20. Ayet
اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰىۚ
19,20. O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).[584]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰىۚ
19,20. O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).[584]
Yaptığını, ancak yücelerden yüce Rabbinin rızası için yapar.
19,20,21. Verdiği bir nimete, hiç kimseden karşılık da beklemez, ancak, yüce Tanrının, hoşnutluğunu ister, hoşnut da olacaktır
(Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (yapar).
17-21. Allâh’dan korkan ve ’ind(A)llâh daha pâk olmak içün servetini hayrâta sarf iden ve mükâfâta lâyık bir iyiliği mahzâ bir kaç kişiye gösteriş olarak yapmayub, rabbi Allâh te’âlânın rızâsına mazhar olmak içün yapan âteş ’azâbından kurtılacak ve göreceği mükâfâtdan memnûn olacakdır. (*)
19, 20, 21. Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur. Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.
Sadece En Yüce olan Rabbinin rızasını gözetir.
Ancak rabbi a'lâsının rızasını aramak için verir
O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.
19-20. O (muttakî kişi), hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz, (o yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için yapar.
O, ancak Yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (helâl kazancını hayır yolunda) harcamaktadır. (İmkânlarını Allah yolunda kullanır.)
İsteği yalnızca Yüce Rabb'inin rızasını kazanmaktır.
19-21. daħı yoķdur kimsenüñ anuñ ķatında hįç ni'met kim yanud virinilür illā istemek içün [316b] çalabı’sı rıżāsını yüce. daħı bayıķ tįz ħoşnūd ola.
O, (bunu) sırf O çok yüce Rabbinin rızaasını aramak (için yapmışdır).
(O,) ancak, pek yüce Rabbisinin rızâsını kazanmak için (vermekte)dir.
19,20. Hâlbuki onun (bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir iyiliğe karşılık değildir; (Bunu kimseden karşılık beklemeden) ancak yüce Rabbinin rızasını talep ettiği için (yapar).*
Yalnızca O’nun rızasını isteyen nimetlendirilip mükâfatlandıracaktır.
O, ancak yüce çalabının dilediğini elde etmek ister.
Ancak yüce olan Rabbinin hoşnutluğunu ele geçirmek için böyle yapar.
(Onun tek amacı); sadece Yüce Rabbinin rızasını [vechihi] kazanmaktır.
Ancak yüce Rabbinin yüzünü (rızasını) aramak için (verir).
Verdiğini sadece yüce Rabbinin rızasına ermek için verir.
19-20. O öyle biridir ki, hiç kimsenin kendisi üzerinde karşılığını ödeyeceği bir hakkı olmadığı halde sırf yüce rabbinin rızâsını kazanmak için yardım eder.
Sadece Yüce Rabb’inin hoşnutluğunu kazanmak için malını, servetini harcamıştır. Ona müjdeler olsun:
Onun En Yüce rabbinin vechini (rızasını) isteyip aramak dışında!
yüce Rabb'inin rızasını kazanmak için verirdi.
İnananlar Allah’ı yüceltmek, Allah’ı razı etmek için, bütün varlıklarını ihtiyaç sahipleriyle paylaşırlar. Onların başka bir amacı yoktur. Onların derdi tasası dünyada şan şöhret kazanmak değildir.
19,20. Yüce Rabbinin rızasını kazanmaktan başka, kimseden beklediği bir karşılık da yoktur.
Onu sadece yüce Rabbinin rızasını kazanmak için yapar.
ama yalnızca yüce Rabbinin rızasını kazanmak için:
Sadece yüce Rabbinin hoşnutluğunu kazanmak için yaptı. 2/204...206, 76/6...24
Yalnızca yüce Rablerinin rızasını talep etmek için mal(lar)ından gönüllü verir(ler), âlicenaplık eder(ler).
sadece Yüce Rabbinin rızasını kazanma iştiyakı iledir.[⁵⁷⁷³]
Ancak pek yüce olan Rabbinin rızasını aramak için (infakta bulunur).
Ancak, yüce Rabbinin rızasını gözetir!
Yalnız yüce rabbinin rızâsını aradığı için verir.
Sadece yüce Rabbi'nin hoşnutluğunu kazanmak için..
illā yüce Tañrısı rāżīlıġı‐çun.
Sadece ve sadece yüce Rabbini razı etmek ister.
Yalnız yüce Rabbinin rızası için verir.
Ancak yüksek ve 'âlî olan rabbinin rızâsını kasd ider ve onun içün virir.
Aradığı sadece yüce Rabbinin iltifatıdır.
Sırf yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (verir).
O ancak yüce Rabbinin rızası için verir.
Yüceler yücesi Rabbinin yüzünü özleyip istemek için veren hariç.
Ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir).
O, ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için verir.
O, ancak yüce olan Rabbinin rızasını kazanmak için verir.
19,20. Yüce Rabbinin rızasını elde etmekten başka, hiç kimseden beklediği herhangi bir karşılık da yoktur.