Hakikat Işıkları

Bediüzzaman Said Nursî · Osmanlıca/Türkçe kaynak

1. Metin

Hakikat Işıkları

2. Metin

Herkes bilmez gökte ne var, Görür onu göz sahibi Parıldıyor güneş kadar Hakikatı ummân gibi. İster gönül elbet huzûr Âhir demde etmiş zuhûr, Âlemlere doğmuş o nûr; Gökten inen fermân gibi. Ferdiyeti elhak ayân, Odur gönüllere sultân, Var mı bilmem ulu bürhân; Bu Bediüzzamân gibi. Lisânından saçılır nûr, Cinnî okur, insan okur, Hûr-u Cennet işte bu “Nûr”; Gönüllerde cânân gibi. Âhir zamân esrârını, İhbâr-ı gayb envârını, Attı âlem ekdârını, Doğdu şems-i tâbân gibi. Semâvâttan rahmet indi. Akan göz yaşları dindi, Küfr ü dalâl yıldı, sindi; Görünmeyen şeytân gibi.

3. Metin

Söndü hâin faâliyet, Yıkıldı o deccâliyet, Halâs buldu İslâmiyet; Tahta çıkan hakan gibi. Ey yâreli şîr-i jiyan, Bu hâb-ı gafletten uyan, Âlemlere devr-i umrân; Asr-ı nüzul-i Furkan gibi. İklimlerde imân yeli, Eser, gönüller neş’eli; Öpsem o gül kokan eli, O bülbül-ü handân gibi. Âdemoğlu necât arar, Hak daveti Nûrlarda var. Ey şehriyâr-ı şehriyâr! Sensin bize sultân gibi. Arşa çıkan feryâdımız, Alındı şimdi dâdımız; O sevgili üstâdımız, Gönülde Süleymân gibi. Ey- ekmel-i ahirzaman, Sensin mahbûb-u müsteân, Fedâ sana bu cism ü cân; Hak yolunda kurban gibi. Said’i beklerdi yıllar, Sensin gönülde muntazar, Peygamberim vermiş haber, Olma bize pinhân gibi.

4. Metin

Perdelenmişse zuhûrun, Gizlenmez haşmetli nûrun; Gölgesi olmaz ki nûrun; Firdevs’deki cânân gibi. Ey hatib-i devr-i zamân, Sürur buldu kevn ü mekân; Seni bekler gizli ayân, Hep hastalar Lokmân gibi. Nûr yolunun kurbânıyız, Kehkeşânın sâmânıyız, O âteşin dumânıyız; Âteş yanan külhân gibi. Rânâ rengin güle benzer, Rûh üfürür, kokun eser, Ufkumuzda oldun seher; Tâm ağaran bir tan gibi Ey cilvesi zâhir rahmet, Bâri bizlere imdât et, Kulun olmak diler elbet; Bahçenizde fidan gibi. Pes gönlümüz hep dâim pes, Ey ağlayan, feryâdı kes! Boş geçmesin hiçbir nefes, “Allah bes, gayrı heves.”

5. Metin

Mehmed Kayalar