16. Ayet
اَوْ مِسْك۪ينًا ذَا مَتْرَبَةٍۜ
14,15,16. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَوْ مِسْك۪ينًا ذَا مَتْرَبَةٍۜ
14,15,16. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Yahut yerlere döşenmiş bir yoksulu.
Açlık gününde, yakın olan bir öksüzü, ya da, bir kül yoksulu doyurmaktır!
Barınağı olmayan, ezilmiş boynu bükük bir yoksula (sahip çıkmaktır).
14,15,16. Kaht günlerinde akrabânızdan olan yetîmi veyâ sefâletdeki fakîri beslemekdir.
11, 12, 13, 14, 15, 16. Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır.
Yahut düşkün bir yoksulu...
Veya toprak döşenen bir miskîne
Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.
13-16. O (sarp yokuş), köle azat etmek yahut bir kıtlık gününde akrabası olan bir yetimi yahut âcizlik ve çaresizlik içinde kalmış bir yoksulu doyurmaktır.
Veya (sarp yokuş;) acizlik ve çaresizlik içinde sürünen (miskin-perperişan) bir yoksulu (elinden tutup kalkındırmaktır.)
Veya hiçbir şeyi olmayan miskini,¹
yā miskįne yoħsullıķ issi.
yahud toprakda sürünen bir yoksula.
14,15,16. Veya bir açlık gününde akrabâlığı olan bir yetîmi veya toz toprak içinde kalmış bir yoksulu doyurmaktır.
Yahut yerde sürünen (evsiz barksız, yurtsuz yuvasız) bir yoksulu (doyurmaktır ve ona her türlü maddi yardımda bulunmaktır).
Yahut açlıktan yerlere serilmiş bir fakiri doyurmaktır.
Ya da sürünen bir yoksula.
Yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmak,
Yahut aç sefil [metrebe]⁶ bir yoksulu.
Veya yerde sürünen bir yoksulu.
veya yerde sürünen bir yoksulu.
14-16. Veya bir kıtlık gününde yakını olan bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu ¬doyurmaktır.
Yâhut toza toprağa bulanmış çaresiz bir yoksulu.
Yahut sürünen düşkün yoksulu!
14,15,16. Zor: özellikle sıkıntılı dönemlerde // en başta yetim akrabalar olmak üzere // açlıktan kıvranan yoksulları doyurmak,
Hiçbir şeyi olmayan yoksullara sahip çıkıp onları koruyup kollamaktır. Toplumdaki ekonomik sınıfları ortadan kaldırıp zengin yoksul arasındaki farkı ortadan kaldıran düzeni kurmaktır.
14,15,16. Veya açlık gün(ün)de yakın(ı) olan bir yetimi veya (karnı) toprağa yapışmış (hiçbir şeyi olmayan) yoksulu doyurmaktır.
14,15,16. Veya bir kıtlık gününde yakınında olan bir yetimi veya açlıktan kıvranan¹ yoksulu doyurmak,
yahut toprağa uzanıp kalmış olan [yabancı] bir yoksulu,
Veya yurtsuz yuvasız bir düşkünü. 89/15...24
Veya aç, açık, toprağa bulanmış çevresi, çaresi olmayan yoksulları doyurmaktır.
ya da evsiz barksız, yurtsuz yuvasız bir düşkünü…[⁵⁷⁴⁰]
Veyahut yerlere serilmiş bir yoksula.
14,15,16. Kıtlık olduğu günde, akraba olan yetimi ve yerde yatan yoksulu güzelce doyurmak,
Yahut toprağa uzanıp kalmış bir miskini,
Veya sürünen bir düşkünü.
yā ṭopraġa düşmiş miskinlere.
Ya da yeri yatak, (göğü yorgan yapan, barınacak hiçbir yeri olmayan) fakiri doyurmaktır.
Yahut hiçbir şeyi olmayan yoksulu.
Son derece muhtâc bir fakîri it'âm itmek
Ya da sürünen bir çaresizi doyurmaktır.
Yahut toprakta sürünen bir yoksulu. [1]
Veya toza toprağa bulanmış yoksula.
Yahut ezilmiş-boynu bükük bir yoksulu.
Veya sürünen bir yoksulu.
Yahud toprak üstüne yığılan miskine...
Fakir yoksullara yedirmektir.
11,12,13,14,15,16. Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle âzat etmektir veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.