1. Ayet
لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ
1,2,3,4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke’ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ
1,2,3,4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke’ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Andolsun bu şehre.
İşbu kente ant ederim
Yemin ederim bu Beldeye (Mekke şehrine) ki (iş o inkârcıların sandığı gibi değil).
1,2. Senin gelüb ikāmet itdiğin bu belde (Mekke) nâmına yemîn iderim. (Yâ Muhammed) sen bu beldede mukîmsin.
1, 2, 3, 4. Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.
And içerim bu kente,
Yu... Kasem ederim bu beldeye
Andolsun bu beldeye
Bu şehre (Mekke’ye) kasem olsun ki,
Yoo hayır! (Asla bu Kur’an’ın yalanı ve yanlışı yoktur!) Bu şehre (Mekke’ye) yemin ederim (ki müşrikler azıtıyor ve hadlerini aşıyorlar).
Hayır! Bu beldeye yemin ederim!
and içerin uşbu şara ya'nį mekke’ye
(Hakıykat kâfirlerin dediği gibi değildir). Şu beldeye yemîn ederim.
Yemîn ederim bu beled'e (Mekke'ye)!
1,2,3. Hayır! (Gerçek, onların sandığı gibi değil.) Senin yaşamakta olduğun bu (şanlı) beldeye (İbrahim Peygamberin başlattığı tevhid mücâdelesinin, son elçiyle yeniden filizlenip yeşerdiği bu bereketli topraklara, halkının huzur ve güven içerisinde yaşadığı bu kutsal ve emin şehre), doğurana ve doğana kasem ederim ki. *
Hayır! Bu beldeye yemin ederim ki.
Bu kente ant olsun ki,
Bu şehire yemin ederim ki,
Andolsun bu beldeye,¹
Hayır! Bu şehre yemin ederim.
Yoo, andolsun bu şehre ki,
Yemin ederim şu beldeye;
Ey şanlı Elçi! Andolsun Mekke’ye, İbrahim Peygamberin başlattığı tevhid mücâdelesinin, Son Elçiyle yeniden filizlenip yeşerdiği bu bereketli topraklara, halkının huzur ve güven içerisinde yaşadığı bu emîn beldeye!
Yoo hayır! Yemin ederim bu BELDE’ye!
1,2. Mekke şehrine yemin edip derim ki // " bir gün sen, bu şehre özgürce gireceksin. "
Bütün gerçeğiyle yaşadığınız belde şahit olsun ki!
Hayır bu şehre (Mekke’ye) yemin ederim.
1,2. Hayır! (Artık başka söze lüzum yok!) Şu beldeye,¹ şu senin içerisinde oturduğun² beldeye yemin ederim.
BEN bu beldeyi tanıklığa çağırırım,
Ötesi yok, işte ben yemin ediyorum bu beldeye. 25/7…10, 93/1...11
Başka söze gerek yok. Bu beldeye yemin ederim.
ÖTESİ yok, işte Ben yemin ediyorum[⁵⁷²⁶] bu beldeye;[⁵⁷²⁷]
Yemin ederim bu beldeye.
(Ey Muhammed) Şu beldeye (Mekke’ye) yemin ederim ki,
Bu beldeye kasem olsun ki,
Hayır, Yemin ederim, bu şehre!
Kāfirler eyitgen gibi ben and içerin bu Mekke şehrine.
Hayır! Gerçek, kâfirlerin dediği gibi değil. Bu şanlı belde hakkı için!
Yoo, and içerim bu kente,
Bu belde ile yemîn iderim
Hayır! Bu şehre dikkatinizi çekerim
Hayır. Bu beldeye yemin ederim.
1,2. Yemin ederim bu beldeye—ki sen de bu beldenin sakinisin.
Yemin ederim bu kente ki, iş onların sandığı gibi değildir!
Hayır; bu şehre yemin ederim,
Yemin ederim bu beldeye (Mekke şehrine),
Güven şehri olan Mekke’ye yemin ederim.
1,2,3. Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki, [759][760]