4769. Metin
يا أيها النبي لِمَ تمنع نفسك عن الحلال الذي أحله الله لك، تبتغي إرضاء زوجاتك؟ والله غفور لك، رحيم بك.
Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine haram kılıyorsun? Allah seni çok bağışlayıcıdır, sana çok merhamet edicidir.
4770. Metin
قد شرع الله لكم -أيها المؤمنون- تحليل أيمانكم بأداء الكفارة عنها، وهي: إطعام عشرة مساكين، أو كسوتهم، أو تحرير رقبة، فمن لم يجد فصيام ثلاثة أيام. والله ناصركم ومتولي أموركم، وهو العليم بما يصلحكم فيشرعه لكم، الحكيم في أقواله وأفعاله.
-Ey müminler!- Allah, yeminlerinizin keffaretini ödeyerek onları çözmeyi size meşru kılmıştır. O da: On yoksulu doyurmak veya onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir; kim [bunları] bulamazsa üç gün oruç tutmalıdır. Allah sizin yardımcınız ve işlerinizi üstlenendir. O, sizin yararınıza olanı hakkıyla bilen ve bunu sizin için hükme bağlayandır; sözlerinde ve fiillerinde hikmet sahibidir.
4771. Metin
وإذ أسرَّ النبي إلى زوجته حفصة ﵂ حديثا، فلما أخبرت به عائشة ﵂، وأطلعه الله على إفشائها سرَّه، أعلم حفصة بعض ما أخبرت به، وأعرض عن إعلامها بعضه تكرما، فلما أخبرها بما أفشت من الحديث، قالت: مَن أخبرك بهذا؟ قال: أخبرني به الله العليم الخبير، الذي لا تخفى عليه خافية.
Hani Peygamber, eşlerinden Hafsa'ya radıyallâhu anhâ gizli bir söz söylemişti. O da bunu Âişe'ye radıyallâhu anhâ haber verip Allah da sırrını ifşa ettiğini Peygamber'e bildirince, [Peygamber] haber verdiği şeyin bir kısmını Hafsa'ya bildirdi, bir kısmını bildirmekten de cömertlik göstererek vazgeçti. [Peygamber] ifşa ettiği sözü ona haber verince [Hafsa]: “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. O da: “Bunu bana, hiçbir şey kendisine gizli kalmayan, her şeyi hakkıyla bilen ve her şeyden haberdar olan Allah haber verdi.” dedi.
4772. Metin
إن ترجعا -يا حفصة وعائشة- إلى الله فقد وُجد منكما ما يوجب التوبة حيث مالت قلوبكما إلى محبة ما كرهه رسول الله ﷺ، من إفشاء سرِّه، وإن تتعاونا عليه بما يسوءه، فإن الله وليه وناصره، وجبريل وصالح المؤمنين، والملائكة بعد نصرة الله أعوان له ونصراء على مَن يؤذيه ويعاديه.
-Ey Hafsa ve Âişe!- Eğer ikiniz Allah'a tövbe ederseniz [bu hayrınızadır]; çünkü kalpleriniz Resûlullah'ın sallallâhu aleyhi ve sellem hoşlanmadığı sırrını ifşa etme işini sevmeye meyletmiş, böylece tövbeyi gerektiren bir durum sizden meydana gelmiştir. Şayet ona karşı onu üzecek hususlarda birbirinize arka çıkarsanız, şüphesiz ki Allah onun dostu ve yardımcısıdır. Cibrîl, salih müminler ve melekler de Allah'ın yardımından sonra ona eziyet eden ve düşmanlık besleyen kimselere karşı onun destekçileri ve yardımcılarıdır.
4773. Metin
عسى ربُّه إن طلقكنَّ -أيتها الزوجات- أن يزوِّجه بدلا منكن زوجات خاضعات لله بالطاعة، مؤمنات بالله ورسوله، مطيعات لله، راجعات إلى ما يحبه الله مِن طاعته، كثيرات العبادة له، صائمات، منهنَّ الثيِّبات، ومنهن الأبكار.
Eğer o sizi boşarsa -ey eşler!- Rabbi ona sizin yerinize; Allah'a itaatle boyun eğen, Allah'a ve Resûlü'ne iman eden, Allah'a itaat eden, O'na itaatten Allah'ın sevdiği şeylere dönen, O'na çokça ibadet eden, oruç tutan, aralarında dullar ve bakireler bulunan eşler verebilir.
4774. Metin
يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه، احفظوا أنفسكم بفعل ما أمركم الله به وترك ما نهاكم عنه، واحفظوا أهليكم بما تحفظون به أنفسكم من نار وقودها الناس والحجارة، يقوم على تعذيب أهلها ملائكة أقوياء قساة في معاملاتهم، لا يخالفون الله في أمره، وينفذون ما يؤمرون به.
Ey Allah'ı ve Resûlü'nü tasdik edip O'nun şeriatıyla amel edenler! Allah'ın size emrettiği şeyleri yaparak ve yasakladığı şeyleri terk ederek kendinizi koruyun. Kendinizi koruduğunuz şeylerle, yakıtı insanlar ve taşlar olan bir ateşten ailelerinizi de koruyun. O ateşin başında, oranın ehline azap etmekle görevli; muamelelerinde katı, güçlü, Allah'ın kendilerine emrettiği hiçbir hususta O'na karşı gelmeyen ve emrolundukları şeyleri harfiyen yerine getiren melekler vardır.
4775. Metin
ويقال للذين جحدوا أن الله هو الإله الحق وكفروا به عند إدخالهم النار: لا تلتمسوا المعاذير في هذا اليوم؛ إنما تعطون جزاء الذي كنتم تعملونه في الدنيا.
Allah'ın tek hak ilah olduğunu inkâr edip O'na küfreden kimselere cehenneme sokuldukları sırada şöyle denir: “Bugün mazeret ileri sürmeyin! Siz ancak dünyada yaptıklarınızın karşılığını alıyorsunuz.”
4776. Metin
يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه، ارجعوا عن ذنوبكم إلى طاعة الله رجوعا لا معصية بعده، عسى ربكم أن يمحو عنكم سيئات أعمالكم، وأن يدخلكم جنات تجري من تحت قصورها الأنهار، يوم لا يخزي الله النبي والذين آمنوا معه، ولا يعذبهم، بل يُعلي شأنهم، نور هؤلاء يسير أمامهم وبأيمانهم حال مشيهم على الصِّراط بقدر أعمالهم، يقولون: ربنا أتمم لنا نورنا حتى نجوز الصراط، ونهتدي إلى الجنة، واعف عنَّا وتجاوز عن ذنوبنا واسترها علينا، إنك على كل شيء قدير.
Ey Allah'ı ve Resûlü'nü tasdik edip O'nun şeriatıyla amel edenler! Günahlarınızdan Allah'a itaate öyle kesin bir dönüşle dönün ki, ondan sonra bir daha günaha yönelmeyin. Umulur ki Rabbiniz, kötülüklerinizi siler ve sizi, köşklerinin altından ırmaklar akan cennetlere koyar. O gün Allah, Peygamber'i ve onunla beraber iman edenleri rezil etmez, onlara azap etmez; bilakis şanlarını yüceltir. Bunların nurları, Sırat üzerinde yürürlerken amelleri ölçüsünde önlerinde ve sağ yanlarında ilerler. Onlar şöyle derler: “Rabbimiz! Sırat'ı geçip cennete ulaşıncaya kadar nurumuzu tamamla, bizi bağışla, günahlarımızdan vazgeç ve onları bizim için ört; şüphesiz Sen her şeye kadirsin.”
4777. Metin
يا أيها النبي جاهد الذين أظهروا الكفر وأعلنوه، وقاتلهم بالسيف، وجاهد الذين أبطنوا الكفر وأخفوه بالحجة وإقامة الحدود وشعائر الدين، واستعمل مع الفريقين الشدة والخشونة في جهادهما، ومسكنهم الذي يصيرون إليه في الآخرة جهنم، وقَبُح ذلك المرجع الذي يرجعون إليه.
Ey Peygamber! Küfrünü açığa vurup ilan edenlerle cihad et ve onlarla kılıçla savaş; küfrünü gizleyip saklayanlarla da delille, hadleri ve dinin şiarlarını uygulayarak cihad et. Onlarla cihad ederken her iki gruba karşı da sert ve katı davran. Onların ahirette varacakları yer cehennemdir. Onların dönecekleri o varış yeri ne kötüdür!
4778. Metin
ضرب الله مثلا لحال الكفرة -في مخالطتهم المسلمين وقربهم منهم ومعاشرتهم لهم، وأن ذلك لا ينفعهم لكفرهم بالله- بحال زوجة نبي الله نوح، وزوجة نبي الله لوط: حيث كانتا في عصمة عبدَين من عبادنا صالحين، فوقعت منهما الخيانة لهما في الدين، فقد كانتا كافرتين، فلم يدفع هذان الرسولان عن زوجتيهما من عذاب الله شيئًا، وقيل للزوجتين: ادخلا النار مع الداخلين فيها.
Allah, kâfirlerin -Müslümanlarla bir arada bulunmaları, onlara yakın olmaları ve onlarla birlikte yaşamalarının Allah'a küfretmeleri sebebiyle kendilerine hiçbir fayda sağlamayacağına dair- halini, Allah'ın peygamberi Nuh'un karısı ile Allah'ın peygamberi Lût'un karısının haliyle örneklendirdi: Zira onlar, salih kullarımızdan iki kulun nikâhı altında idiler; derken dinde onlara hıyanet ettiler ve kâfir oldular. Bu iki elçi, Allah'ın azabından hiçbir şeyi o iki kadından savamadı ve o iki kadına: “Girenlerle beraber siz de ateşe girin!” denildi.
4779. Metin
وفي ضرب هذا المثل دليل على أن القرب من الأنبياء، والصالحين، لا يفيد شيئاً مع العمل السيِّئ.
Bu örneğin verilmesinde, kötü amelle birlikte peygamberlere ve salih kimselere yakın olmanın hiçbir fayda vermeyeceğine dair bir delil vardır.
4780. Metin
وضرب الله مثلا لحال المؤمنين -الذين صدَّقوا الله، وعبدوه وحده، وعملوا بشرعه، وأنهم لا تضرهم مخالطة الكافرين في معاملتهم- بحال زوجة فرعون التي كانت في عصمة أشد الكافرين بالله، وهي مؤمنة بالله، حين قالت: رب ابْنِ لي دارًا عندك في الجنة، وأنقذني من سلطان فرعون وفتنته، ومما يصدر عنه من أعمال الشر، وأنقذني من القوم التابعين له في الظلم والضلال، ومن عذابهم.
Allah, -Allah'ı tasdik eden, yalnızca O'na ibadet eden, şeriatıyla amel eden ve kâfirlerle bir arada bulunup muamele etmelerinin kendilerine zarar vermeyeceği- müminlerin durumunu, Firavun'un eşinin haliyle örneklendirdi. O, Allah'a karşı en azılı kâfir olan kimsenin nikâhı altında iken Allah'a iman etmiş bir halde şöyle demişti: “Rabbim! Cennette benim için katında bir ev yap; beni Firavun'un hâkimiyetinden, fitnesinden ve onun yapacağı şer işlerden kurtar! Zulüm ve sapıklıkta ona tabi olan o kavimden ve onların azabından da beni kurtar!”
4781. Metin
وضرب الله مثلا للذين آمنوا مريم بنت عمران التي حفظت فرجها، وصانته عن الزنى، فأمر الله تعالى جبريل ﵇ أن ينفخ في جيب قميصها، فوصلت النفخة إلى رحمها، فحملت بعيسى ﵇، وصدَّقت بكلمات ربها، وعملت بشرائعه التي شرعها لعباده، وكتبه المنزلة على رسله، وكانت من المطيعين له.
Allah, iman edenler için namusunu koruyan ve onu zinadan muhafaza eden İmrân kızı Meryem'i de örnek verdi. Yüce Allah, Cibrîl'e aleyhisselâm onun gömleğinin yakasına üflemesini emretti; üfleme onun rahmine ulaştı ve böylece İsa'ya aleyhisselâm hamile kaldı. O, Rabbinin kelimelerini tasdik etti, kulları için koyduğu şeriatlarıyla ve elçilerine indirdiği kitaplarıyla amel etti ve O'na itaat edenlerden oldu.