4518. Metin
الرحمن علَّم الإنسان القرآن؛ بتيسير تلاوته وحفظه وفهم معانيه.
Rahman, okunmasını, ezberlenmesini ve anlamlarının anlaşılmasını kolaylaştırarak insana Kur'an'ı öğretti.
4519. Metin
خلق الإنسان، علَّمه البيان عمَّا في نفسه تمييزًا له عن غيره.
İnsanı yarattı; kendisini başkalarından ayırt etmesi için ona içindekileri beyan etmeyi (ifade etmeyi) öğretti.
4520. Metin
الشمس والقمر يجريان متعاقبَين بحساب متقن، لا يختلف ولا يضطرب.
Güneş ve Ay, hiçbir şekilde şaşmayan ve bozulmayan kusursuz bir hesapla ardı ardına akıp gitmektedir.
4521. Metin
والنجوم التي في السماء أو النبات الذي ينجم ويطلع من الأرض ولا ساق له، وأشجار الأرض التي لها ساق، تعرف ربها وتسجد له، وتنقاد لما سخرَّها له مِن مصالح عباده ومنافعهم.
Gökteki yıldızlar veya yerden bitip gövdesi olmayan bitkiler ile yeryüzünün gövdeli ağaçları Rablerini tanır, O'na secde eder ve kullarının maslahatları ile menfaatleri doğrultusunda O'nun kendilerini boyun eğdirdiği şeye itaat ederler.
4522. Metin
والسماء رفعها فوق الأرض، ووضع في الأرض العدل الذي أمر به وشرعه لعباده.
Göğü yeryüzünün üzerine yükseltti ve kullarına emredip meşru kıldığı adaleti yeryüzüne koydu.
4523. Metin
لئلا تعتدوا وتخونوا مَن وَزَنتم له، وأقيموا الوزن بالعدل، ولا تُنْقِصوا الميزان إذا وَزَنتم للناس.
Kendisi için tarttığınız kimseye haksızlık edip hıyanet etmeyesiniz diye [böyle yaptı]. Tartıyı adaletle dosdoğru yapın ve insanlar için tarttığınızda ölçüyü eksiltmeyin.
4524. Metin
والأرض وضعها ومهَّدها؛ ليستقر عليها الخلق. فيها فاكهة النخل ذات الأوعية التي يكون منها الثمر، وفيها الحب ذو القشر؛ رزقًا لكم ولأنعامكم، وفيها كل نبت طيب الرائحة.
Yeryüzünü ise yaratılmışların üzerinde yerleşip kalabilmesi için serip döşedi. Orada meyveler, tomurcuklu hurma ağaçları, sizin ve hayvanlarınızın rızkı olan kabuklu taneler ve hoş kokulu her türlü bitki vardır.
4525. Metin
فبأي نِعَم ربكما الدينية والدنيوية -يا معشر الجن والإنس- تكذِّبان؟ وما أحسن جواب الجن حين تلا عليهم النبي ﷺ هذه السورة، فكلما مر بهذه الآية، قالوا: «ولا بشيء من آلائك ربَّنا نكذب، فلك الحمد» ، وهكذا ينبغي للعبد إذا تليت عليه نعم الله وآلاؤه، أن يُقرَّ بها، ويشكر الله ويحمده عليها.
Ey cin ve insan topluluğu! Rabbinizin dini ve dünyevi hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem bu sureyi kendilerine okuduğunda cinlerin verdiği cevap ne kadar da güzeldir; zira bu ayete her geldiğinde şöyle demişlerdir: “Ey Rabbimiz! Nimetlerinden hiçbir şeyi yalanlamıyoruz, hamd Sana mahsustur.” İşte kulun da Allah'ın nimetleri ve lütufları kendisine okunduğunda onları ikrar etmesi, Allah'a şükredip O'na hamdetmesi gerekir.
4526. Metin
خلق أبا الإنسان، وهو آدم من طين يابس كالفَخَّار، وخلق إبليس، وهو من الجن من لهب النار المختلط بعضه ببعض.
İnsanın atası olan Âdem'i pişmiş çömlek gibi kuru bir çamurdan yarattı; cinlerden olan İblis'i ise birbirine karışmış alevli bir ateşten yarattı.
4527. Metin
فبأي نِعَم ربكما -يا معشر الإنس والجن- تكذِّبان؟
Ey insan ve cin topluluğu! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4528. Metin
هو ﷾ ربُّ مشرقَي الشمس في الشتاء والصيف، ورب مغربَيها فيهما، فالجميع تحت تدبيره وربوبيته.
O celle celâluhu, kış ve yaz mevsimlerindeki iki doğunun Rabbi ve bu iki mevsimdeki iki batının Rabbidir. Hepsi O'nun tedbiri ve rububiyeti altındadır.
4529. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4530. Metin
خلط الله ماء البحرين -العذب والملح- متلاقيين، لا فاصل بينهما في مرأى العين، ومع ذلك بينهما حاجز، فلا يطغى أحدهما على الآخر، ويذهب بخصائصه، بل يبقى العذب عذبًا، والملح ملحًا مع تلاقيهما.
Allah -biri tatlı, diğeri tuzlu olan- iki denizin suyunu birbirine kavuşacak şekilde salıvermiştir; gözle görülür bir ayrım yoktur. Bununla birlikte aralarında bir engel vardır; biri diğerine karışıp onun özelliklerini yok etmez, aksine birbirine kavuşmalarına rağmen tatlı olan tatlı, tuzlu olan da tuzlu kalır.
4531. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4532. Metin
يخرج من البحرين بقدرة الله اللؤلؤ والمَرْجان.
Allah'ın kudretiyle o iki denizden inci ve mercan çıkar.
4533. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4534. Metin
وله تعالى ملك تسخير السفن الضخمة التي تجري في البحر بمنافع الناس، رافعة سواريها وأشرعتها كالجبال.
İnsanların menfaatleri doğrultusunda denizde dağlar gibi direklerini ve yelkenlerini kaldırarak akıp giden devasa gemileri boyun eğdirmek de Yüce Allah'a aittir.
4535. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4536. Metin
كل مَن على وجه الأرض مِن الخلق هالك، ويبقى وجه ربك ذو العظمة والكبرياء والفضل والجود. وفي الآية إثبات صفة الوجه لله تعالى بما يليق به سبحانه، دون تشبيه ولا تكييف.
Yeryüzündeki bütün varlıklar yok olucudur; ancak celal, ikram, lütuf ve cömertlik sahibi olan Rabbinin vechi (zatı) baki kalacaktır. Bu ayette Yüce Allah için -hiçbir benzetme ve keyfiyet biçme olmaksızın- Şanına layık bir şekilde vech sıfatının ispatı vardır.
4537. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4538. Metin
يسأله مَن في السموات والأرض حاجاتهم، فلا غنى لأحد منهم عنه سبحانه. كل يوم هو في شأن: يُعِزُّ ويُذِلُّ، ويعطي ويَمْنع. فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Göklerde ve yerde bulunanlar ihtiyaçlarını O'ndan isterler; onlardan hiçbiri O'ndan subhânehu müstağni olamaz. O, her an bir iştedir: Aziz kılar, zelil kılar, verir ve engeller. Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4539. Metin
سنفرُغ لحسابكم ومجازاتكم بأعمالكما التي عملتموهما في الدنيا، أيها الثقلان -الإنس والجن-، فنعاقب أهل المعاصي، ونُثيب أهل الطاعة. فبأيِّ نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık -insanlar ve cinler-! Dünyada yapmış olduğunuz amellerinizin hesabını görmek ve karşılığını vermek için yakında size yöneleceğiz; böylece günahkârları cezalandıracak, itaatkârları ise ödüllendireceğiz. Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4540. Metin
يا معشر الجن والإنس، إن قَدَرْتم على النفاذ من أمر الله وحكمه هاربين من أطراف السموات والأرض فافعلوا، ولستم قادرين على ذلك إلا بقوة وحجة، وأمر من الله تعالى، وأنَّى لكم ذلك، وأنتم لا تملكون لأنفسكم نفعًا ولا ضرًا؟ . فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin sınırlarından kaçarak Allah'ın emrinden ve hükmünden çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa haydi çıkın gidin! Siz ancak üstün bir güç, bir delil ve Yüce Allah'tan bir izinle buna güç yetirebilirsiniz. Kendi nefsinize dahi bir fayda veya zarar veremezken bu size nereden mümkün olacak? Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4541. Metin
يُرْسَل عليكم لهب من نار، ونحاس مذاب يُصَبُّ على رؤوسكم، فلا ينصر بعضكم بعضًا يا معشر الجن والإنس. فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Üzerinize ateşten bir alev ve başlarınızdan aşağı dökülen erimiş bakır gönderilir de, ey cin ve insan topluluğu, birbirinize yardım edemezsiniz. Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4542. Metin
فإذا انشقت السماء وتفطرت يوم القيامة، فكانت حمراء كلون الورد، وكالزيت المغلي والرصاص المذاب؛ من شدة الأمر وهول يوم القيامة. فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Kıyamet günü gök yarılıp çatladığında; işin şiddetinden ve kıyamet gününün dehşetinden dolayı kırmızı bir gül gibi, kaynayan yağ ve erimiş kurşun gibi olduğunda [hâliniz ne olacak?]! Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4543. Metin
ففي ذلك اليوم لا تسأل الملائكة المجرمين من الإنس والجن عن ذنوبهم. فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
İşte o gün insan ve cinlerden olan suçlulara melekler günahlarını sormazlar. Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4544. Metin
تَعرِف الملائكة المجرمين بعلاماتهم، فتأخذهم بمقدمة رؤوسهم وبأقدامهم، فترميهم في النار.
Melekler suçluları alametlerinden tanır, onları alın saçlarından ve ayaklarından tutup cehenneme atarlar.
4545. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4546. Metin
يقال لهؤلاء المجرمين -توبيخًا وتحقيرًا لهم-: هذه جهنم التي يكذِّب بها المجرمون في الدنيا: تارة يُعذَّبون في الجحيم، وتارة يُسقون من الحميم، وهو شراب بلغ منتهى الحرارة، يقطِّع الأمعاء والأحشاء.
Bu suçlulara -onları azarlamak ve aşağılamak için- şöyle denir: "İşte bu, suçluların dünyada yalanladığı cehennemdir." Onlar kimi zaman çılgın ateşte azap görürler, kimi zaman da bağırsakları ve iç organları parçalayan, son derece kaynar bir içecekten içirilirler.
4547. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4548. Metin
ولمن اتقى الله من عباده من الإنس والجن، فخاف مقامه بين يديه، فأطاعه، وترك معاصيه، جنتان.
İnsan ve cin kullarından Allah'tan sakınan, O'nun huzurunda durmaktan korkup O'na itaat eden ve günahlarını terk eden kimse için iki cennet vardır.
4549. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4550. Metin
الجنتان ذواتا أغصان نضرة من الفواكه والثمار.
Bu iki cennet, meyveler ve yemişlerle dolu taptaze dallara sahiptir.
4551. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4552. Metin
في هاتين الجنتين عينان من الماء تجريان خلالهما.
Bu iki cennette içlerinden akıp giden iki su pınarı vardır.
4553. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4554. Metin
في هاتين الجنتين من كل نوع من الفواكه صنفان.
Bu iki cennette her meyve türünden ikişer çeşit vardır.
4555. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4556. Metin
وللذين خافوا مقام ربهم جنتان يتنعمون فيهما، متكئين على فرش مبطَّنة من غليظ الديباج، وثمر الجنتين قريب إليهم.
Rablerinin huzurunda durmaktan korkanlar için, astarları kalın ipekten döşeklere yaslanarak içinde nimetlere erecekleri iki cennet vardır ve bu iki cennetin meyveleri kendilerine pek yakındır.
4557. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4558. Metin
في هذه الفرش زوجات قاصرات أبصارهن على أزواجهن، لا ينظرن إلى غيرهم متعلقات بهم، لم يطأهن إنس قبلهم ولا جان.
Bu döşeklerde bakışlarını sadece eşlerine dikmiş, başkasına bakmayan, onlara gönülden bağlı ve kendilerinden önce hiçbir insan ve cinin kendilerine dokunmadığı eşler vardır.
4559. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4560. Metin
كأن هؤلاء الزوجاتِ من الحور الياقوتُ والمَرْجانُ في صفائهن وجمالهن.
Hurilerden olan bu eşler, berraklık ve güzelliklerinde sanki yakut ve mercandırlar.
4561. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4562. Metin
هل جزاء مَن أحسن بعمله في الدنيا إلا الإحسان إليه بالجنة في الآخرة؟ فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Dünyada ameliyle ihsanda bulunanın (iyilik edenin) mükâfatı, ahirette kendisine cennetle ihsanda bulunulmasından başka bir şey midir? Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4563. Metin
ومن دون الجنتين السابقتين جنتان أخريان. فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Bu önceki iki cennetin berisinde (onlardan başka) iki cennet daha vardır. Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4564. Metin
هاتان الجنتان خضراوان، قد اشتدَّت خضرتهما حتى مالت إلى السواد. فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Bu iki cennet yemyeşildir; yeşillikleri öyle koyulaşmıştır ki siyaha çalmaktadır. Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4565. Metin
فيهما عينان فوَّارتان بالماء لا تنقطعان. فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Bu ikisinde durmaksızın fışkıran iki su pınarı vardır. Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4566. Metin
في هاتين الجنتين أنواع الفواكه ونخل ورمان.
Bu iki cennette meyve türleri, hurma ve nar vardır.
4567. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4568. Metin
في هذه الجنان الأربع زوجات طيبات الأخلاق حسان الوجوه.
Bu dört cennette güzel ahlaklı ve güzel yüzlü eşler vardır.
4569. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4570. Metin
حور مستورات مصونات في الخيام.
Çadırlarda örtünmüş, korunmuş huriler [vardır].
4571. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4572. Metin
لم يطأ هؤلاء الحور إنس قبل أزواجهن ولا جان.
Eşlerinden önce bu hurilere hiçbir insan ve hiçbir cin dokunmamıştır.
4573. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4574. Metin
متكئين على وسائد ذوات أغطية خضر وفرش بديعة فائقة الصنع في غاية الحسن.
Yeşil örtülü yastıklara ve son derece güzel, eşsiz yapımlı sergilere yaslanırlar.
4575. Metin
فبأي نِعَم ربكما -أيها الثقلان- تكذِّبان؟
Ey iki ağırlıklı varlık [insanlar ve cinler]! Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
4576. Metin
تكاثرت بركة اسم ربك وكثر خيره، ذي الجلال الباهر، والمجد الكامل، والإكرام لأوليائه.
Göz kamaştırıcı celal, eksiksiz şan ve dostlarına ikram sahibi olan Rabbinin isminin bereketi pek yüce ve hayrı pek çok olmuştur.