Münâfikûn

Alimler Heyeti · Arapça Orijinal Metin · AI Türkçe Çeviri

4732. Metin

إذا حضر مجلسك المنافقون -أيها الرسول- قالوا بألسنتهم، نشهد إنك لرسول الله، والله يعلم إنك لرسول الله، والله يشهد إن المنافقين لكاذبون فيما أظهروه من شهادتهم لك، وحلفوا عليه بألسنتهم، وأضمروا الكفر به.

-Ey Resul!- Münafıklar senin meclisine geldiklerinde dilleriyle: "Şahitlik ederiz ki sen muhakkak Allah'ın Resulüsün" dediler. Allah da bilir ki sen elbette O'nun Resulüsün. Allah şahitlik eder ki münafıklar, sana dair açığa vurdukları şahitliklerinde, dilleriyle üzerine yemin ettikleri ve [içlerinde] inkârını gizledikleri hususlarda kesinlikle yalancıdırlar.

4733. Metin

إنما جعل المنافقون أيمانهم التي أقسموها سترة ووقاية لهم من المؤاخذة والعذاب، ومنعوا أنفسهم، ومنعوا الناس عن طريق الله المستقيم، إنهم بئس ما كانوا يعملون؛ ذلك لأنهم آمنوا في الظاهر، ثم كفروا في الباطن، فختم الله على قلوبهم بسبب كفرهم، فهم لا يفهمون ما فيه صلاحهم.

Münafıklar ettikleri yeminlerini kendileri için cezalandırılmaktan ve azaptan koruyan bir siper ve kalkan kıldılar; hem kendilerini hem de insanları Allah'ın dosdoğru yolundan alıkoydular. Yaptıkları şey ne kötüdür! Bu, onların görünüşte iman edip ardından bâtında (iç dünyalarında) inkâr etmelerindendir. İnkârları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir; artık onlar kendilerinin iyiliğine olanı anlamazlar.

4734. Metin

وإذا نظرت إلى هؤلاء المنافقين تعجبك هيئاتهم ومناظرهم، وإن يتحدثوا تسمع لحديثهم ; لفصاحة ألسنتهم، وهم لفراغ قلوبهم من الإيمان، وعقولهم من الفهم والعلم النافع كالأخشاب الملقاة على الحائط، التي لا حياة فيها، يظنون كل صوت عال واقعًا عليهم وضارًا بهم؛ لعلمهم بحقيقة حالهم، ولفرط جبنهم، والرعب الذي تمكَّن من قلوبهم، هم الأعداء الحقيقيون شديدو العداوة لك وللمؤمنين، فخذ حذرك منهم، أخزاهم الله وطردهم من رحمته، كيف ينصرفون عن الحق إلى ما هم فيه من النفاق والضلال؟

Bu münafıklara baktığında kılık kıyafetleri ve görünüşleri hoşuna gider; konuşurlarsa dillerinin fesahati sebebiyle sözlerini dinlersin. Kalpleri imandan, akılları ise kavrayıştan ve faydalı ilimden yoksun olduğu için onlar duvara dayandırılmış, içinde can olmayan kütükler gibidirler. Kendi durumlarının hakikatini bildiklerinden, aşırı korkaklıklarından ve kalplerine yerleşen dehşetten dolayı yükselen her sesi aleyhlerine ve kendilerine zarar verici sanırlar. Onlar sana ve müminlere düşmanlığı pek şiddetli olan asıl düşmanlardır; öyleyse onlardan sakın! Allah onları kahretsin ve rahmetinden kovsun! Haktan yüz çevirip içinde bulundukları nifak ve sapkınlığa nasıl da döndürülüyorlar?

4735. Metin

وإذا قيل لهؤلاء المنافقين: أقبلوا تائبين معتذرين عمَّا بدر منكم من سيِّئ القول وسفه الحديث، يستغفر لكم رسول الله ويسأل الله لكم المغفرة والعفو عن ذنوبكم، أمالوا رؤوسهم وحركوها استهزاءً واستكبارًا، وأبصرتهم -أيها الرسول- يعرضون عنك، وهم مستكبرون عن الامتثال لما طُلِب إليهم.

Bu münafıklara: "Sizden sâdır olan kötü sözlerden ve beyinsizce konuşmalardan dolayı tövbe edip özür dileyerek gelin ki Allah'ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin ve günahlarınızın affedilmesini Allah'tan istesin" denildiğinde, alay ederek ve büyüklük taslayarak başlarını bükerler ve sallarlar. [Ey Resul!] Kendilerinden istenen şeye uymaktan kibirlenerek senden yüz çevirdiklerini görürsün.

4736. Metin

سواء على هؤلاء المنافقين أطلبت لهم المغفرة من الله -أيها الرسول- أم لم تطلب لهم، إن الله لن يصفح عن ذنوبهم أبدًا ; لإصرارهم على الفسق ورسوخهم في الكفر. إن الله لا يوفِّق للإيمان القوم الكافرين به، الخارجين عن طاعته.

Bu münafıklar için -Ey Resul!- Allah'tan bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; yoldan çıkmakta (fıskta) ısrar etmeleri ve inkârda kökleşmeleri sebebiyle Allah onların günahlarını asla affetmeyecektir. Şüphesiz Allah, Kendisini inkâr eden ve itaatinden çıkan topluluğu imana muvaffak kılmaz.

4737. Metin

هؤلاء المنافقون هم الذين يقولون لأهل «المدينة» : لا تنفقوا على أصحاب رسول الله من المهاجرين حتى يتفرقوا عنه. ولله وحده خزائن السموات والأرض وما فيهما من أرزاق، يعطيها من يشاء ويمنعها عمَّن يشاء، ولكن المنافقين لا يفهمون أن الرزق من عند الله؛ لجهلهم به ﷾.

Bu münafıklar Medine halkına: "Muhacirlerden olan Allah Resulü'nün ashabına infak etmeyin (harcamada bulunmayın) ki onun etrafından dağılıp gitsinler" diyen kimselerdir. Oysa göklerin ve yerin ve bu ikisindeki rızıkların hazineleri yalnızca Allah'ındır; dilediğine verir, dilediğinden de esirger. Fakat münafıklar, O'nu [celle celâluhu] bilmediklerinden rızkın Allah katından olduğunu anlamazlar.

4738. Metin

يقول هؤلاء المنافقون: لئن عُدْنا إلى «المدينة» ليخرجنَّ فريقنا الأعزُّ منها فريق المؤمنين الأذل، ولله تعالى العزة ولرسوله ﷺ، وللمؤمنين بالله ورسوله لا لغيرهم، ولكن المنافقين لا يعلمون ذلك؛ لفرط جهلهم.

Bu münafıklar: "Eğer Medine'ye dönersek, daha üstün ve şerefli olan grubumuz, daha zelil olan müminler grubunu oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlar. Oysa izzet ve üstünlük yalnızca Yüce Allah'a, Resulü'ne [sallallâhu aleyhi ve sellem] ve Allah'a ve Resulü'ne iman eden müminlere aittir, başkasına değil. Fakat münafıklar, aşırı cehaletleri sebebiyle bunu bilmezler.

4739. Metin

يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه، لا تَشْغَلْكم أموالكم ولا أولادكم عن عبادة الله وطاعته، ومن تشغَله أمواله وأولاده عن ذلك، فأولئك هم المغبونون حظوظهم من كرامة الله ورحمته.

Ey Allah'ı ve Resulü'nü tasdik edip O'nun şeriatıyla amel edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah'a ibadetten ve O'na itaatten alıkoymasın. Kimin malları ve evlatları kendisini bundan alıkoyarsa, işte onlar Allah'ın ikramından ve rahmetinden nasipleri konusunda ziyana uğrayanların ta kendileridir.

4740. Metin

وأنفقوا -أيها المؤمنون- بالله ورسوله بعض ما أعطيناكم في طرق الخير، مبادرين بذلك من قبل أن يجيء أحدكم الموت، ويرى دلائله وعلاماته، فيقول نادمًا: ربِّ هلا أمهلتني، وأجَّلت موتي إلى وقت قصير، فأتصدق من مالي، وأكن من الصالحين الأتقياء.

Ey Allah'a ve Resulü'ne inanan müminler! Birinize ölüm gelip de onun belirtilerini ve işaretlerini görmeden önce, acele davranarak size verdiğimiz şeylerden hayır yollarında infak edin. Yoksa [o vakit] pişmanlıkla şöyle der: "Rabbim! Ne olurdu beni yakın bir vakte kadar erteleseydin de malımdan sadaka verseydim ve takva sahibi salihlerden olsaydım!"

4741. Metin

ولن يؤخر الله نفسًا إذا جاء وقت موتها، وانقضى عمرها، والله سبحانه خبير بالذي تعملونه من خير وشر، وسيجازيكم على ذلك.

Ölüm vakti gelip ömrü tükendiğinde Allah hiçbir nefsi asla ertelemez. Sübhânehu olan Allah, hayır ve şerden yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır ve bunun karşılığını size eksiksiz verecektir.