4. Ayet
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ
Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ
Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Gerçekten de biz, insanı, en güzel bir surete sahip olarak yarattık.
Biz insanı, en güzel bir biçimde yaratmışızdır
Biz, insanı en güzel şekil ve en mükemmel kıvamda yarattık.
Biz insânı ahsen şekilde halk itdik.
1, 2, 3, 4, 5. İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.
Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Ki biz insanı en güzel bir biçimde yarattık
Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Gerçekten biz insanı (en mükemmel ve en güzel sıfatlarla nitelenmiş olarak) en güzel biçimde yarattık.
(Ki kesinlikle) Biz, insanı (en mükemmel olmaya müsait kabiliyetlerle donattık ve) en güzel biçimde yarattık. (Ahseni takvim içinde cennetlerde ve yüksek mevkilerde ebedi yaşamaya müsait vaziyette varlığa çıkardık.)
Ant olsun ki insanı en iyi biçimde yarattık.
bayıķ yarat(t)uķ ādemį düzmegüñ görklüregiñde.
biz, hakıykat, insanı en güzel bir biçimde yaratdık.
Gerçekten (biz) insanı, en güzel bir biçimde yarattık!
1,2,3, 4. İncire, zeytine, (insanlık tarihi boyunca nice Peygamberlere ev sahipliği yapan, ilâhî vahyin merkezi konumunda olan ve bolca incir ve zeytinin yetiştiği coğrafi bölgelere), Sina dağına ve şu emîn beldeye (vahyin indiği Mekke şehrine) kasem ederim ki, elbette biz insanı (beyni ile akleden, düşünen, araştıran, karar veren, sorgulayan, sorumlu davranan, çalışıp üretebilen, medeniyetler kuran ve diğer canlı türlerinden farklı meziyetleri bulunan bir varlık olarak) en iyi ve mükemmele ulaşacak potansiyelde yarattık.*
Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Biz kişiyi en güzel biçimde yarattık.
Biz insanı boylu poslu, en güzel bir biçimde yarattık,
Gerçekten Biz insanı en güzel kıvamda [takvîm] yarattık³.
Ki biz şüphesiz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Biz elbette insanı en güzel biçimde yarattık.
Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yaratmışızdır.
Biz insanı, yaratılış amacını gerçekleştirmesi için ihtiyaç duyduğu her türlü zihnî ve bedenî özelliklerle donatarak, varlık mertebelerinin en yükseğine çıkabilecek bir yetenek ve kapasitede, yani, olması gereken en güzel biçimde yarattık.
Gerçekten İnsan’ı en güzel bir biçimde yarattık;
biz insanı, her bakımdan mükemmel yarattık.
Şahittir ki; biz insanı en güzel şekilde yarattık. Yarattığımız insana bir yasa koyduk!
Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Gerçek şu ki biz insanı en güzel şekilde yaratırız, ²
Biz, insanı en güzel şekilde yarattık. 3/6, 40/64
Biz insanı en güzel bir biçimde, en güzel duygularla, ilâhî ahlâk ile ahlâklanacak güzellikte, hayat şartlarına katlanabilecek, dünyadaki sorumluluğunu üstlenebilecek mükemmeliyette imkân ve kabiliyetlerle yarattık.
Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış,[⁵⁷⁹⁵]
Muhakkak ki, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Biz, insanı en güzel şekilde yarattık.
Biz yaratduḳ ādem oġlını yaḫşı ṣūretde.
Biz insanı en mükemmel sûrette yarattık. [30, 30]
Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Biz insânı en güzel sûret ve kıvamda halk itdik.
(Daha önemlisi şunları bilmenizdir:) İnsanı, en güzel donanımda yaratırız.
Gerçekten biz insanı en güzel biçimde yaratmışızdır.
Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık.
Doğrusu, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Biz, insanı en güzel kıvamda yarattık.
4,5. Andolsun, insanı en güzel biçimde yaratırız. Sonra onu aşağıların aşağısına indiririz.