4. Ayet
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ
1,2,3,4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke’ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ
1,2,3,4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke’ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Gerçekten de biz insanı sıkıntı içinde yarattık.
Biz insanı güçlük içre yarattık
Biz insanı (hayatında karşılaşacağı) birtakım zorluklara, sıkıntılara dayanacak şekilde yarattık.
İnsânı meşâkkatde halk itdik.
1, 2, 3, 4. Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.
İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.
Hakikaten biz insanı bir meşakkat içinde yarattık
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık.
Şüphesiz biz insanı (hayatında karşılaşacağı) meşakkatlere karşı dayanıklı yarattık.
Gerçekten Biz insanı sıkıntı ve zorluklar içinde (yetişen çok harika bir sanat eseri ve mükemmel bir fabrika biçiminde) yaratmışızdır. (Hâlâ çoğu akledip anlamıyorlar.)
Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.
bayıķ yarat(t)uķ “ādemį ķatılıķ maşaķķat içinde.
ki biz insanı, andolsun, meşakkat içinde yaratdık.
(Ki) insanı, gerçekten bir meşakkat içinde (olmak üzere) yarattık.
Elbette biz insanı, zorluklar (acılar ve sıkıntılar) içinde (olacak ve bunlara göğüs gerebilecek güçte) yarattık. *
Biz insanı güçlüklere dayanıklı olarak yarattık.
doğrusu biz insanı acı çekmek için yarattık.
Elbette biz insanı meşekkat içinde yarattık.
Gerçekten Biz insanı zorluklara katlanacak [kebed] hâlde yarattık.
Ki şüphesiz biz insanı bir zorluk içinde yarattık.
gerçekten biz insanı acı, sıkıntı ve imtihan ile yüklü bir hayat içerisinde yarattık.
Hiç kuşkusuz biz insanı zahmetli bir hayat için yarattık.
Biz insanı, birçok acılar, sıkıntılar ve zorluklar arasında mücâdele ederek çetin bir sınavdan geçmesi için yarattık.
Gerçekten İnsan’ı bir kebed (zorluk) içinde yarattık.
biz insanı, hep zora koştuk.
Elbette insanları zorluk içinde yarattık. İnsanlar zorlukları hayatlarının gerçeği olarak yaşıyor. Söyleyin, yaşadığınız gerçekleri inkâr edebilir misiniz?
Şüphesiz ki biz insanı zorluklar konusunda (dayanıklı) yarattık.
Gerçekten Biz insanı, sıkıntılarla (mücadele etmesi için) yarattık.
Gerçek şu ki, Biz insanı acı, sıkıntı ve imtihan [ile yüklü bir hayat]a gönderdik. ³
Biz insanı meşakkatlere dayanıklı yarattık. 3/195, 13/22
Ana rahminden ölünceye kadar, sıkıntı, eziyet, mükellefiyet ve binbir güçlüklerle karşı karşıya yarattık biz insanı.
Hakikaten Biz insanoğlunu farklı meşakkatlere dayanıklı yarattık.[⁵⁷³⁰]
Muhakkak ki, Biz insanı elbette bir meşakkat içinde (bulunacağı bir mahiyette) yarattık.
Biz insanı, meşakkatler içinde (bocalasın diye) yarattık!
Biz insanı zorluk içinde yarattık.
“İnsanı dosdoğru/dayanıklı olarak yaratmışızdır.
Taḥḳīḳ biz yaratduḳ Ādem oġlını zaḥmet içinde.
Biz insanı, imtihan ve çile yüklü bir hayata gönderdik. [82, 6-7; 95, 4-5]
Biz insanı zorluk arasında yarattık.
Biz insânı şiddet ve meşâkkatde yaratdık.
İnsanı, zorlukları aşacak güçte yaratmışızdır.
Andolsun ki, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.
Biz insanı zorluklar için yarattık.
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.
Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.
Doğrusu biz, insanı bir meşakkat içinde yarattık.
Biz, insanı sıkıntı ve zorluklarla yoğurarak yaratık.
Biz, insanı zorluklar içinde yarattık.