1. Metin
26
2. Metin
بِاسْمِ مَنْ (تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَاْلاَرْضُ وَمَنْ فِيهِنَّ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ) اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
3. Metin
Aziz ve vefâdâr ve fedâkâr, sâdık kardeşlerim; Bu defa çok kıymettar ve fevkalme’mul manevî hediyenizden küçücük üç dört mesele hatıra geldi.
4. Metin
Birincisi: Üçüncü keramet-i Aleviyede, “Risalelerde yalnız iki zeyil vardır” demesi, risale şekline girmiş olan zeyillere zeyil diyor. Sair zeyiller ise; hâtimeler, ilâveler, haşiyeler hükmünde görmüştür.
5. Metin
İkincisi: İki Âyetü’l-Kübrâ’nın vird-i ekberinde hatırıma gelmediği halde, ehemmiyetli kısımlarını Yirminci Mektupla Otuz İkinci Söz, bana ihtiyaç bırakmayacak derecede beyan ve tercüme ettiklerinden, niyet ve vaad ettiğim halde tercümesinde istihdam edilmedim.
6. Metin
Üçüncüsü: Risale-i Nur’un benden ayrılması ve ben de daire-i tenviriyesinden uzak düştüğümden, bu havali ve Eskişehir gibi sair yerleri de onun ehemmiyetli ve lüzumlu bir kısım hakikatlerinden hissedar etmek için, inâyet-i İlâhiye, yeni yazılıyor gibi tekrarla o kısım hakikatlerin, fakat letâfetli başka tarzlarda izah edilmelerinde, âdetâ ihtiyarım olmadan beni istimal ettiğini bildim, çok şükrettim.
7. Metin
Bu defa hediyelerinize mukabil, elimden gelseydi yalnız maddî fiyatına göre her bir risaleye on lira ve Yirmi Beşinci Söze, yirmi beş altın, belki elmas ve Yirmi Dokuzuncu Söze, yirmi dokuz yakut verirdim. Öyleyse, verilmiş gibi kabul ediniz.
8. Metin
Evet, tevafukta muvaffakiyetli olan “kalem-i ulvî” keramet-i Aleviyeyeye göze görünür güzel bir delil göstermiş. Yüz bin mâşâallah! Hüsrev’in çok şirin ve fevkalâde yazdığı Hastalar Lem’ası ile Esmâ-i Sitte Lem’ası, benim nazarımda elmasla yaldızlı yazılan ve onlar kadar uzun iki mektub-u sadâkat-medâr hükmünde bana göründü, Risale-i Nur’a çok ehemmiyetli hizmetlerini gözyaşıyla hatırlattı. Ve Firdevsî hediyenizdeki risalelerin harfleri adedince, Cenab-ı Erhamürâhimîn sizlere rahmet, bereket, saadet ihsan eylesin. Âmin.
9. Metin
Yorulmaz, usanmaz, ciddî, samimî Hafız Ali kardeş; Tevafukta, muvaffakiyetli kaleminle yazılan İ’câz-ı Kur’ân’ın âhirinde senin hakkında اَللّٰهُمَّ وَفِّقْهُ فِى خِدْمَةِ الْقُرْاٰنِ وَاْلاِيمَانِ olan dua bu defa şüphem kalmadı ki, tam kabul olmuş. Umum kardeşlere birer birer selâm.
10. Metin
Said Nursî