlere pek acı bir azab isabet edecektir.

Ali Fikri Yavuz

Bedevilerden özür ileri sürenler, Tebük savaşından geri kalmak için kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Rasûlüne yalan söyliyenler de (Yerlerinden kıpırdamayıp) oturdular. Şüphe yok ki, bunlardan kâfir olanlara çok acıklı bir azab isabet edecek.

Bahaeddin Sağlam

Bedevilerden özür uyduranlar, gelip kendilerine izin verilmesini istediler. Allah ve Resulünü yalanlayanlar ise, yerlerinde oturup (izin dahi istemediler.) Allah, onlardan kâfir olanların başlarına elem verici bir azap gönderecektir.

Bayraktar Bayraklı

Bedevîlerden kendilerine izin verilmesi için özür beyan edenler geldi. Allah'a ve Peygamberine yalan söyleyenler ise, özür bile beyan etmeden geri kalıp oturdular. Onlardan inkâr edenlere, can yakıcı azap gelecektir.