1. Ayet
وَالتّ۪ينِ وَالزَّيْتُونِۙ
Tîn’e ve zeytûn’a andolsun.[586]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالتّ۪ينِ وَالزَّيْتُونِۙ
Tîn’e ve zeytûn’a andolsun.[586]
Andolsun Tin'e ve Zeytun'a.
İncire, zeytine ant
Andolsun (Filistin'de İbrahim'in vahiy aldığı) İncir (diyarına) ve (İsa'nın vahiy aldığı) Zeytin (dağına),
1,2,3. İncir, zeytûn, Tûr-i Sînâ ve emîn belde (Mekke) hakkıçün yemîn iderim.
1, 2, 3, 4, 5. İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.
Andolsun incire ve zeytine,
Kasem olsun o Tîne ve o Zeytune
Tîn'e ve Zeytun'a,
1-2-3. İncire ve zeytine, Tûr-i Sînâ’ya ve şu emin beldeye (Mekke’ye) kasem olsun ki,
Andolsun İncir ve Zeytin (gibi yaratılış harikası lezzetli yiyecek ve vitamin depolarına)…
İncire ve zeytine ant olsun,
[317a] incir ḥaķķı-içün yā dımışk ŧaġı ḥaķķı-çun daħı zeytūn ḥaķķı-içün yā beyte’l muķaddes ŧaġı ḥaķķı-içün.
Andolsun incire, zeytine,
Yemîn olsun tîn'e (incire) ve zeytine!(1)
1,2,3, 4. İncire, zeytine, (insanlık tarihi boyunca nice Peygamberlere ev sahipliği yapan, ilâhî vahyin merkezi konumunda olan ve bolca incir ve zeytinin yetiştiği coğrafi bölgelere), Sina dağına ve şu emîn beldeye (vahyin indiği Mekke şehrine) kasem ederim ki, elbette biz insanı (beyni ile akleden, düşünen, araştıran, karar veren, sorgulayan, sorumlu davranan, çalışıp üretebilen, medeniyetler kuran ve diğer canlı türlerinden farklı meziyetleri bulunan bir varlık olarak) en iyi ve mükemmele ulaşacak potansiyelde yarattık.*
İncire ve zeytine,
İncir, zeytin hakkı için,
İncir Hakkı için, zeytin hakkı için,
Andolsun, incire ve zeytine/incir ağacına ve zeytin ağacına/Zeytin Dağı’na¹
Andolsun incire ve zeytine.
İncir ve zeytine veya yetiştikleri bölgeye,
Yemin olsun incire ve zeytine;
Andolsun, insanlık tarihi boyunca nice Peygamberlere ev sahipliği yapan, ilâhî vahyin merkezi konumunda olan coğrafi bölgelere, özellikle de, incire ve zeytine, yani incir ve zeytin ağaçlarının bolca yetiştiği tin ve zeytin bölgelerine, Şam ve Filistin diyarına,
And olsun TÎN’e (İncir Dağı’na) ve Zeytûn’e (Zeytin Dağı’na)!
1,2,3. İncire, zeytine, // Tûr dağına ve // bu güvenli Mekke şehrine yemin ederim ki
Yaşamınızın gerçeklerinden olan incir ve Zeytin,
Yemin olsun: [Tîn]’e, [Zeytûn]’a, [*]
1,2,3. İncir’e, Zeytin’e,¹ Sina dağına² ve şu güvenli beldeye³ yemin olsun ki,
İNCİRİ ve zeytini düşün,
İncir diyarına ve zeytin diyarına andolsun. 6/141, 13/3-4
İncire ve zeytine, önceki peygamberlerin ve ümmetlerin yaşadığı incir ve zeytin diyarına andolsun!
İNCİR AĞACI ve zeytin (diyarı) şahittir![⁵⁷⁹³]
Andolsun tin'e ve zeytûn'e.
Tin'e ve Zeytun’a,
Ve Tin ve Zeytûn,
Andolsun, İncir ve zeytine ..
İncīr ve zeytūn ḥaḳḳı‐çun.
İncir ve zeytin hakkı için!
Tin'e ve Zeytun'a andolsun.
İncir ve zeytun
İncir[1], Zeytin[2],
Andolsun incire ve zeytine,
And olsun incire ve zeytine,
Yemin olsun incire, zeytine,
İncire ve zeytine andolsun,
And olsun incire, zeytine,
İncir ve zeytine,
İncir ve zeytine yemin olsun, [776][777]