12. Ayet
اِذِ انْبَعَثَ اَشْقٰيهَاۙۖ
Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِذِ انْبَعَثَ اَشْقٰيهَاۙۖ
Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
O zaman ki en bahtsızları atılmıştı da.
Hani, yollamıştı en kötüsünü
Onların en azgın olanı (deveyi boğazlayarak fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
En ileri gelen eşkiyâsı nâkayı (dişi deveyi) öldürmeğe koşdılar.
11, 12, 13, 14, 15. Semûd kavmi azgınlığı yüzünden (Allah'ın elçisini) yalanladı. Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında, Allah'ın Resûlü onlara: «Allah'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!» dedi. Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti. (Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değil ya!
En azgınları ayaklanmıştı.
O en yaramazları fırladığı zaman
En azgınları ileri atılınca,
Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da,
Onların en ’azgın eşkıyaları’ (zorbalık ve küstahlıkla) ayaklanıp ortaya atılmıştı.
Onların en azgını ayaklandığı zaman,
ol vaķt kim ķoptı yirinden bed baħŧıraġı.
(O kavmin) en şakıysi ayaklandığı zaman.
12,13. Hani onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da Allah'ın peygamberi (Sâlih) onlara: “Allah'ın devesi(ni kesmekten) ve onun su içmesi(ni engellemekten sakının)!” demişti.
12,13. En azgınları (deveyi öldürmek için) ileri atıldığında, Allah’ın elçisi onlara, “Allah’ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız” demişti.*
Onların kural tanımaz eşkıyaları (Elçinin getirdiği mesajlara karşı) ayaklandıkları zaman.
Onların en sapkını ileri atılınca,
Hani en bedbahtı kalkıp deveyi öldürmeye kalkmıştı.
Hani onların en azgını (deveyi boğazlamak için) ileriye atılmıştı.³
İçinden en azgını ayaklandığında.
İçlerinden en yozlaşmış azgınları deveyi öldürmek üzere ayaklandığında,
En azılısı cüretle ileri atıldığında;
Hani içlerinden en azgınları, ileri atılarak Sâlih Peygamberin karşısına dikilmişti.
Hani, o vakit en eşkıyası / en bedbaht olanı ileri atıldı.
Halkın belâlısı ortaya atılınca,
Onların elebaşları azdıkça azdı. Halkı yalanlarıyla tehditleriyle kandırarak Allah’a karşı gelmeye zorladılar. Allah’ın ilkelerine, Allah’ın yasalarına karşı halkı kışkırttılar.
Onların en azgını (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı.
11,12. Semûd (toplumu) içlerinden en azgını ileri atılınca, ta baştan (ona engel olmayarak) Hakk’ı yalanlamıştı.¹
içlerinden en onulmaz azgınları, [zulüm yapmak için] ileri atılırken,
Onların en azgınları ileri atılmıştı. 11/62, 17/59
En azgınları, çete reisi ortaya atılıp çıktığı zaman Sâlih: “Dokunmayın.”dedi.
hani kavmin en azgını kışkırtmayla zıvanadan çıktığında,[⁵⁷⁵⁵]
Onların en şâkisi ayaklandığı zaman.
Onların içinden en azgını (Sâlih a.s.'ın gösterdiği mucizeyi ortadan kaldırmak için) ayaklandı;
En haydutları ortaya çıkıp ayaklandığı zaman,
En azgınları ileri atılmıştı.
Ol vaḳt ki durdı deveyi öldürmeg‐içün ol ḳavmüñ bedbaḫtraġı.
Bir ara onların en azılı olanları öne atıldığında, bu yalanlamaları iyice şiddetlendi.
En haydutları ayaklandığı zaman,
En şakîleri o zamân kalkub deveyi öldürdiler
Bir gün onların en hayırsızı ileri atıldı.
En bahtsızları ortaya atılınca.
Hani onların en bedbahtı baş kaldırmıştı.
En haydutları ortaya fırladığı zaman,
En 'zorlu bedbahtları' ayaklandığında,
O vakit (Semûd kavminin) en azılısı, (bir mucize olarak kayadan çıkarılan Allah'ın devesini öldürmek için) fırlayınca;
En şakileri ortaya atıldıklarında,
12,13. En azgınları ileri atıldığında, Allah'ın peygamberi onlara, “Allah'ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız” demişti.