17. Ayet
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ
Haydi, taraftarlarını çağırsın.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ
Haydi, taraftarlarını çağırsın.
Derken hemdemlerini, kavmini, kabilesini çağırır.
O, derneğin çağırsın
O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın da görelim.
17,18. O ittibâ’ına nidâ ider ise biz de zebâniler ile ânı cehenneme göndeririz.
15, 16, 17, 18, 19. Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!
O zaman haydi çağırsın kurultayını.
O vakıt çağırsın o kurultayını, meclisini
O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.
O zaman yandaşlarını/destekçilerini çağırsın bakalım.
(Yapabilirse) O zaman hemen (gidip) meclisini (ve destek verenlerini) çağırsın da (bakalım güvendikleri bir işe yarayacak mıdır?)
Haydi, yardımcılarını çağırsın.
17-18. pes oķısuñ dirnegini; tįz oķıyavuz zebānileri.
O vakit (durmasın) meclisini da'vet etsin!
O zaman çağırsın (bakalım) meclisini!
Artık o zaman çağırsın (bakalım) yandaşlarını (yardımına gelebilecekler mi?)
O, yardımcılarını çağırsın.
O da kendininkilerini çağırsın dursun.
Artık o derneğini çağırsın [¹¹],
Haydi bakalım çağırsın yandaşlarını [nâdiye].¹⁰
O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.
Artık o yandaşlarını çağırsın da yardım istesin.
O hemen kurultayını çağırsın.
O zaman çağırsın bakalım, o güvendiği ordusunu, adamlarını, meclisini.
Hadi, meclisini çağırsın!
Hadi o zaman kulüp arkadaşlarını çağırsın,
O zaman yeryüzünde kendini alkışlayan destekleyen adamlarını çağırsın bakalım. Kendilerine yardım edebilecekler mi?
(O), meclisini (destekçilerini) çağırsın!
17,18. Bizim Zebanileri¹ çağıracağımız zaman o da taraftarlarını toplasın bakalım!
Bırak, kendi aklının [asılsız, düzmece] tavsiyelerini ⁹ [yardımına] çağırsın,
Haydi o yandaşlarını yardıma çağırsın da görelim. 6/94, 40/40...50
O vakit, o taraftarlarını, toplantılarına düzenli devam eden danışma meclisini yardıma çağırsın.
haydi o kendi yandaşlarını[⁵⁸¹⁹] çağırsın,
Artık, o, encümeni çağırsın.
Öyleyse topluluğunu çağırsın dursun.
Haydi, çağıracaklarını çağırsın.
-haydi çağırsın çetesini/meclisini.
Oḳusun özi cemā‘atını.
İstediği kadar grubunu yardıma çağırsın!
O zaman (o gitsin) de meclisini (adamlarını) çağırsın.
O, kavim ve 'aşîretini da'vet itsün
Çağırsın bakalım yandaşlarını.
O meclisini (yandaşlarını) çağırsın,
Çağırsın taraftarlarını!
Hadi çağırsın derneğini/kurultayını!
O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.
O vakit, (kendisine yardım için) taraftarlarını çağırıb toplasın.
17, 18. O meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.
15,16,17,18. Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkâr alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.[781]