Beled Suresi 16. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

16. Ayet

اَوْ مِسْك۪ينًا ذَا مَتْرَبَةٍۜ

14,15,16. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahut yerlere döşenmiş bir yoksulu.

Besim Atalay (1965)

Açlık gününde, yakın olan bir öksüzü, ya da, bir kül yoksulu doyurmaktır!

Cemal Külünkoğlu

Barınağı olmayan, ezilmiş boynu bükük bir yoksula (sahip çıkmaktır).

Cemil Said (1924)

14,15,16. Kaht günlerinde akrabânızdan olan yetîmi veyâ sefâletdeki fakîri beslemekdir.

Diyanet Vakfı

11, 12, 13, 14, 15, 16. Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır.

Edip Yüksel

Yahut düşkün bir yoksulu...

Elmalılı Hamdi Yazır

Veya toprak döşenen bir miskîne

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.

Emrah Demiryent

13-16. O (sarp yokuş), köle azat etmek yahut bir kıtlık gününde akrabası olan bir yetimi yahut âcizlik ve çaresizlik içinde kalmış bir yoksulu doyurmaktır.

Abdullah-Ahmet Akgül

Veya (sarp yokuş;) acizlik ve çaresizlik içinde sürünen (miskin-perperişan) bir yoksulu (elinden tutup kalkındırmaktır.)

Erhan Aktaş

Veya hiçbir şeyi olmayan miskini,¹

Eski Anadolu Türkçesi

yā miskįne yoħsullıķ issi.

Hasan Basri Çantay

yahud toprakda sürünen bir yoksula.

Hayrat Neşriyat

14,15,16. Veya bir açlık gününde akrabâlığı olan bir yetîmi veya toz toprak içinde kalmış bir yoksulu doyurmaktır.

İhsan Aktaş

Yahut yerde sürünen (evsiz barksız, yurtsuz yuvasız) bir yoksulu (doyurmaktır ve ona her türlü maddi yardımda bulunmaktır).

İlyas Yorulmaz

Yahut açlıktan yerlere serilmiş bir fakiri doyurmaktır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ya da sürünen bir yoksula.

İsmail Hakkı İzmirli

Yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmak,

İsmail Yakıt

Yahut aç sefil [metrebe]⁶ bir yoksulu.

Kadri Çelik

Veya yerde sürünen bir yoksulu.

Abdullah Parlıyan

veya yerde sürünen bir yoksulu.

Kuran Yolu

14-16. Veya bir kıtlık gününde yakını olan bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu ¬doyurmaktır.

Mahmut Kısa

Yâhut toza toprağa bulanmış çaresiz bir yoksulu.

Mahmut Özdemir

Yahut sürünen düşkün yoksulu!

Mehmet Çakır

14,15,16. Zor: özellikle sıkıntılı dönemlerde // en başta yetim akrabalar olmak üzere // açlıktan kıvranan yoksulları doyurmak,

Mehmet Çoban

Hiçbir şeyi olmayan yoksullara sahip çıkıp onları koruyup kollamaktır. Toplumdaki ekonomik sınıfları ortadan kaldırıp zengin yoksul arasındaki farkı ortadan kaldıran düzeni kurmaktır.

Mehmet Okuyan

14,15,16. Veya açlık gün(ün)de yakın(ı) olan bir yetimi veya (karnı) toprağa yapışmış (hiçbir şeyi olmayan) yoksulu doyurmaktır.

Mehmet Türk

14,15,16. Veya bir kıtlık gününde yakınında olan bir yetimi veya açlıktan kıvranan¹ yoksulu doyurmak,

Muhammed Esed

yahut toprağa uzanıp kalmış olan [yabancı] bir yoksulu,

Mustafa Çavdar

Veya yurtsuz yuvasız bir düşkünü. 89/15...24

Ahmet Tekin

Veya aç, açık, toprağa bulanmış çevresi, çaresi olmayan yoksulları doyurmaktır.

Mustafa İslamoğlu

ya da evsiz barksız, yurtsuz yuvasız bir düşkünü…[⁵⁷⁴⁰]

Ömer Nasuhi Bilmen

Veyahut yerlere serilmiş bir yoksula.

Orhan Kuntman

14,15,16. Kıtlık olduğu günde, akraba olan yetimi ve yerde yatan yoksulu güzelce doyurmak,

Osman Fırat

Yahut toprağa uzanıp kalmış bir miskini,

Şaban Piriş

Veya sürünen bir düşkünü.

Satıraltı Meal (1534)

yā ṭopraġa düşmiş miskinlere.

Suat Yıldırım

Ya da yeri yatak, (göğü yorgan yapan, barınacak hiçbir yeri olmayan) fakiri doyurmaktır.

Süleyman Ateş

Yahut hiçbir şeyi olmayan yoksulu.

Süleyman Tevfik (1927)

Son derece muhtâc bir fakîri it'âm itmek

Süleymaniye Vakfı

Ya da sürünen bir çaresizi doyurmaktır.

Ahmet Varol

Yahut toprakta sürünen bir yoksulu. [1]

Ümit Şimşek

Veya toza toprağa bulanmış yoksula.

Yaşar Nuri Öztürk

Yahut ezilmiş-boynu bükük bir yoksulu.

Ali Bulaç

Veya sürünen bir yoksulu.

Ali Fikri Yavuz

Yahud toprak üstüne yığılan miskine...

Bahaeddin Sağlam

Fakir yoksullara yedirmektir.

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16. Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle âzat etmektir veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.