15. Ayet
كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِۙ
15,16. Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkâr perçeminden yakalarız.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِۙ
15,16. Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkâr perçeminden yakalarız.
İş öyle değil, vaz geçmezse eğer elbette tutarız perçeminden.
15,16. Öyle değil, o çekinmezse, onu perçeminden, yalancı, yanılan perçeminden herhalde yakalarız!
Hayır hayır! Eğer bu adam tutumundan vazgeçmezse o yalancı günahkârı perçeminden (saçından) yakalayıp (cehenneme) sürükleyeceğiz.
15,16. Biliyor. Eğer bu hareketinden fâriğ olmaz ise biz ânın nâsiyesindeki o nâsiye-i kâzibe ve hâtıesindeki (o yalancı ve mücrim alnındaki) saçlarından tutarız.
15, 16, 17, 18, 19. Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!
Doğrusu, buna son vermezse, yakalarız perçeminden,
Sakın, Celâlim hakkı için eğer (akıllanıp) vaz geçmezse muhakkak sürükleyeceğiz elbet biz o alnı
15,16. Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.
15-16. Hayır! Eğer (küfründen ve yaptığı bu çirkin fiillerden) vazgeçmezse, o yalancı günahkârı (kâfiri, azabımız ile) perçeminden yakalarız (da cehenneme atarız).
Hayır! (Olmaz böyle şey!) Eğer (bu zulümden) vazgeçmezse, onu alnına (uzayan) saçından yakalayarak (cehenneme sürükleyip atacağız da kimse elimizden alamayacaktır.)
Hayır, kesinlikle öyle değil! Eğer gerçekten vazgeçmezse perçeminden¹ yakalarız.
15-16. değül eyle! eğer yığlınmazsa, ŧartavuz anı, alın śaçıyıla alın śaçıyla yalancı yazuķlu.
(Böyle şeylerden) sakınsın o. Eğer (küfründen) vaz geçmezse, andolsun, onu aln (ının saç) ından tutub (cehenneme) sürükleriz,
Hayır! Celâlim hakkı için, eğer (bundan) vazgeçmezse, elbette o perçem(in)den tutup (onu Cehenneme) sürükleriz!
15,16. Hayır! Eğer o bu tutumundan (yaptığı zulümden ve hakikati yalanlamasından) vazgeçmezse, elbette (Hesap Günü) onu o yalancı, hata yapan alnından (bilinçli düşünmeden sorumlu olan beyin bölgesinden) yakalayıp şiddetle çekeceğiz. *
Hayır! O bu tutumundan vazgeçmezse, mutlaka onun alnından yakalayıp (ateşe) sürükleyeceğiz.
Yok, eğer bundan vazgeçmiyecek olursa saçlarından tutup sürükleriz.
Yok, yok, eza ve cefadan vazgeçsin, şâyet bundan vazgeçmezse onu mutlak, kâkülünden,
Hayır, asla! Andolsun eğer o bundan vazgeçmezse elbette onu alnından/perçeminden yakalarız;
Hayır! Eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, şüphesiz onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz.
Hayır, hayır o bu tuttuğu yoldan vazgeçmezse, onu perçeminden tutup ateşe sürükleyeceğiz.
Hayır hayır! Eğer vazgeçmezse mutlaka onu perçeminden yakalayıp sürükleriz!
Sakın ha; zannetmesin ki, yaptıkları karşılıksız kalacak! Çünkü eğer bu çirkin davranışlarına bir son vermeyecek olursa, onu perçeminden tutup cehenneme sürükleyeceğiz!
Hayır! And olsun son vermediyse, elbette sürükleriz Perçem’den!
Artık fazla oluyor. Eğer eziyetlerine bir son vermez ise onun saçını yolarız.
Onlara söyle: "Bu davranışlarından vazgeçmezlerse çenelerinden yakalar cehennem ateşine atarız."
Hayır! Bundan vazgeçmezse (onu) perçeminden yakalayacağız! [*]
15,16. Hayır, (gerçek onun zannettiği gibi değil.) Eğer o, (bu davranışından) vazgeçmezse, yemin olsun ki Biz onu, perçeminden, hem de o yalancı ve günâhkâr perçeminden¹ tutup (cehenneme) sürükleyeceğiz.²
Hayır, eğer vazgeçmezse, onu alnından ⁸ tutup sürükleyeceğiz,
Eğer o buna bir son vermezse, elbet onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz. 18/27...29, 69/25...37
Onun yanına koymayız. Aklını kullanarak engellemesinden vazgeçmezse, o küfrün, müşriklerin liderinin perçeminden yakalar cehenneme sürükleriz.
Yoo! Eğer o buna bir son vermediyse, elbet perçeminden yakalayacağız;[⁵⁸¹⁷]
Yok, yok... Eğer nihâyet vermezse, elbette ki Biz o alnı sürükleyeceğizdir.
Ama bundan vazgeçmezse; andolsun ki; onu alnından tutup sürükleriz.
Hayır, eğer vazgeçmezse, onu alnından tutup sürükleyeceğiz,
-Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp, sürükleriz.
Anuñ gibi degül. Eger ḳayıtmasa dutar‐biz anı ṣaçından yüzi üstine cehen‐neme bıraġuruz.
15, 16. Hayır! Hayır! Olmaz böyle şey! Eğer bu tutumundan vazgeçmezse, onu perçeminden tutup cehenneme sürükleriz. Evet, o yalancı ve suçlu perçeminden tutup sürükleriz.
Hayır, (olmaz böyle şey), eğer bundan vazgeçmezse (onu) perçem(in)den yakalar(ateşe sürükler)iz,
Muhakkakdır ki eğer bu hâline nihâyet virmez ise nâsiyesinden tutub çekdiririz.
Yok, yok… Vazgeçmezse tutup çekeriz perçeminden.
Hayır. Eğer (bu tutumundan) vazgeçmezse, andolsun ki onun perçeminden tutup sürükleyeceğiz.
Hele bir vazgeçmesin, onu alnından yakalarız:
İş, sandığı gibi değil! Eğer vazgeçmezse yemin olsun, o alnı mutlaka tutup sürteceğiz!
Hayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu alnından (perçeminden) tutup sürükleyeceğiz;
(Peygamberi namazdan alıkoymak isteyen kâfir Ebu Cehil, teşebbüs ve düşüncelerinden) vazgeçsin. Celâlim hakkı için, eğer (aklını başına alıb) vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden yakalayıb (ateşe) sürükleyeceğiz:
15, 16. Hayır! Eğer o, (bu yaptıklarına) son vermezse, o yalancı ve yanlış alnından onu yakalayacağız.
15,16,17,18. Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkâr alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.[781]